Mazlum Abdi'den Ankara Ziyareti ve Öcalan Görüşmesi İhtimali Hakkında Açıklamalar
Suriye'nin kuzeydoğu bölgelerinde etkili olan ve Türkiye tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) başındaki isim olan Mazlum Abdi, Türkiye'nin başkenti Ankara'ya yapmayı planladığı ziyaretin henüz bir 'hazırlık aşamasında' olduğunu dile getirdi. Aynı zamanda, uzun süredir cezaevinde bulunan Kürdistan İşçi Partisi (PKK) terör örgütünün lideri Abdullah Öcalan ile gelecekte olası bir görüşme ihtimaline yönelik soruyu yanıtlarken, 'Evet, bu mümkün olabilir' şeklinde dikkat çekici bir ifade kullandı. Abdi, bu önemli açıklamalarını Amerika Birleşik Devletleri merkezli, Orta Doğu konularına odaklanan Al-Monitor adlı platforma verdiği röportajda yaptı.
Suriye'deki gelişmeler ve bölgedeki aktörlerle ilişkiler hakkında konuşan Abdi, Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ile daha önce yürütülen müzakere süreçlerinde bazı hataların yapıldığını kabul etti. Ankara'ya yönelik ziyaret hazırlıklarının henüz planlama safhasında olduğunu belirten Abdi, hem bu ziyaretin hem de Abdullah Öcalan ile gerçekleşebilecek muhtemel bir görüşmenin bölgedeki dinamikler açısından önemli olacağını vurguladı. Abdi, Suriye'deki hükümet yetkililerinden Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile 29 Ocak'ta gözden geçirilerek imzalanan entegrasyon ve ateşkes anlaşmasının üzerinden geçen dört aylık süreci ve bu süreçte yaşananları da değerlendirdi. Bu anlaşmanın, Suriye'nin geleceği ve bölgedeki Kürt unsurlarının konumu açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
Abdi, Şam yönetimiyle yapılan entegrasyon anlaşmasının uygulanmasına ilişkin temel önceliklerini şu sözlerle açıkladı: 'En öncelikli hedefimiz, Şam ile imzaladığımız entegrasyon anlaşmasının eksiksiz ve doğru bir şekilde hayata geçirilmesidir. Bu çerçevede, hem askeri kuvvetlerimizin Suriye ordusu bünyesine entegrasyonu hem de özerk yönetimimize bağlı kurumların devlet yapısına dahil edilmesi süreçleri yürütülmektedir. Bu entegrasyon sürecinin adil, şeffaf ve hakkaniyetli bir biçimde tamamlanmasını arzu ediyoruz. Süreç boyunca temel önceliğimiz, Kürt bölgemizin kendine özgü niteliklerinin ve kültürel yapısının korunması ile gözetilmesidir.' Abdi, bu sürecin oldukça kapsamlı olduğunu ve farklı konuları ele alan uzman ekiplerin görev yaptığını ifade etti. Örneğin, askeri entegrasyonla ilgilenen bir ekibin bulunduğunu ve bu ekipte Sipan Hemo gibi önemli isimlerin yer aldığını belirtti. Ayrıca, özerk yönetimin diğer birimlerinin entegrasyonuyla meşgul olan meslektaşlarının da çalışmalarını sürdürdüğünü ekledi. Bir örnek olarak Asayiş güçlerini gösteren Abdi, Şam yönetimiyle yapılan mutabakat neticesinde, Asayiş'in Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki mevcut yapısını koruyacağı konusunda anlaşmaya varıldığını dile getirdi. Bu kapsamda, Asayiş'in tüm yetkilileri ve personeli görevlerini sürdürmeye devam edecek ve Suriye devletinin bir parçası haline gelerek bütünleşecek. Abdi, bu entegrasyon sürecinden yaklaşık on beş bin (15.000) kişilik bir personel grubunun etkileneceğini vurguladı.
Türkiye ile devam eden süreç hakkında da bilgi veren Abdi, Şam'da görevli Türk Büyükelçisi Nuh Yılmaz ile bir görüşme yaptığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını kesin bir dille yalanladı. Ancak Abdi, Türk yetkililerle temaslarının çeşitli kanallar aracılığıyla devam ettiğini doğruladı. Bu temasların içeriğine dair ayrıntı vermekten kaçınan Abdi, Türkiye ile yürütülecek herhangi bir görüşmeye Suriye hükümetinin de dahil edilmesinin, sürecin genel verimliliği açısından daha faydalı olacağına inandıklarını belirtti. Bölgesel istikrar ve çözüm arayışları bağlamında bu tür bir yaklaşımın daha sağlam sonuçlar doğuracağını düşündüklerini ifade etti. Daha önce verdiği bir röportajda Ankara'ya gitmeyi düşünüp düşünmediği sorulduğunda 'neden olmasın?' şeklinde bir yanıt verdiğini hatırlatan Abdi, Türk hükümetinden resmi bir davet alıp almadığı sorusuna ise 'Bu tür planların henüz hazırlık aşamasında olduğunu söyleyebiliriz' yanıtını verdi. Abdi, Ankara ziyaretinin gerçekleşmesi durumunda, Abdullah Öcalan ile bir görüşmenin de gündeme gelebileceği ihtimalinin bulunduğunu bir kez daha dile getirdi.
Abdullah Öcalan'ın Suriyeli Kürtler için taşıdığı öneme de değinen Mazlum Abdi, Öcalan ile doğrudan telefonla konuşmadığını, ancak kendisinden mektuplar aldıklarını açıkladı. Aldığı son mektubun Ocak ayındaki çatışmalardan önce olduğunu belirten Abdi, 'O, ulusal bir lider figürüdür ve Rojava olarak adlandırılan Kuzeydoğu Suriye'deki Kürt bölgelerinde onu bu şekilde gören geniş bir kesim bulunmaktadır. Onun bölgedeki rolü ve etkisi önemini korumaktadır' ifadelerini kullandı. Abdi'nin bu açıklamaları, Suriye'nin kuzeyindeki Kürt yönetimi ile hem Şam hem de Ankara arasındaki ilişkilerin geleceği açısından önemli ipuçları sunarken, Abdullah Öcalan'ın bölgedeki siyasi denklemlerdeki yerinin hala güçlü olduğunu da bir kez daha ortaya koydu. Bu tür diplomatik temas arayışları ve bölgesel aktörler arasındaki potansiyel diyaloglar, Suriye'deki uzun süreli krizin çözümüne yönelik çabalarda yeni bir sayfa açabilir ve karmaşık bölgesel dinamiklerde farklı yaklaşımların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir.