Milyarderler Yeni Bir Ütopya Peşinde: Kendi Yasaları Olan Şehir Kuruyorlar
Silikon Vadisi'nin önde gelen isimleri ve kripto para dünyasının zenginleri, geleneksel devlet yapılarını sorgulayarak kendi ekosistemlerini yaratma yolunda iddialı bir adım atıyor. 'Praxis' adını taşıyan ve anarko-kapitalist felsefeden ilham alan bu proje, kendi yasalarına, vergi sistemine ve yönetim anlayışına sahip bir şehir kurmayı hedefliyor. Başlangıçta Grönland'ı satın almayı düşünen proje kurucuları, hukuki ve siyasi engellerle karşılaşınca rotasını Güney Amerika'ya çevirdi. Özellikle Uruguay'ın sunduğu siyasi istikrar, elverişli hukuki çerçeve ve vergi avantajları, bu vizyoner proje için cazip bir zemin oluşturdu.
Praxis'in kurucu ortağı ve CEO'su Dryden Brown, yeni bir yaşam alanı inşa etme fikrini hayata geçirmek için aylarca süren detaylı bir yer arayışına girdi. Bu arayış, Akdeniz kıyılarından Arktik'in buzlu topraklarına kadar uzandı. Hatta Brown ve ekibi, Grönland'ı satın alma girişiminde bulunarak Danimarkalı yetkililerle görüştü. Ancak bu cüretkar teklif, Grönlandlı yetkililerin soğuk karşılaması ve Danimarka'nın özerklik yasalarından kaynaklanan karmaşık hukuki süreçler nedeniyle sonuçsuz kaldı. Grönland'ın bağımsızlık süreci, yerel parlamento onayının yanı sıra bir referandum ve Danimarka parlamentosunun da onayı gibi çok katmanlı adımlar gerektiriyordu. Bu durum, Praxis ekibinin Arktik'teki şehir kurma hayallerini rafa kaldırmasına neden oldu.
Praxis'in fikir babaları, projeyi bir sohbet odasında doğurdu. Kripto para dünyasının önde gelen isimleri, teknoloji girişimcileri ve anarko-kapitalist düşünceye sahip bireylerin katıldığı Discord, Telegram ve Signal gruplarında şekillenen bu vizyon, Balaji Srinivasan'ın 'ağ devleti' konseptinden besleniyor. Srinivasan, 'Ağ Devleti: Yeni Bir Ülke Nasıl Kurulur?' adlı eserinde, ortak değerlere sahip ve yeterli finansal kaynağa ulaşabilen çevrimiçi toplulukların, kendi bölgelerini satın alarak bağımsız topluluklar oluşturabileceğini ve zamanla uluslararası tanınırlık talep edebileceği bir model öneriyor. Praxis'in internet sitesinde, projeye katılmaya istekli 4.000'den fazla kişinin bulunduğu belirtiliyor. Bu durum, geleneksel devlet yapılarından farklılaşma arzusunun ne kadar yaygınlaştığının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.
Projenin Uruguay'a yönelmesinde, ülkenin 'Güney Amerika'nın İsviçresi' olarak anılması ve sunduğu vergi avantajlarının yanı sıra, +Colonia adlı yerel bir gayrimenkul projesiyle yapılan iş birliği de önemli rol oynadı. Bu iş birliği, fütüristik, yüksek bağlantılı ve çevreye duyarlı bir şehir vizyonunu paylaşıyor. +Colonia'nın destekçilerinden Eduardo Bastitta'nın açıklamalarına göre, Praxis projesinin ilk yıllarında yaklaşık 1 milyar dolarlık bir yatırım öngörülüyor. Projenin, Buenos Aires'e yakınlığıyla da bilinen Colonia del Sacramento bölgesinde hayata geçirilmesi planlanıyor. Bu konum seçimi, bölgenin olası küresel çatışmalardan uzaklığı ve Arjantin'e yakınlığı gibi stratejik avantajları da beraberinde getiriyor. Ancak, şu an için imzalanan mutabakatın bağlayıcı olmadığı ve arazi alımının henüz kesinleşmediği de vurgulanıyor. Buna rağmen, Praxis ekibi ilk sakinlerin 2027 ortalarında bölgeye yerleşmesini hedefliyor. Tarihçi Raymond Craib gibi uzmanlar ise, geçmişte benzer özel şehir projelerinin genellikle beklentileri karşılayamadığına dikkat çekerek, Praxis'in önündeki zorluklara işaret ediyor.