Moody's ve Fitch'ten Türkiye'ye Finansal Risk Uyarısı: Uzman Görüşü
Ekonomi

Moody's ve Fitch'ten Türkiye'ye Finansal Risk Uyarısı: Uzman Görüşü

1

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Moody's ve Fitch'in Türkiye ekonomisine yönelik son değerlendirmeleri, finansal piyasalardaki potansiyel risklere işaret ederek dikkatleri üzerine çekti. Özellikle fon piyasasında yaşanan krizin denetim mekanizmasındaki zayıflıkları ortaya çıkardığına ve bankacılık sektöründeki sorunlu kredi oranlarının artışına vurgu yapılması, ekonomistler tarafından yakından takip ediliyor. Bu iki kuruluşun farklı ancak birbiriyle bağlantılı uyarıları, Türkiye'nin finansal sağlığına dair önemli ipuçları barındırıyor.

Moody's Ratings tarafından yapılan bir değerlendirmede, Türkiye'de son dönemde gündeme gelen fon krizinin finansal sistem üzerindeki doğrudan kredi riskinin sınırlı olduğu belirtildi. Ancak bu durumun, mevcut gözetim ve denetim süreçlerinde gözlemlenen bazı eksiklikleri de gün yüzüne çıkardığına dikkat çekildi. Ekonomist ve Sözcü yazarı Mahmut Aydoğmuş, Moody's'in bu değerlendirmesindeki dilin altını çizerek, kuruluşun bir yandan krizin büyük bir finansal çöküşe yol açmayacağını öngördüğünü, diğer yandan ise denetimdeki boşluklara dair ciddi bir uyarıda bulunduğunu belirtti. Aydoğmuş'a göre, asıl üzerinde durulması gereken nokta, bu denetim boşluklarının kendisidir.

Fon krizinin sadece tasfiye edilen fonlar ve bu fonlara yatırım yapan bireyler açısından ele alınmasının yetersiz kalacağını ifade eden Aydoğmuş, Türkiye'deki fon piyasasının son yıllarda büyük bir ivme kazandığına ve yüz binlerce insanın birikimlerini bu sisteme emanet ettiğine dikkat çekti. Bu bağlamda, yaşanan sorunun sadece birkaç fonun akıbetiyle sınırlı olmadığını, asıl meselenin bu denli büyüyen bir finansal yapının denetim ve gözetiminin de aynı paralellikte gelişip gelişmediği olduğunu vurguladı. Moody's'in 'oversight gaps' yani 'gözetim boşlukları' ifadesini kullanması, uluslararası bir kuruluşun doğrudan sistemin kendisine yönelik bir uyarıda bulunduğunu göstermesi açısından büyük önem taşıyor.

Diğer yandan, Fitch Ratings'in Türkiye bankacılık sektörüne yönelik değerlendirmesi de ayrı bir önem taşıyor. Fitch, gelişmekte olan ülkelerdeki bankacılık sektörlerine ilişkin analizinde Türk bankacılık sektörünün görünümünü 'bozulan' olarak sınıflandırdı. Bu sınıflandırmada, yüksek faiz oranlarının bankaların karlılıkları üzerindeki baskısı, bireysel ve küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) kredilerindeki takipteki alacakların artması ve bankaların sermaye yeterlilik tamponlarındaki zayıflama gibi faktörler öne çıkarıldı. Aydoğmuş, Fitch'in bu değerlendirmesinin Türkiye'nin genel kredi notunu düşürmek anlamına gelmediğini, ancak sektörün genel sağlığına dair önemli bir gösterge olduğunu belirtti. Fitch'in İstanbul'daki bir toplantısında kullandığı "Yüzeyin altındaki çatlaklar: Artan takipteki krediler ve incelen sermaye tamponları" gibi ifadeler, sistemdeki potansiyel sorunlara işaret ediyor.

Mahmut Aydoğmuş, Moody's ve Fitch'in uyarılarının ayrı ayrı ele alınması gerektiğini ancak birlikte değerlendirildiğinde daha net bir tablo ortaya çıktığını vurguluyor. Moody's'in denetim mekanizmalarına yönelik uyarısı ile Fitch'in bankacılık sektörünün bilanço sağlığına dair riskleri işaret etmesi, farklı alanlara odaklanan ancak Türkiye'nin finansal sisteminin genel sağlığına dair önemli mesajlar veren iki farklı uyarı niteliği taşıyor. Bu iki kuruluşun aynı dönemde Türkiye'nin finansal sisteminin farklı noktalarına dikkat çekmesi, tesadüfi olarak görülmemeli.

Aydoğmuş'a göre, Türkiye'nin finansal sisteminin en önemli sermayesi, rakamlardan veya göstergelerden daha fazlası olan güvendir. Vatandaşların birikimlerini bankalara veya yatırım fonlarına yatırırken, sistemin işleyişine ve bu işleyişi denetleyen kurumlara inanması gerekir. Trilyonlarca liralık tasarrufu finansal sisteme çekebilmek için, tasarruf sahiplerine kuralların şeffaf olacağı, denetimin güçlü olacağı ve sorunların ortaya çıkmadan önce önleneceği garantisi verilmelidir. Moody's'in fon krizindeki kredi riskini sınırlı görmesi ve Fitch'in bankacılık sektörünün hemen bir kriz yaşayacağını belirtmemesi olumlu olsa da, iki uluslararası kuruluşun aynı anda farklı noktalara sarı ışık yakması, bu ışıkların kırmızıya dönmeden önlem alınması gerektiğini gösteriyor. Çünkü finansal piyasalardaki krizler, maliyetler ortaya çıktıktan sonra değil, güven kaybolduğu an başlar.

Paylaş

İlgili Haberler