Nepal'de Buzul Çöküşü Dehşeti: Yıkım ve Kayıplar Artıyor
Dünya

Nepal'de Buzul Çöküşü Dehşeti: Yıkım ve Kayıplar Artıyor

3

Nepal ve Tibet bölgeleri, beklenmedik bir doğa felaketiyle sarsıldı. Çarşamba günü meydana gelen devasa buz ve kaya kütlelerinin çökmesiyle tetiklenen sel ve heyelanlar, geniş çaplı bir yıkıma yol açtı. Yetkililer tarafından Perşembe günü yapılan açıklamalara göre, felakette hayatını kaybedenlerin sayısı en az 168'e yükseldi. Dağlık ve turistik bölgelerde yoğun bir nüfusun bulunması, kayıp sayısının endişe verici boyutlara ulaşmasına neden oldu. Şu ana kadar yapılan tespitlere göre, aralarında Hindistan, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Avustralya ve Kanada vatandaşlarının da bulunduğu 1.500'den fazla kişi kayıp olarak bildiriliyor. Bölgede, kayıp kişilere ulaşmak amacıyla kapsamlı arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.

Felaketin başlangıç anı, bölgede hissedilen şiddetli bir sarsıntıyla duyuldu. İlk değerlendirmelerde bir deprem olabileceği düşünülse de, ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) tarafından yapılan incelemeler gerçeği ortaya koydu. USGS, bölgede kaydedilen sismik aktivitenin bir deprem olmadığını, bunun yerine büyük bir buzul ve kaya kütlesinin çökmesi sonucu oluşan sismik şok olduğunu bildirdi. Bu bulgu, olayın doğal bir afet olduğunu ve deprem kaynaklı olmadığını netleştirdi. Nepal Ulusal Afet Kurumu, uydu görüntüleri üzerinden yaptığı ön incelemelerle felaketin, Nepal ile Çin arasındaki Rasuwagadhi sınır geçidinin yaklaşık 20 kilometre kuzeydoğusunda, Lhende Nehri üzerinde meydana gelen bir buz ve kaya heyelanından kaynaklandığını belirtti. Bu heyelanın ardından, buzulların altından fışkıran devasa sel suları dağ yamaçlarından aşağı doğru akarak vadinin tabanındaki yerleşim birimlerine ulaştı ve nehir kenarında büyük bir yıkıma neden oldu.

Felaketin ardından bölgede bulunan görgü tanıkları, yaşadıkları dehşet dolu anları anlattı. Rasuwa bölgesindeki Syafru Besi köyünde yaşayan ve olay sırasında Katmandu'ya doğru yola çıkmış olan turist rehberi Sonam Dorjeei, köyünün sel sularına kapıldığını ve evinin yıkıldığını öğrendiğini belirtti. Ailesinden kayıplar yaşayan Dorjeei, kurtarma çalışmalarının yanı sıra gıda, geçici barınma ve tıbbi destek gibi acil ihtiyaçların giderilmesi gerektiğini vurguladı. Benzer bir dehşeti yaşayan Nuwakot bölgesinden Kalpana Malla ise, ailesinden dört ferdin gözlerinin önünde sele kapıldığını ve kurtulma şanslarının olmadığını söyledi. Malla, kendisinin ve oğlunun bir evin çatısına tırmanarak hayatta kaldığını ancak yaşadığı travmanın tarif edilemez olduğunu dile getirdi. Oğlu Sugam Malla ise, yardım çağırması için telefonunu verdiği kız kardeşine ulaşılamadığını ve sele kapılmış olmasından büyük endişe duyduğunu ifade etti. Bölge sakinlerinden Goma Pandit, tarım arazilerinin ve depoladığı tonlarca mahsulün sel sularıyla sürüklendiğini, geriye hiçbir şeyin kalmadığını anlattı. 68 yaşındaki Keshav Prasad Baral ise, evini kaplayan devasa çamur nehrinde eşinin gözlerinin önünde suya kapıldığını ve kurtarma helikopteri gelene kadar eşinin çamurun altında kaldığını büyük bir üzüntüyle aktardı.

Nepal polis ve turizm yetkilileri tarafından yapılan açıklamalara göre, ülkede toplam 826 kişi kayıp olarak listelenmiş durumda. Bu kayıpların yaklaşık 600'ünün yabancı uyruklu olduğu belirtiliyor. Kayıp yabancılar arasında Hindistan'dan 177, ABD'den 63, Avustralya'dan 34, Birleşik Krallık'tan 33 ve Kanada'dan 25 kişi bulunuyor. Himalayan Glacier adlı turizm şirketinden yapılan açıklamada ise, iki çocuğun da dahil olduğu 47 kişilik bir grubun kayıp olduğu bildirildi. Çin devlet medyası tarafından aktarılan bilgilere göre ise, Tibet tarafında en az 260'ı yabancı uyruklu olmak üzere toplam 558 kişi kayıp olarak kayıtlara geçti. Kayıpların büyük bir çoğunluğunun, Hindu ve Budistler için kutsal kabul edilen Kailash Mansarovar bölgesine hac ziyaretinde bulunanlar olduğu ifade ediliyor. Çarşamba günü geç saatlere kadar Nepal tarafında 165 cesede ulaşıldığı ve Tibet tarafında ise 3 can kaybının rapor edildiği bilgisi paylaşıldı. Kurtarma ve arama çalışmaları, zorlu arazi koşullarına rağmen titizlikle sürdürülüyor.

Paylaş

İlgili Haberler