Orta Doğu Gerilimi Küresel Piyasaları Sarsıyor: Petrol Yükseliyor, Borsalar Düşüyor
İsrail ile İran arasında yaşanan gerilimin yeniden tırmanması, küresel finans piyasalarında önemli dalgalanmalara yol açtı. Bölgedeki çatışmaların şiddetlenmesi, yatırımcıların risk iştahını olumsuz etkilerken, petrol fiyatlarında belirgin bir yükseliş ve borsalarda ise satış baskısının artmasıyla sonuçlandı. Bu durum, yatırımcıları enflasyonist baskılar ve merkez bankalarının olası faiz politikaları konusunda daha dikkatli olmaya itti.
Orta Doğu'da tansiyonun yeniden yükselmesiyle küresel piyasalar haftaya satış ağırlıklı bir başlangıç yaptı. ABD ve İsrail ile İran arasındaki karşılıklı saldırılar, bölgedeki diplomatik çözüm beklentilerini zayıflattı. Yaklaşık bir hafta süren nispi sakinliğin ardından, İsrail'in İran'ın balistik füze saldırılarına misilleme olarak Tahran yönetiminin bazı hedeflerini vurduğunu açıklamasıyla tansiyon yeniden doruğa ulaştı. ABD'den henüz doğrudan bir askeri müdahale haberi gelmese de, çatışmaların ağırlıklı olarak İsrail ve İran arasında yoğunlaşması dikkat çekiyor.
Bu jeopolitik gelişmelerin en belirgin etkilerinden biri petrol fiyatlarında yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı, haftanın ilk işlem gününde 96 dolar seviyesine kadar yükselirken, bu yazının yazıldığı saatlerde yüzde 3,4'lük bir artışla 95,2 dolar civarında işlem görüyor. Petrol fiyatlarındaki bu artışın, küresel enflasyonist baskıları daha da güçlendirebileceği öngörülüyor. ABD ekonomisinin güçlü seyrini sürdürmesiyle birlikte, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) gelecekteki para politikası kararlarına yönelik beklentiler de şekillenmeye devam ediyor. Piyasalar, önümüzdeki dönemde Fed'den herhangi bir faiz indirimi beklentisi taşımıyor.
Analistler, yatırımcıların güncel olarak Orta Doğu'daki gerilimler, yükselen petrol fiyatları ve merkez bankalarını faiz artırımına zorlayan enflasyonist baskılar gibi birçok olumsuz faktör altında karar vermeye çalıştığını belirtiyor. Bu hafta ABD'den gelecek enflasyon verilerinin piyasalar tarafından yakından takip edileceği vurgulanıyor. Öte yandan, Fed'e yönelik faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesi ve Orta Doğu'daki gelişmelerin etkisiyle dolar endeksi son birkaç haftanın zirvesine ulaşırken, yükselen tahvil faizleri ve artan alternatif maliyetler nedeniyle altının ons fiyatı da 2,5 ayın en düşük seviyesine gerileyerek 2.300 dolar civarına indi.
Avrupa ekonomileri, enerji ithalatına olan yüksek bağımlılıkları nedeniyle Orta Doğu'daki çatışma riskinin yeniden artmasından olumsuz etkilenebilir. Bu durum, küresel enflasyon endişelerinin gölgesinde Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) alacağı kararları daha da önemli hale getiriyor. Perşembe günü yapılması beklenen toplantıda ECB'nin politika faizlerinde 25 baz puanlık bir artış yapması bekleniyor. Jeopolitik risklerin artması, teknoloji hisselerinde düşüşlere yol açarken, değerli metallerdeki geri çekilme madencilik şirketlerinin hisselerinde de satışları beraberinde getirdi. Avrupa Birliği, İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes anlaşmasını kalıcı barış için önemli bir fırsat olarak değerlendirerek taraflara anlaşma hükümlerine tam uyma çağrısı yaptı. Avrupa'da vadeli endeksler haftaya negatif bir başlangıç yaptı.
Cuma günü New York borsasında gözlenen satış eğilimi, yeni işlem haftasında Asya piyasalarına da yansıdı. Asya borsalarında genel olarak negatif bir seyir izlenirken, Orta Doğu'daki artan riskler bölge piyasalarındaki satış baskısının ana nedeni olarak öne çıkıyor. Yatırımcıların özellikle yapay zeka ve teknoloji şirketlerine yönelik sorgulamaları, Güney Kore ve Japonya borsalarında sert düşüşlere neden oldu. Japonya ekonomisi, yılın ilk çeyreğinde beklentilerin üzerinde bir büyüme göstermesine rağmen, öncü tahminlerin altında kaldı. Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz artırımına gideceğine yönelik beklentiler de Japonya borsası üzerinde ek bir satış baskısı oluşturuyor. BoJ'un gelecek hafta politika faizini 25 baz puan artırması bekleniyor. Bu gelişmelerin etkisiyle kapanışa doğru Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 6,2, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,1, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,4 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,3 oranında değer kaybetti.
Türkiye'de ise Cuma günü satış ağırlıklı bir kapanış yapan BIST 100 endeksi, gününü yüzde 1,28'lik bir düşüşle 13.694,19 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat da cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,77 geriledi. Dolar/TL kuru cuma gününü 46,0520 seviyesinden tamamlarken, hafta başında bankalararası piyasada açılış kuru önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 46,1010 seviyesinde gerçekleşti. Yurt içinde bu hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı ve politika metnindeki mesajlar piyasaların ana gündem maddesi olacak. Analistler, yurt içinde reel efektif döviz kuru verisinin takip edileceğini, yurt dışında ise veri gündeminin sakin olduğunu belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.600 ve 13.500 puan seviyeleri destek, 13.800 ve 13.900 puan seviyeleri ise direnç olarak takip edilecek.