Oyuncu Ülkü Hilal Çiftçi'nin Babasının Suçlamalarında Takipsizlik Kararı
17 yaşındaki genç yetenek Ülkü Hilal Çiftçi'nin babası Ünal Çiftçi tarafından kızının kendi onayı olmadan çalıştırıldığı ve kendisinden yaşça büyük bir oyuncuyla ilişki yaşadığı iddialarıyla başlatılan hukuki süreçte önemli bir gelişme yaşandı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ünal Çiftçi'nin iki ayrı dosyada yaptığı suç duyurularını inceleyerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bu karar, hem genç oyuncunun kariyeri hem de aile içi hukuki ihtilaflar açısından dikkat çekici bir sonuç doğurdu.
Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada ifadesi alınan Ülkü Hilal Çiftçi, yaklaşık 12 yıldır aktif olarak oyunculuk yaptığını ve bugüne dek rol aldığı tüm projelerde anne ve babasının resmi onayının alındığını belirtti. Genç oyuncu, bu tür izinlerin alınmadan hiçbir yapım şirketinin kendisiyle çalışmadığını vurgulayarak, gerekli tüm belgelerin eksiksiz bir şekilde mevcut olduğunu dile getirdi. Çiftçi, babasının bu suç duyurusunu, anne ve babası arasındaki boşanma süreciyle ilişkilendirdiğini ifade ederek, bu hukuki adımın kişisel nedenlerle atılmış olabileceği imasında bulundu. Ayrıca, kariyeri boyunca hiçbir projede kötü muamele veya mobbinge maruz kalmadığını, yer aldığı yapımlarda müstehcenlik içeren herhangi bir rolünün bulunmadığını da sözlerine ekledi.
Ülkü Hilal Çiftçi, babasının en dikkat çekici iddialarından biri olan 27 yaşındaki oyuncu Hakan Çelebi ile yaşadığı iddia edilen duygusal ilişki konusunda da açıklamalarda bulundu. Çiftçi, Hakan Çelebi ile sadece yakın bir arkadaşlıkları olduğunu ve babasının da Çelebi'yi tanıdığını belirtti. Bu ilişki iddiasının gerçeği yansıtmadığını ifade eden genç oyuncu, babasının bu konudaki beyanlarının aksine, Çelebi ile herhangi bir romantik bağının bulunmadığını kesin bir dille reddetti. Babasının bu tür iddialarla kendisini yıpratmaya çalıştığını düşündüğünü de sözlerine ekledi.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ünal Çiftçi'nin sunduğu ihbarlar doğrultusunda yürüttüğü soruşturmalarda, tarafların beyanlarını ve dosyadaki tüm delilleri titizlikle değerlendirdi. Yapılan incelemeler sonucunda, iddiaların birçoğu için kovuşturma başlatmaya yeterli hukuki delilin bulunmadığı kanaatine varıldı. Özellikle kızının aile izni olmadan çalıştırıldığı yönündeki iddianın, bir ceza soruşturması konusundan ziyade iş hukuku alanına giren bir ihtilaf olduğu belirtildi. Mevcut şartlar altında, savcılığın takibini gerektirecek herhangi bir suç unsurunun tespit edilemediği vurgulandı. Ayrıca, soruşturma kapsamında menajerlik şirketinin Ünal Çiftçi hakkında yaptığı 'iftira' şikâyeti de ele alındı. Savcılık, iftira suçunun oluşması için, bir kişinin bilerek ve isteyerek başka biri hakkında soruşturma başlatılması amacıyla yanlış suç isnadında bulunması gerektiğini hatırlattı. Şikâyet dilekçesindeki ifadelerin bu tanıma uymadığı değerlendirildi. Anayasal güvence altındaki şikâyet ve ihbar hakkının tek başına soruşturma başlatmak için yeterli olmadığına da dikkat çekilerek, bu iki dosya hakkında da takipsizlik kararı verildi.