Özelleştirme Tehlikesi: İtalya Köprü Faciası Türkiye'yi Uyarıyor
Türkiye'de Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile otoyolların işletme haklarının uzun vadede özel sektöre devredilmesi planları, uluslararası alanda yaşanan trajik bir olayı yeniden akıllara getirdi. İtalya'da meydana gelen Morandi Köprüsü faciası, özelleştirme süreçlerinde bakım ve onarım hizmetlerindeki ihmallerin ne denli ağır sonuçlar doğurabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Bu gelişme, kamu altyapılarının özel şirketlere devredilmesinin potansiyel risklerini ve denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
2018 yılında İtalya'nın Cenova kentinde meydana gelen Morandi Köprüsü'nün yıkılmasıyla sonuçlanan olayda, altyapıdaki bakım eksiklikleri temel neden olarak gösterildi. Devlet tarafından inşa edilen ve daha sonra özel bir şirkete devredilen köprünün, şirketin bakım görevlerini aksatması sonucu çökmesi, 43 kişinin yaşamını yitirmesine yol açtı. Bu elim hadisenin ardından başlatılan hukuki süreçte, ihmali görülen firma yetkilileri hakkında davalar açıldı. Firmanın eski genel müdürü hapis cezasına çarptırılırken, çok sayıda kişi de mahkumiyet aldı. Bu durum, özel sektör işletmeciliğinde kar odaklı yaklaşımların güvenlik standartlarını nasıl tehlikeye atabileceğinin somut bir örneğini teşkil ediyor.
Daha da dikkat çekici olan ise, facianın sorumlusu olarak belirlenen 'Autostrade per l’Italia' adlı şirketin, Türkiye'deki benzeri projelere de geçmişte ilgi göstermiş olmasıdır. Şirket, 2012 yılında Türkiye'de bulunan köprü ve otoyolların işletme hakları için teklifte bulunmuştu. İtalya'daki özelleştirme modelinde, köprü ve otoyolların işletme hakkı, büyük ölçüde Benetton ailesinin kontrolündeki Autostrade per l’Italia şirketine devredilmişti. Bu anlaşma kapsamında şirketin sorumluluğu, sadece gişe gelirlerini toplamakla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda yol ve köprünün tüm bakım, onarım ve güvenlik işlerini de kapsıyordu. Ancak facia sonrası yapılan soruşturmalar, şirketin maliyetleri düşürme amacıyla bakım faaliyetlerini ihmal ettiğini ortaya koydu.
İtalya'daki köprü faciası, Türkiye'deki otoyol ve köprü özelleştirmeleri gündemindeyken, benzer bir senaryonun yaşanmaması için ne gibi önlemlerin alınması gerektiği sorusunu gündeme getiriyor. Kamu altyapılarının özel sektöre devrinde, sözleşmelerin bakım ve güvenlik standartlarını en üst düzeyde güvence altına alacak şekilde düzenlenmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca, bu tür yapıların düzenli ve bağımsız denetimlerden geçirilmesi, olası risklerin erken tespit edilerek önleyici tedbirlerin alınması açısından kritik bir rol oynayacaktır. Özelleştirmenin getireceği potansiyel ekonomik faydaların yanı sıra, halkın can ve mal güvenliğini riske atacak ihmallerin önüne geçilmesi, devletin en temel sorumluluğudur.