Rusya'dan Yeni Hamle: Avrupa'yı Tehdit Eden Nükleer Füze İddiası Ortaya Atıldı
Dünya

Rusya'dan Yeni Hamle: Avrupa'yı Tehdit Eden Nükleer Füze İddiası Ortaya Atıldı

3

Kremlin içindeki güvenilir kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, Rusya Federasyonu'nun Ukrayna ile sürdürdüğü barış görüşmelerinde yaşanan tıkanıklığın ardından, çatışma stratejisinde radikal bir değişikliğe gitme hazırlığı içerisinde olduğu iddia ediliyor. Bu iddialar, Moskova'nın özellikle Ukrayna'nın başkenti Kiev ve diğer önemli şehirlerindeki kritik altyapı tesislerine yönelik konvansiyonel balistik füze saldırılarının yoğunluğunu artırmayı ciddi olarak değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Daha da endişe verici bir gelişme olarak, bazı Rus yetkililerin, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in en son çare olarak taktik nükleer silah kullanma seçeneğini masada tuttuğu yönünde bir sonuca vardığı öne sürülüyor. Bu tür hassas bilgilerin gizliliğini korumak adına kimliklerini açıklamaktan kaçınan kaynaklar, mevcut müzakere süreçlerinin fiilen sonlandığını ve tarafların savaşın ilk günlerine benzer bir noktaya geri döndüğünü vurguluyor.

Bloomberg'in edindiği bilgilere göre, Rusya'nın öncelikli hedefinin, Ukrayna'nın başkenti Kiev'in merkezi bölgeleri başta olmak üzere, ülkenin stratejik öneme sahip altyapı unsurlarına yönelik kapsamlı konvansiyonel balistik füze operasyonlarını yoğunlaştırmak olduğu belirtiliyor. Kaynaklar, mevcut çatışma evresinin, askeri gerilimin ulaşılabilecek en üst noktada olmadığını savunarak, Rusya'nın daha sert adımlar atabileceği sinyalini veriyor. Bu durum, uluslararası toplumda büyük bir endişeye neden olurken, olası bir tırmanışın küresel güvenlik üzerindeki etkileri de tartışma konusu haline gelmiş durumda.

Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçtiğimiz günlerde devlet televizyonunda yaptığı açıklamalarda, Ukrayna'nın adeta 'Pandora'nın Kutusu'nu açtığını ifade etmesi de dikkat çekiciydi. Putin, 'Ukrayna bu Pandora'nın kutusunu açtı' diyerek, Batı'nın Ukrayna'ya verdiği destek ve uygulanan yaptırımların sonuçlarına işaret etti. Ekonomik yaptırımların yarattığı baskıya ve Ukrayna'nın Rus rafinerileri ile lojistik hatlarına yönelik devam eden saldırılarına rağmen Putin'in savaşı sonlandırma konusunda isteksiz olduğu gözlemleniyor. Moskova yönetiminin, NATO üyesi ülkelerin Rusya'ya yönelik saldırılarını, Ukrayna'ya sağlanan silah ve istihbarat desteğiyle doğrudan ilişkilendirdiği de gelen bilgiler arasında yer alıyor. Putin, açıklamasında ayrıca, 'Ekonominizin en hassas sektörlerinde bir geri tepme yaşamaya hazır olun' diyerek, Batı'ya yönelik dolaylı bir tehditte bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin savaşı sona erdirmeye yönelik yürüttüğü diplomatik çabaların şu ana kadar somut bir başarı elde edemediği anlaşılıyor. Görüşmelerin, Başkan Donald Trump'ın İran ile yaşanan gerilime odaklanması nedeniyle sekteye uğradığı ifade ediliyor. Kremlin'in de, Devlet Başkanı Putin ile dönemin ABD Başkanı Trump arasında geçtiğimiz ağustos ayında Alaska'da gerçekleştiği düşünülen anlaşmaya yönelik güvenini yitirdiği belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun haziran ayında Washington'ın Rusya'nın yaklaşımını paylaşmadığını vurgulayarak, 'Eğer bir anlaşma olsaydı, savaş sona ermiş olurdu' şeklindeki açıklaması da bu durumu teyit ediyor. Rubio, temmuz ayında Filipinler'de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşmenin ardından ise, mevcut duruma çözüm bulmak için 'yeni kavramlara' ihtiyaç duyulduğunu dile getirmişti.

Paylaş

İlgili Haberler