Sinop'ta Cengiz Holding'in Maden Projesine Yargıdan Dur Durak Yok
Ekonomi

Sinop'ta Cengiz Holding'in Maden Projesine Yargıdan Dur Durak Yok

7

Sinop'un Boyabat ilçesinde, iş dünyasının önde gelen isimlerinden Mehmet Cengiz'in sahibi olduğu Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır firmasının hayata geçirmeyi planladığı devasa bakır madeni projesi, bölge halkının yoğun tepkisiyle karşı karşıya kaldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın projenin çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) sürecini 'olumlu' olarak tamamlamasının ardından, yöre sakinleri projeye karşı hukuki mücadele başlattı. Yürütmeyi durdurma talebiyle açılan davada, projenin orman varlığına vereceği zarar, su kaynaklarının tüketimi, halkın katılım süreçlerindeki eksiklikler ve atık depolama gibi kritik konularda ciddi endişeler dile getirildi. Ancak tüm bu hukuki itirazlara rağmen, Cengiz Holding'e bağlı şirketlerin faaliyetlerini durdurmadığı ve inşaat çalışmalarına devam ettiği belirtiliyor.

Eti Bakır'ın Boyabat'ın Kovaçayır köyü ve çevresinde hayata geçirmeyi hedeflediği bakır madeni projesinin ÇED raporu, tam 4.512 sayfa uzunluğunda hazırlandı ve bakanlık tarafından onaylandı. Proje alanı, yaklaşık 1263 futbol sahası büyüklüğünde devasa bir araziyi kapsıyor. Yöre halkının en büyük endişelerinden biri, bu projenin hayata geçirilmesiyle birlikte en az 224 bin 895 ağacın kesilecek olması. Bu durum, bölgenin doğal dengesi ve biyoçeşitliliği açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Halkın avukatları aracılığıyla yargıya taşıdığı davada, projenin sadece inşaat aşamasında dahi günlük yaklaşık 1.969 metreküp su kullanacağı tahmin ediliyor. Şirketin, Gökırmak Nehri'nden toplamda 4 milyon metreküpe kadar su çekme iznine sahip olması, bölgedeki su kaynaklarının sürdürülebilirliği konusunda da soru işaretleri yaratıyor.

Davacıların dilekçesinde dikkat çekilen bir diğer önemli nokta ise, proje alanının onaylı bir imar planı sınırları içerisinde yer almadığına dair iddialar. Boyabat Belediyesi ve İl Özel İdaresi tarafından yapılan teyitlere göre, proje sahası için geçerli bir nazım veya uygulama imar planı bulunmuyor. Bu durum, atık depolama tesisleri, su yapıları ve diğer projenin ana bileşenlerinin hangi kullanım rejimi altında değerlendirileceğinin belirsizliğine yol açıyor. Ayrıca, projenin planlanan patlatma faaliyetlerinin saat 10:00 ile 18:00 arasında yapılacağı duyurulmasına rağmen, bu kurala uyulmadığı ve patlatmaların günün farklı saatlerinde gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Ağır iş makinelerinin durmaksızın çalışmaya devam etmesi de, projenin hızla ilerlediğini ve hukuki süreçlerin sonuçlanmasını beklemediğini gösteriyor.

Projenin halkın katılımı süreci de önemli eleştirilere sahne oldu. Yöre halkının iddialarına göre, Kovaçayır köyünde düzenlenen bilgilendirme toplantısı sırasında yaşanan protestoların ardından, katılımcılara sadece 'bilgilendirilmek isteyip istemedikleri' soruldu. Olumsuz yanıt verenler olduğu halde, toplantının bu şekilde sonlandırıldığı ve tutanaklara, vatandaşların dile getirdiği itirazların, sorulan soruların veya verilen yanıtların eksiksiz olarak yansıtılmadığı belirtildi. Halkın avukatları, protesto sonrası idarenin yeni bir toplantı düzenlemediğini veya alternatif bir katılım yöntemi sunmadığını savunarak, ÇED sürecinin en önemli aşamalarından biri olan halkın katılımının kağıt üzerinde kaldığını ve fiilen işletilmediğini iddia ediyor. Bu durum, projenin şeffaflığı ve katılımcılığı konusundaki endişeleri daha da artırıyor.

Paylaş

İlgili Haberler