Sivas Kongresi: Milli Mücadelenin Kilometre Taşı ve Bağımsızlık Yolculuğu
Kültür Sanat

Sivas Kongresi: Milli Mücadelenin Kilometre Taşı ve Bağımsızlık Yolculuğu

46

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından ağır bir yenilgiyle sarsılan Osmanlı İmparatorluğu, vatanın dört bir yanının işgal edilmeye başlandığı karanlık bir döneme girmişti. Mondros Mütarekesi ile ülkenin stratejik iletişim ağları ve güvenlik unsurları düşman kontrolüne geçmiş, ordular teçhizatlarını teslim etmişti. İstanbul başta olmak üzere Anadolu'nun farklı bölgeleri İtilaf Devletleri ve onlara destek veren Ermeni ile Rum unsurlarınca fiilen paylaşılmıştı. Halk, yorgunluk ve yoksulluk içinde umutsuzluğa sürüklenirken, işgal güçlerinin acımasız zulmü, kadınlara yönelik saldırılar ve direnenlerin hunharca öldürülmesiyle doruk noktasına ulaşmıştı.

Bu denli ağır şartlar altında, esareti onursuz bir yaşama tercih eden bir lider, Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'ya geçerek işgale karşı topyekûn bir direniş başlatma planları yapıyordu. Padişah Vahdettin'in, işgallere karşı duran milli direniş hareketlerini bastırmakla görevlendirilmesi, Paşa için beklenmedik bir fırsat sundu. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basması, aslında Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin fiili başlangıcıydı. Sadece bir ay kadar sonra, 22 Haziran 1919'da yayımlanan Amasya Tamimi ile işgalcilere ve onların yerel işbirlikçilerine karşı açık bir meydan okuma başlatıldı. Bu tamimde, vatanın toprak bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığının büyük bir tehlike altında olduğu, İstanbul hükümetinin sorumluluklarını yerine getiremediği ve bu durumun milleti yok oluşla karşı karşıya bıraktığı vurgulandı. Tamimin en çarpıcı ve tarihsel önemi haiz cümlesi ise, 'Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' ilkesiydi. Bu bildiri, milli egemenlik fikrinin ve halk iradesinin önemini ortaya koyuyordu. Ayrıca, her türlü baskıdan uzak, milli bir heyetin kurulmasının zorunluluğu belirtilerek, Anadolu'nun güvenli bir bölgesi olan Sivas'ta acilen bir kongre toplanması kararı alındı. Tüm illerden, milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin en kısa sürede Sivas'a ulaşması talimatı verildi ve bu hassas sürecin milli bir sır olarak saklanması, temsilcilerin kimliklerini gizleyerek seyahat etmeleri gerektiği hususu da belirtildi.

4 Eylül 1919'da Sivas Lisesi salonunda Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığında toplanan kongre, milli mücadele tarihinde eşine az rastlanır bir dönüm noktası oldu. Kongrenin ilk günlerinde, bazı üyelerin manda ve himaye fikrini benimseme eğilimi göstermesi gergin tartışmalara yol açsa da, Mustafa Kemal Paşa'nın kararlı duruşu ve ikna edici argümanları sayesinde bu görüşler bertaraf edildi. Kongre, 11 Eylül'e kadar süren yoğun müzakerelerin ardından milli bağımsızlığın temel ilkelerini belirleyen tarihi kararları aldı. Bu kararlar arasında, milli sınırlar içinde vatanın bölünmez bir bütün olduğu, milli gücün etkin kılınması ve milli egemenliğin sağlanmasının şart olduğu en önemli maddelerdi. Mandacılık ve himayecilik kesinlikle reddedildi. Türk topraklarını bölme amacı taşıyan Ermeni ve Rum azınlıkların ayrıcalık talepleri reddedilirken, Hristiyan azınlıklara yönelik özel statü verilmesi de kabul edilmedi. Son olarak, Mebusan Meclisi'nin bir an önce toplanması gerektiği vurgulandı. Bu kongrede alınan kararlar, milli direnişi koordine etmek amacıyla kurulan tüm yerel cemiyetlerin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında birleştirilmesini de öngörüyordu. Sivas'ta sağlanan bu birlik ve beraberlik ruhu, Anadolu'da devasa bir milli güç potansiyeli yarattı.

Sivas Kongresi'nin aldığı kararlar ve yarattığı milli birlik ruhu, Mustafa Kemal Paşa'nın Milli Mücadele'nin merkezi olarak belirlediği Ankara'nın stratejik önemini daha da pekiştirdi. Ülkenin coğrafi konumu, güvenlik avantajları ve haberleşme imkanları göz önüne alındığında Ankara, harekat planlamaları için ideal bir merkezdi. Ayrıca, Milli Mücadele'ye önemli destek sağlayan Ali Fuat Paşa komutasındaki 20. Kolordu'nun Ankara'da konuşlanmış olması, askeri açıdan da önemli bir güç çarpanıydı. Sivas Kongresi'nin kararlarının hayata geçirilmesiyle birlikte, dağınık ve çaresiz direnişler, tüm Anadolu'nun tek bir yumruk halinde topyekûn bir Kurtuluş Savaşı'na dönüşmesiyle sonuçlandı. Kadınından erkeğine, gencinden yaşlısına kadar tüm Türk milleti, vatanını düşman işgalinden kurtarmak için canını dişine taktı. Nice destansı kahramanlık öykülerine imza atıldı. Malını, mülkünü, sevdiklerini geride bırakıp cepheye koşanlar, vatan uğruna gözlerini kırpmadan toprağa düştüler, kolunu bacağını verdiler ama vatanlarını asla vermediler. Padişah Vahdettin ve İstanbul Hükümeti'nin tüm engelleme çabalarına rağmen, milli mücadelenin kahramanları zaferle sonuçlanan bir bağımsızlık mücadelesi verdiler. Kurtuluş Savaşı'nın öncülerine idam fermanı çıkaran Vahdettin ise, işgalci İngiliz gemisiyle ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Sivas Kongresi, milli egemenliğe dayalı, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı en kritik dönüm noktalarından biri olarak Türk tarihindeki yerini sağlamlaştırmıştır.

Paylaş

İlgili Haberler