Son 150 Yılın En Şiddetli El Nino'su: Küresel Isınma Tehlikesi Büyüyor
Gündem

Son 150 Yılın En Şiddetli El Nino'su: Küresel Isınma Tehlikesi Büyüyor

1

Dünya Meteoroloji Örgütü'nden gelen veriler, küresel iklim dinamiklerindeki endişe verici bir tabloyu ortaya koyuyor. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, son 150 yıllık kayıtlar incelendiğinde, eşi benzeri görülmemiş bir El Nino şiddetine tanıklık ettiğimizi belirtti. Bu güçlü iklimsel olay, küresel sıcaklıkların artışında kritik bir rol oynarken, bilim insanları bunun uzun vadeli sonuçları hakkında ciddi uyarılarda bulunuyor. Rekor seviyelere ulaşan deniz suyu sıcaklıkları ve atmosferdeki genel ısınma eğilimi, gezegenimizin karşı karşıya olduğu iklim değişikliği kriziyle mücadelede yeni bir döneme girildiğini gösteriyor.

Prof. Dr. Özçelik'in vurguladığı bir diğer önemli nokta ise, 2015 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşması'nın temel hedeflerinden biri olan küresel ortalama sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlama hedefinin çoktan aşıldığı yönünde. Son üç yıllık ortalamalar incelendiğinde, bu kritik eşiğin geride kaldığı gözlemleniyor. Özçelik, El Nino'nun mevcut etkisi ve genel küresel ısınma eğiliminin birleşimiyle, önümüzdeki on yıl içerisinde hava sıcaklıklarının 1,5 derece sınırının çok daha üzerine çıkacağını öngörüyor. Bu durumun atmosferdeki genel ısı dengesini bozarak, seller, kuraklıklar, aşırı sıcak hava dalgaları ve kontrol edilemeyen orman yangınları gibi meteorolojik felaketlerin sıklığını ve şiddetini artıracağı tahmin ediliyor.

Özellikle Akdeniz Havzası'nda gözlemlenen deniz suyu sıcaklıklarındaki artışlar, bölge için ayrı bir risk teşkil ediyor. Uydu verileri, Akdeniz'in batı kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarında 7 ila 8 derece gibi dikkat çekici bir yükselişin yaşandığını gösteriyor. Bu olağandışı ısınma, yerel ekosistemler üzerinde yıkıcı etkilere sahip olabilecekken, aynı zamanda kıyı bölgelerde ani ve şiddetli yağışlarla birlikte sel baskınları riskini artırıyor. Bunun yanı sıra, iç kesimlerde ise su kaynaklarının azalması ve tarımsal üretimin olumsuz etkilenmesiyle birlikte daha şiddetli kuraklık dönemlerinin yaşanması bekleniyor.

Bu küresel iklim krizinin etkilerinin sadece hava durumuyla sınırlı kalmayacağına dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, deniz canlılığından turizm sektörüne kadar pek çok alanda önemli değişimlerin ve zorlukların yaşanacağını öngörüyor. Bu nedenle, bilim dünyası ve yerel yönetimlere önemli görevler düştüğünü vurgulayan Özçelik, özellikle büyük şehirlerde sel ve aşırı sıcak hava dalgalarına karşı mevcut altyapının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kırsal bölgelerde ise, gelecekte yaşanması muhtemel kuraklıkların getireceği ekonomik kayıplara karşı erken tedbirlerin alınmasının ve tarımsal stratejilerin bu yönde yeniden şekillendirilmesinin hayati bir önem taşıdığına dikkat çekti.

Paylaş

İlgili Haberler