SPK Başkanı Gönül Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Soruşturması İzni İsteniyor
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün, fonlardaki astronomik yükselişleri 'halkımızın teveccühü' olarak nitelendiren açıklamaları, hukuki bir süreci başlattı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yatırım fonlarının denetiminde görev ve sorumluluklarını yeterince yerine getirmediği iddiaları üzerine Gönül hakkında yürütülecek bir soruşturma için Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan izin talep etti. Bu gelişme, finans piyasalarındaki manipülatif eylemler ve denetim mekanizmalarının etkinliği konusunda önemli soruları gündeme getiriyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yapılan başvuruda, Borsa İstanbul'da işlem gören hisselerde meydana gelen manipülatif eylemlerin, portföy yönetim şirketleri ve yatırım fonları aracılığıyla gerçekleştirildiğine dair elde edilen emareler ve ihbarlar üzerine başlatılan dört ayrı soruşturmanın kapsamlı bir şekilde sürdürüldüğü belirtildi. Bu soruşturmalar kapsamında, Borsa İstanbul'daki hisse senetleri ile TEFAS'ta yer alan açık ve kapalı fonların hareketleri mercek altına alınmış durumda. Fonlar ve hisse senetleri arasındaki eş zamanlı ve bağlantılı hareketler detaylı olarak inceleniyor. Savcılık, bu eylemlerin nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama ve piyasa dolandırıcılığı gibi ciddi suçlar kapsamında değerlendirildiğini bildirdi.
Başsavcılık, SPK'nın yatırım fonları üzerinde çok katmanlı bir finansal ve dijital gözetim mekanizmasıyla denetim ve inceleme faaliyetlerini yürütmekle yükümlü olduğunu hatırlattı. Kurulun, yatırımcı haklarının korunması, fonların mevzuata uygun hareket edip etmediğinin denetlenmesi ve piyasa ile fiyat hareketlerinin yakından takibi konularında asli bir sorumluluğu bulunduğuna dikkat çekildi. Bu çerçevede, SPK tarafından 2024 yılı başından Eylül 2026'ya kadar olan dönemde, Borsa İstanbul Pay Piyasası'ndaki bazı hisselerde fonlar aracılığıyla gerçekleştirilen manipülatif işlemler hakkında hazırlanan raporlar doğrultusunda savcılığa suç duyurularında bulunulduğu vurgulandı. Kamuoyunda 'fon krizi' olarak anılan süreçte çok sayıda yatırımcının ciddi zararlara uğradığına dikkat çekildi.
Soruşturma dosyasında, özellikle Tera Portföy Birinci Serbest Fon, Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu, Pusula Portföy Birinci Değişken Fon, Tera Portföy Algoritmik Stratejiler Serbest Fon, Atlas Portföy Serbest Fon ve Hedef Portföy İkinci Serbest Fon gibi fonların faaliyetleri öne çıkıyor. Bu fonların, benzerlerine kıyasla olağanüstü seviyelerde kazançlar elde ettiği, ancak buna rağmen yatırımcıların ana paralarını dahi alamadan mağdur oldukları belirtildi. Savcılık, soruşturma kapsamında, fonların bünyesinde bulunduğu portföy yönetim şirketlerinin yöneticileri ve bazı gerçek ile tüzel kişiler aracılığıyla, 'imkânsız' olarak nitelendirilebilecek düzeyde kazançlar elde eden kişi ve şirketlerin tespit edildiğini kaydetti. Bu tespitler, yatırımcıların SPK denetimi altında olma güvencesiyle yaptıkları yatırımların sonuçsuz kaldığı endişelerini artırıyor.