Suriye'den Açıklama: Türk Subayları Ebu Zuhur Üssü'ndeydi, Kalıcı Üs İddiaları Asılsız
Dünya

Suriye'den Açıklama: Türk Subayları Ebu Zuhur Üssü'ndeydi, Kalıcı Üs İddiaları Asılsız

2

Suriye'nin kuzeybatısında yer alan Ebu Zuhur Hava Üssü'ne İsrail tarafından düzenlenen hava saldırıları, bölgedeki tansiyonu yükseltirken, Şam yönetiminden gelen açıklamalar dikkat çekti. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Türk askeri yetkililerinin söz konusu hava üssünü ziyaret ettiğini teyit etti. Ancak Şeybani, bu ziyaretlerin iki ülke arasındaki mevcut eğitim ve askeri işbirliği çerçevesinde gerçekleştiğini vurgulayarak, Türkiye'nin bölgede kalıcı bir askeri üs kurma veya üssü kendi kontrolüne alma gibi bir niyeti veya planı olmadığını kesin bir dille ifade etti.

Şam yönetimine göre, uzun süredir aktif olarak kullanılmayan Ebu Zuhur Hava Üssü, şu anda Suriye Hava Kuvvetleri tarafından yeniden operasyonel hale getirilme sürecinde bulunuyor. Bakan Şeybani, tesisin büyük bir bölümünün henüz tam kapasiteyle çalışmadığını ve operasyonel hazırlıkların devam ettiğini belirtti. Bu açıklamalar, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığını genişletebileceği yönündeki endişelerinin somut bir dayanağı olmadığını ortaya koyuyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırının ardından yaptığı açıklamalarda Türkiye'nin Suriye'de güneye doğru askeri nüfuzunu artırması halinde bunu bir güvenlik tehdidi olarak algılayacaklarını ima etmişti. Tel Aviv'in bu tutumu, Türkiye'nin bölgedeki artan askeri ve siyasi etkisine karşı duyduğu rahatsızlığı açıkça ortaya koyuyor. Bu gelişmeler üzerine Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Suriye toprak bütünlüğünü ve egemenliğini hedef alan saldırılarını sert bir dille kınayarak uluslararası toplumu bu hukuksuzluğa karşı harekete geçmeye çağırdı.

İsrail Savunma Bakanı İsrail Katz ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sert ifadeler kullanarak, Türkiye'yi Suriye'de 'tehlikeli maceralara' sürüklediğini iddia etti. X platformu üzerinden yaptığı açıklamada Katz, İsrail'in kendi güvenliğini tehdit edecek hiçbir duruma müsamaha göstermeyeceğini belirterek, Erdoğan'a 'İsrail'i sınamaktansa konuşmaya devam etmesi' çağrısında bulundu. Bu açıklamalar, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimin ne kadar tırmandığını gözler önüne seriyor.

Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik saldırının zamanlaması da dikkat çekici. İsrail'in, Türk askeri hareketliliğine ilişkin duyduğu endişeleri saldırıdan önce Suriye yönetimine ilettiği ve Türkiye'nin Suriye'ye sağladığı askeri destek konularının, İsrail ve Suriye arasındaki temaslarda gündeme geldiği bildirildi. Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani arasında 14 Ağustos'ta gerçekleşen bir görüşmede, Türkiye'nin askeri yardımları, insansız hava araçları ve çeşitli silah sistemleri konularının masaya yatırıldığı öğrenildi. Bu görüşmenin hemen ardından, 18 Ağustos sabahı İsrail savaş uçakları Ebu Zuhur Hava Üssü'ne sekiz ayrı noktadan hava saldırısı düzenledi. Suriye'nin resmi açıklamalarına göre saldırılarda pist ve depolama alanlarında hasar oluştu ancak can kaybı yaşanmadı.

Ebu Zuhur Hava Üssü etrafındaki bu tartışmaların temelinde, Türkiye'nin Suriye'deki yeni yönetimle geliştirdiği ilişkiler yatıyor. Ankara ve Şam arasında güvenlik, askeri eğitim, altyapı projeleri ve enerji gibi çeşitli alanlarda işbirliği çalışmaları yürütülüyor. Özellikle Türkiye'nin Suriye ordusunun yeniden yapılanma sürecine eğitim ve danışmanlık desteği sağlaması, bu işbirliğinin önemli bir boyutunu oluşturuyor. İsrail ise, İran'ın Suriye'deki etkisinin azalmasının ardından ortaya çıkan yeni bölgesel dengede Türkiye'nin artan nüfuzundan duyduğu rahatsızlığı gizlemiyor.

Bölgedeki artan gerilim, Amerika Birleşik Devletleri'ni de diplomatik sürece dahil etti. ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Ebu Zuhur saldırısını 'gereksiz bir tırmanma' olarak nitelendirdi. Washington'un, Türkiye, Suriye ve İsrail arasındaki askeri hareketliliğin önceden koordine edilmesi ve olası yanlış hesaplamaların doğrudan çatışmalara dönüşmesini engellemek amacıyla bir iletişim mekanizması oluşturulması için çalıştığı ifade edildi. Suriye yönetiminin son açıklaması, bu karmaşık denklemdeki kritik bir ayrımı netleştirdi: Türk askeri yetkilileri Ebu Zuhur Hava Üssü'nü ziyaret etmiş olsa da, Suriye'ye göre Türkiye'nin orada kalıcı bir üs kurma veya birlik konuşlandırma gibi bir planı bulunmuyor. Buna rağmen İsrail'in gerçekleştirdiği saldırı, Suriye'deki güç mücadelesini yeni ve daha karmaşık bir aşamaya taşıdı. Bundan sonraki süreçte, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki etkisini sınırlama çabasıyla askeri müdahalelerini sürdürüp sürdürmeyeceği, bölgedeki dengeleri belirleyecek en önemli faktör olacak.

Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı, İsrail Başbakanlığı tarafından Türkiye'ye yönelik ortaya atılan iddialara sert bir tepki gösterdi. Başkanlıktan yapılan açıklamada, bu tür 'gayriciddi' iddiaların, İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden yasa dışı hava saldırılarını meşrulaştırma amacı taşıdığı vurgulandı. Açıklamada, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun bu tür söylemlerle İsrail'deki yaklaşan seçimler öncesinde bölgedeki yayılmacı ve istikrarsızlaştırıcı politikalarını sürdürme niyetinde olduğu belirtildi. Türkiye'nin, uluslararası toplumun büyük bir bölümü gibi bölgede kalıcı barışın tesis edilmesinden yana olduğu hatırlatılan açıklamada, bunun ancak Netanyahu'nun saldırgan ve dayatmacı politikalarını terk ederek uluslararası hukuka saygı göstermesiyle mümkün olacağı ifade edildi. Türkiye'nin Suriye'de huzur, istikrar ve refahın sağlanması için Suriye Hükümeti ile meşru zeminlerde işbirliğini kararlılıkla sürdüreceği ve Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına asla izin vermeyeceği bir kez daha yinelendi.

Paylaş

İlgili Haberler