Tamar Tanrıyar'ın Serbest Bırakılması Tartışma Yarattı: Çifte Standart mı Uygulandı?
Sosyal medya platformlarındaki paylaşımları nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifadeye çağrılan ve ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Tamar Tanrıyar'ın durumu, kamuoyunda ve siyasi çevrelerde önemli tartışmalara yol açtı. Tanrıyar'ın, hakkında yakalama kararı bulunmasına ve daha önce benzer suçlamalarla karşı karşıya kalan pek çok kişi için uygulanan sıkı prosedürlere rağmen hızla serbest kalması, 'çifte standart' iddialarını güçlendirdi.
Daha önce YouTube üzerinden yaptığı yayınlarda Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı yanıltıcı bilgi yayma suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Tanrıyar hakkında soruşturma başlatılmıştı. Bu soruşturma kapsamında bir yakalama kararı da çıkarılmıştı. Dün Kuşadası'nda polise teslim olan Tanrıyar'ın ifadesi, İstanbul'daki savcılıkça SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla uzaktan alındı. İfadesinin alınmasının ardından ise adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmasına karar verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, şüphelinin dijital materyallerine el konulduğu ve soruşturmanın titizlikle devam ettiği belirtildi.
Bu durum, benzer iddialarla karşı karşıya kalan diğer tanınmış isimlerin, gazetecilerin ve vatandaşların maruz kaldığı muamelelerle kıyaslandığında dikkat çekici bulundu. Pek çok kişi, kilometrelerce mesafelerden getirilerek günlerce gözaltında tutulup ardından tutuklanırken, Tanrıyar'ın Kuşadası'nda teslim olup aynı gün içinde serbest kalması, adalet sistemindeki farklı uygulamalara işaret ettiği şeklinde yorumlandı. Bu karşılaştırmalar arasında, Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla Ankara'da yakalanıp İstanbul'a getirildikten sonra tutuklanan bir siyasetçi, evlerinden gözaltına alınıp tutuklanan gazeteciler gibi örnekler öne çıkarıldı.
Olayın geçmişine bakıldığında, Tamar Tanrıyar'ın, iktidara yakınlığıyla bilinen bir medya grubuna yönelik yaptığı açıklamalarla gündeme geldiği görülüyor. Tanrıyar, bu açıklamalarında, söz konusu medya grubunun dağıtım şirketi hakkında uyarılarda bulunmuş ve kendisini susturamayacaklarını ifade etmişti. Bu gelişmelerin ardından Tanrıyar'ın, teslim olmasından kısa bir süre önce lüks bir yolcu gemisiyle Akdeniz turu yaptığı ve bu turun ardından Kuşadası'na döndüğü de basına yansıdı. Bu durum, Tanrıyar'ın firari olmadığı ve süreci yakından takip ettiği şeklinde yorumlara neden oldu.