Tarihi Hazine: 1300 Yıllık Bizans Batığında Altınlar ve Mücevherler Bulundu
Dünya

Tarihi Hazine: 1300 Yıllık Bizans Batığında Altınlar ve Mücevherler Bulundu

7

Hırvatistan'ın Masmavi sularının derinliklerinde, yaklaşık 1300 yıl öncesine ait bir Bizans ticaret gemisinin kalıntıları, adeta tarihin tozlu sayfalarından fırlamış gibi bir hazineyi gün yüzüne çıkardı. Mljet Adası yakınlarında yapılan su altı araştırmaları sırasında keşfedilen bu önemli batık, içerisinden çıkan zengin buluntularla arkeoloji dünyasında büyük heyecan yarattı. Geminin, 7. yüzyılın sonları ile 8. yüzyılın başlarına denk gelen bir dönemde battığı tahmin ediliyor.

Batıktan çıkarılan eserler arasında en dikkat çekici olanlar, toplam ağırlığı 600 gramın üzerinde olan altın objeler. Dört adet altın kemer takımı, bu değerli buluntuların başında geliyor. Kemerlerin tokaları ve süslemelerinde yer alan yakut, zümrüt ve inciler, o dönemin Bizans soylularının ve üst düzey yetkililerinin ne denli görkemli bir yaşam sürdüğüne işaret ediyor. Bu tür gösterişli aksesuarların, dönemin imparatorluk bürokrasisinde önemli konumlarda bulunan kişiler tarafından kullanıldığı düşünülüyor. Araştırmayı yürüten uzmanlara göre, Akdeniz'de bir gemi enkazından çıkarılan en büyük altın miktarlarından biri bu keşifle belgelenmiş oldu.

Keşfin bir diğer önemli yönü ise, geminin battığı dönemin kesinleştirilmesine yardımcı olan imparatorluk sikkeleri. Herakleios Hanedanı'ndan dört farklı imparator dönemine ait altın sikkelerin bulunması, zaman çizelgesini netleştirmede kilit rol oynuyor. Ancak tüm bu değerli eşyalar arasında en çok merak uyandıran parça, üzerinde bir Bizans imparatorunun tasvir edildiği altın bir mühür yüzüğü. Araştırmacılar, böyle bir yüzüğün sıradan bir vatandaşa ait olamayacağını, sahibinin muhtemelen imparator adına resmi belgeleri onaylama yetkisine sahip, oldukça üst düzey bir devlet görevlisi veya diplomatik bir temsilci olduğunu belirtiyorlar. Bu durum, gemide önemli bir şahsiyetin seyahat ettiğine dair güçlü kanıtlar sunuyor.

Batık sadece altın ve mücevherlerle sınırlı kalmamış. Arkeologlar, ticari faaliyetlere işaret eden amforalar, seramik kaplar, testiler, tabaklar, tartı aletleri ve hatta fildişi parçalar da gün yüzüne çıkardılar. Bu çeşitlilik, geminin hem yolcu taşıdığını hem de önemli bir ticaret rotası üzerinde seyrettiğini gösteriyor. Uzmanlar, geminin Mljet yakınlarındaki korunaklı Polaçe Limanı'na ulaşmaya çalışırken olumsuz hava koşulları veya ani fırtınalar nedeniyle battığı ihtimali üzerinde duruyor. Elde edilen buluntular üzerindeki detaylı incelemeler devam ederken, özellikle seramiklerin ve amforaların menşeinin belirlenmesiyle, geminin seyahat rotası ve altınlarla seyahat eden kişinin kimliği hakkında daha net bilgilere ulaşılması hedefleniyor.

Paylaş

İlgili Haberler