TBMM'de Gerilim: AKP ve CHP Arasında Sert Tartışma Yaşandı
Gündem

TBMM'de Gerilim: AKP ve CHP Arasında Sert Tartışma Yaşandı

1

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında yapılan oturumla toplandı. Gündemde, alkol düzenlemeleri ve yapı kooperatiflerinin tarım arazileri üzerinde mülkiyet hakları edinmelerini yasaklayan kanun tekliflerinin görüşülmesi beklenirken, toplantı siyasi partilerin grup başkanvekillerine verilen sözlerle tansiyonun yükseldiği bir tartışma platformuna dönüştü. Oturumda, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yönelik alınan bir 'mutlak butlan' kararının yankıları, Meclis kürsüsünden sert eleştirilere ve karşılıklı suçlamalara neden oldu.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, kürsüden yaptığı konuşmada, partisine yönelik alınan 'mutlak butlan' kararını eleştirerek bunun Türkiye'deki demokrasiye yapılmış açık bir darbe olduğunu savundu. Günaydın, kararın, bir siyasi partinin iç işleyişiyle sınırlı olmadığını, aksine seçme ve seçilme hakkının güvencesini ortadan kaldırdığını belirtti. Yaklaşık iki buçuk yıl önce gerçekleşen bir kurultayın, ilk derece mahkemesinin olumlu raporuna rağmen, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) mevzuatına açıkça aykırı bir şekilde, zaman aşımı süreleri gözetilmeksizin başka bir yargı organı tarafından iptal edilmeye çalışılmasının, demokratik yaşamın temellerini sarstığını ifade etti. Günaydın, bu kararın, siyasi partilerin iç işleyişine müdahale eden, cumhurbaşkanı adaylarını belirleme ve hatta onları hapsetme yetkisi kurma gibi anlayışların bir tezahürü olduğunu vurguladı. Ayrıca, belediyelerin mali konular ve uyuşmazlıklardan uzak tutulması gerektiği yönündeki söylemleri eleştirerek, siyasi etik yasası ve milletvekillerinin mal varlıklarının açıklanması gibi önerileri hatırlattı. Günaydın, CHP'nin 103 yıllık köklü bir parti olduğunu ve geçmişte birçok darbeye maruz kalmasına rağmen her seferinde daha güçlenerek çıktığını hatırlattı. Bölge valilerinin demokrasi yerine monarşiyi savunduğu bir ortamda, kimsenin cumhuriyet ve demokrasi aleyhine konuşamayacağını belirterek, 104 yıl önce saltanatın kaldırıldığını hatırlattı.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise Günaydın'ın iddialarına sert yanıt vererek, 'mutlak butlan' kararının tamamen CHP'nin kendi iç çekişmelerinden kaynaklandığını savundu. Akbaşoğlu, AK Parti'nin bu konuyla hiçbir ilgisi olmadığını belirterek, CHP'nin kendi içindeki sorunları ve yolsuzluk iddialarını örtbas etmek için AK Parti'yi suçladığını iddia etti. Günaydın'ın mal varlığı açıklama davetine karşılık, Akbaşoğlu, tüm AK Parti milletvekillerinin ilgili kurumlara mal varlıklarını süresinde beyan ettiklerini ve bu konuda herhangi bir şeffaflık sorunu yaşanmadığını belirtti. Akbaşoğlu, CHP'nin belediyelerdeki yolsuzluk iddialarını örtbas etmeye çalıştığını öne sürerek, milletin bu tür algı yönetimlerine karnının tok olduğunu söyledi. Günaydın'ın tekrar söz alması üzerine, Akbaşoğlu, mahkeme kararının davacı ve davalılarının da CHP'li olduğunu göstererek, iftira ve hak sözü batıl yorumlarla kendi üzerlerine atamayacaklarını ifade etti. Bu esnada, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Akbaşoğlu'nun KPSS'ye girmeden memur olduğunu iddia ederek 'hırsızlık' suçlamasında bulundu. Akbaşoğlu ise bu iddiaya karşılık, kendisinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na uygun olarak istisnai memuriyet statüsüyle özel kalem müdürlüğüne atandığını ve bu durumun öz geçmişinde açıkça yer aldığını belirterek, hukuka aykırı bir durumun söz konusu olmadığını vurguladı.

Meclis Başkanvekili Celal Adan, tansiyonun giderek yükseldiği tartışmalara müdahale ederek, kim olursa olsun hırsızlık yapanların ve devleti soyanların mutlaka hesap vereceğini söyledi. Adan, Allah'a şükreden, millete inanan büyük bir millet olduklarını belirterek, hırsızın burnundan fitil fitil getireceğini ve bu milletin, hangi partiden olursa olsun, devleti soyanlardan mutlaka hesabını soracağını ifade etti. Bu sözler üzerine gerilim daha da arttı. Akbaşoğlu, özel kalem müdürlüğü atamasıyla ilgili iddialara tekrar açıklık getirerek, atamasının yasalara uygun olduğunu ve hukuka aykırı hiçbir durumun söz konusu olmadığını yineledi. Tartışmalar, kanun tekliflerinin görüşülmesinden çok, siyasi partilerin birbirlerini yolsuzlukla ve demokrasiyi baltalamakla suçladığı bir polemik havasında devam etti. Genel Kurul'da yaşanan bu sert diyaloglar, Meclis'in gündemine oturan önemli konuların yanı sıra, partiler arasındaki siyasi rekabetin ve güvensizliğin de bir göstergesi olarak kayıtlara geçti. Meclis'in işleyişi ve siyasi atmosferin bu denli gergin olması, önümüzdeki süreçte de benzer tartışmaların yaşanabileceği sinyallerini veriyor.

Paylaş

İlgili Haberler