Tekstil Sektöründe Derin Yara: Krizin Etkileri ve Meclis'teki Tartışmalar
Türkiye'nin köklü sanayi dallarından tekstil ve hazır giyim sektörü, derinleşen ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor. Artan üretim maliyetleri ve küresel pazarlardaki rekabet koşulları, sektörü adeta bir darboğaza sürüklemiş durumda. Bu zorlu tablo, özellikle esnaf ve çalışanlar üzerinde yıkıcı etkiler yaratırken, sektörün geleceğine dair endişeleri de artırıyor. Gelişmelerin meclis gündemine taşınmasıyla birlikte, yaşanan sorunların boyutları daha net ortaya konulmaya başlandı.
YENİ Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan araştırma önergesi, tekstil ve hazır giyim sektöründeki mevcut durumu gözler önüne serdi. Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, yaptığı konuşmada sektörün yaşadığı krizi çarpıcı ifadelerle dile getirdi. Arpacı'ya göre, sektörde toplam işgücü kaybı yarım milyona ulaşırken, firmaların yaklaşık yüzde 35'i pazardan çekilmek zorunda kaldı. Bu durumun, sektörü yıllar öncesine, hatta on bir yıl öncesine götürdüğü belirtildi. On binlerce firmanın kapısına kilit vurması ve Türkiye'nin hazır giyim pazarındaki küresel payının yüzde 3'ün altına gerilemesi, yaşanan ekonomik çöküntünün vahametini gözler önüne seriyor. İhracatta da benzer bir düşüş yaşanarak, 21 milyar dolarlık hacim 16 milyar dolara kadar geriledi. İYİ Parti'den Edirne Milletvekili Mehmet Akalın da, sektörün önde gelen ve köklü firmalarının dahi konkordato ilan etmek zorunda kaldığını vurgulayarak, durumun vahametini pekiştirdi.
Meclis'teki tartışmalarda, AKP Gaziantep Milletvekili Eyüp Özkeçeci'nin sunduğu tablo ise mevcut gerçeklikle çelişiyordu. On binlerce kişinin işsiz kaldığı, fabrikaların kepenk indirdiği bir ortamda Özkeçeci, sektörün büyük mesafeler katettiğini, yatırımlar sayesinde gençlere ve kadınlara istihdam alanları yaratıldığını iddia etti. Özkeçeci, sektördeki sorunların küresel bir nitelik taşıdığını ve özellikle pandemi sürecinden kaynaklandığını savunarak, yaşanan olumsuzlukların Türkiye'ye özgü olmadığını öne sürdü. Ancak bu iyimser tablo, sahadaki ekonomik gerçeklerle ve milletvekillerinin dile getirdiği somut verilerle örtüşmüyor.
Sektörün karşı karşıya olduğu bir diğer önemli sorun ise uluslararası ticarette yaşanan adaletsizlikler. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye menşeli ürünlere yönelik uyguladığı yüzde 12.5'lik ek vergi kararı, zaten zor durumda olan sektörü daha da derinden etkiliyor. İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, konuyla ilgili yaptığı açıklamalarda, bazı rakip ülkelere sağlanan vergi indirimleri, tarifesiz kota avantajları ve toplam vergi yüküne getirilen üst sınır gibi teşviklerin Türkiye'ye sağlanmamasının kabul edilemez bir rekabet eşitsizliği yarattığını belirtti. Bahçıvan, bu tür kararların, Türkiye'nin gümrük vergisi yükünü yüzde 25 ila 30 seviyelerine kadar çıkarabileceği uyarısında bulundu. Bu durum, Türk tekstil ürünlerinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü ciddi şekilde zedeleyecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.