Temmuz Enflasyonu Açıklanıyor: Piyasalar Nefesini Tuttu
Yurt içinde tüm gözler, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıklayacağı Temmuz ayı enflasyon verilerine çevrildi. Döviz kurlarından borsaya, mevduat faizlerinden genel ekonomik dengelere kadar pek çok alanda belirleyici olacak bu kritik verinin açıklanmasıyla birlikte piyasalarda yeni bir dönemin başlaması bekleniyor. Finansal piyasaların yakından takip ettiği Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) rakamları için geri sayım sona eriyor.
Türkiye İstatistik Kurumu, bu ayın enflasyon tablosunu ve yıllık bazdaki güncel durumu kamuoyu ile paylaşacak. Bu veriler, hem bireysel yatırımcılar hem de kurumsal aktörler için yol gösterici olacak. Özellikle yılın ikinci yarısına girilirken enflasyonla mücadeledeki seyrin netleşmesi açısından verilerin önemi büyük.
Piyasaların beklentileri de bu kritik açıklama öncesinde şekillenmiş durumda. Yapılan son anketlere göre, ekonomistlerin Temmuz ayı için aylık Tüketici Fiyat Endeksi beklentilerinin ortalaması yüzde 1,82 civarında seyrediyor. Bu beklentilerin alt ve üst sınırları ise yüzde 1,35 ile yüzde 2,10 arasında değişiklik gösteriyor. Eğer ortalama beklenti gerçekleşirse, haziran ayında yüzde 32,11 olarak kaydedilen yıllık enflasyon oranının yüzde 31,80'e gerilemesi öngörülüyor. Ekonomistlerin 2026 yılı sonu için toplam enflasyon beklentisi ise yüzde 29,55 olarak hesaplanmış durumda.
Haziran ayına ilişkin açıklanan resmi rakamlara göre, tüketici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 0,99 oranında bir artış göstermişti. Yıllık bazda enflasyon ise yüzde 32,11 seviyesinde kaydedilmişti. Temmuz ayı verilerinin bu eğilimi nasıl değiştireceği merak konusu.
Açıklanacak olan Temmuz ayı enflasyon verileri, Borsa İstanbul ve döviz kurlarının kısa vadeli seyrinde doğrudan etkili olacak. Beklentilerin altında kalacak daha ılımlı bir enflasyon verisi, Merkez Bankası'nın faiz politikalarında alan açacağı beklentisiyle Borsa İstanbul'da alıcılı bir seyir izlenmesine ve Türk Lirası'na olan güvenin artmasına neden olabilir. Ancak, enflasyonun beklentilerin üzerinde seyretmesi durumunda, sıkı para politikasının daha uzun süre devam edeceği endişesiyle hisse senedi piyasalarında kısa vadeli satış baskısının artması muhtemel. Döviz kurları açısından bakıldığında ise, beklentilerin üzerindeki bir enflasyon rakamı piyasadaki dalgalanmayı yükseltebilir. Buna karşın, enflasyonla mücadelede olumlu bir tablo sunan veriler, döviz kurları üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sınırlayabilir.