Trump'ın Basın Yasağı Canlı Yayında Ters Tepti: 9 Dakika Sessiz Konuştu
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray bahçesinde tamamlanan yeni granit helikopter pistinin resmi açılışını görkemli bir törenle gerçekleştirdi. Tören sırasında, ABD bayrağının renklerini taşıyan dev bir kurdeleyi büyük altın makaslarla kesen Başkan Trump, projede emeği geçen inşaat ekibiyle de samimi bir şekilde tokalaştı. Gösterişten kaçınmayan bir tavır sergileyen Trump, ardından katılımcılara hitaben bir konuşma yapmak üzere kürsüye çıktı.
Ancak Trump'ın bu konuşması, izleyenler tarafından duyulamadı. Zira Beyaz Saray'a bağlı teknik ekip, Başkan'ın görüntülerini kayda alırken ses sisteminin kurulumunu eksik bıraktı. Bu beklenmedik aksaklık nedeniyle Donald Trump, yaklaşık dokuz dakika boyunca canlı yayında sessiz bir konuşma yapmak durumunda kaldı. Normal şartlarda, bu tür teknik sorunlarda diğer televizyon kanalları, yayın akışlarını Beyaz Saray'a destek olmak amacıyla kesintisiz sürdürerek eksiklikleri gidermeye çalışırdı. Fakat Başkan Trump'ın daha önce aldığı ve bazı basın kuruluşlarını Beyaz Saray'dan men eden kararı, bu dayanışma imkanını ortadan kaldırdı. Diğer yayın kuruluşları da Trump'ın bu tutumuna tepki olarak bir boykot kararı almıştı.
Canlı yayında hazırlıksız yakalanan ve bu durum karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Başkan Trump'ın tepkisi ise oldukça dikkat çekici oldu. Kendi adıyla anılacak bir 'basın kuruluşu' kurma fikrini ortaya attığı belirtilen Trump'ın bu hamlesi, özellikle yandaş medyada bile şaşkınlık ve hafif eleştirilere neden oldu. Söz konusu sessiz yayını takip eden Newsmax kanalının bir sunucusu, olayın durumu ters teptiğine dair bir yorumda bulunarak, "Belki de bu, durumun biraz ters tepmesinin bir örneğidir" ifadelerini kullandı. Bu gerginliğin kökeninde, Trump'ın kısa süre önce Truth Social platformu üzerinden yaptığı bir açıklama yer alıyor. CNN, MSNBC ve Politico gibi yayın organlarını sürekli olarak 'yalan haber' yapmakla suçlayan Trump, bu kuruluşların Beyaz Saray basın havuzundan derhal çıkarıldığını duyurmuş ve diğer yayın kuruluşlarına da benzer yasakların uygulanabileceği sinyalini vermişti.
Ertesi gün, yasaklanan bu üç kuruluşun muhabirlerinin Beyaz Saray yerleşkesine girişlerine izin verilmedi. Bu durum, özellikle CNN'in New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ziyareti sırasında planlanan televizyon havuzu temsilciliği görevini yerine getirememesine yol açtı. Yasağın getirdiği bu tür teknik aksaklıkların Başkan Trump'ı rahatsız etmek yerine, basına yönelik eleştirilerini daha da artırmasına neden olduğu gözlemlendi. Hatta bu süreçte 'kendi kanalını' kurma kararı aldığı bildirildi. Beyaz Saray tarafından duyurulan 'Trump TV' adlı çevrimiçi yayın platformunun, 'öne çıkan videolar, açıklamalar, kaçırılmaması gereken anlar ve anlık güncellemelerle yedi gün 24 saat' yayın yapacağı belirtildi. Bu kanalın YouTube platformu üzerinden faaliyete geçtiği kaydedildi. Trump ise bu yasağın basın özgürlüğüne bir müdahale olmadığını savunarak, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, "Bu, sevgili Amerika Birleşik Devletlerimizde kanser gibi büyüyen yalan haberlere karşı başlatılan bir taarruzdur" diyerek kendini savundu. New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani ile yaptığı bir görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, televizyon kanallarının kendisini takip etmeyi bırakmasını umursamadığını belirterek, "İlginç çünkü beni boykot edeceklerini söylediler. Ama beni asla boykot etmezler. Bu yayın kuruluşlarının adil olma yükümlülüğü olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu. Basın havuzu ise, alanın veya erişimin sınırlı olduğu durumlarda haber kuruluşlarının bilgi toplama ve dağıtma amacıyla kaynaklarını birleştirmesiyle oluşturulan bir yapıdır. ABD Başkanı'nı günlük olarak takip eden Beyaz Saray basın havuzunun televizyon ayağı, ABC News, CBS News, NBC News, CNN ve Fox News gibi beş büyük ağdan oluşmaktadır. Bu ağlar, belirlenen bir program dahilinde Başkan'ın tüm hareketlerini takip ederek elde ettikleri görüntüleri birbirleriyle ve bağlı kuruluşlarıyla paylaşmaktadırlar. Abonelere gönderilen bir bilgilendirme e-postasında, "Bugünden itibaren geçerli olmak üzere, Başkan'ın etkinliklerine ilişkin hiçbir ulusal ağ havuzu takibi yapılmayacaktır" ifadesi yer almıştır.