Türk Girişimcinin Olağanüstü Başarısı: 50 Dolarla Başladı, Şirketini 1.5 Milyar Dolara Sattı
Gündem

Türk Girişimcinin Olağanüstü Başarısı: 50 Dolarla Başladı, Şirketini 1.5 Milyar Dolara Sattı

1

Teknoloji dünyası genellikle Silikon Vadisi'nin devasa şirketleri ve büyük girişimleriyle anılsa da, perde arkasında ilham veren başarı öyküleri de yer alıyor. Türkiye'nin ekonomik zorluklarla mücadele ettiği 1960'lı yıllarda, 50 dolarlık bir sermaye ile Amerika'ya giden Dr. Kenan Eyüp Şahin'in hikayesi, adeta bir film senaryosunu andırıyor. Kendi ülkesinde yeterince tanınmayan Şahin, kurduğu yazılım şirketiyle küresel bir başarıya imza atarak teknoloji sahnesinde önemli bir iz bıraktı.

1941 yılında Aydın'da dünyaya gelen Kenan Şahin, başarılı bir eğitim hayatının ardından Amerika'da eğitimine devam etme kararı aldı. Ancak o dönemin Türkiye'sinde yurt dışına çıkış için gerekli döviz miktarını temin etmek son derece güçtü. Maddi imkanları kısıtlı olmasına rağmen büyük bir cesaretle, sadece 50 Amerikan Doları ile Amerika Birleşik Devletleri'ne doğru yola çıktı. Bu azmi ve kararlılığı, onu kısa sürede dünyanın en saygın eğitim kurumlarından Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'ne (MIT) tam burslu olarak kabul edilmesini sağladı. MIT'deki yüksek lisans ve doktora eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra Türkiye'ye dönerek Robert Kolej'de öğretim üyesi olarak görev yaptı. Ancak Boğaziçi Üniversitesi'ne dönüşüm süreciyle birlikte görevinden ayrılıp yeniden Amerika'ya döndü. Türkiye'deki 12 Mart 1971 muhtırasının ardından askerlik görevini yerine getirmek için ülkesine dönmeyince Türk vatandaşlığından çıkarılması, onun için yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

1980'li yıllarda teknoloji sektöründeki dinamizmi fark eden Kenan Şahin, bu alanda kendi girişimini başlatmaya karar verdi. Sadece 1000 dolarlık bir sermaye ve tek bir çalışanla 'Kenan Systems' adlı şirketini kurdu. 1990'lı yıllarda cep telefonu ve internet kullanımının hızla yaygınlaşmasıyla telekomünikasyon şirketleri, milyonlarca abonenin veri akışını ve faturalandırma süreçlerini yönetebilecek gelişmiş yazılımlara ihtiyaç duymaya başladı. Henüz 'büyük veri' kavramının dünya genelinde yaygınlaşmadığı bir dönemde, Şahin, telekomünikasyon operatörlerinin omurgası haline gelecek devrim niteliğinde bir faturalandırma platformu geliştirdi. British Telekom, Deutsche Telekom ve France Telekom gibi sektörün devleri, Şahin'in geliştirdiği bu teknolojiyle operasyonlarını yönetmeye başladı. Şirket, herhangi bir dış finansman veya risk sermayesi desteği almadan, tamamen kendi öz kaynaklarıyla ve borçsuz bir şekilde büyüyerek 1990'ların sonunda 1000 çalışanı olan önemli bir yazılım firmasına dönüştü.

1999 yılında, Kenan Şahin'in şirketi, küresel teknoloji devi Lucent Technologies ile yapılan görüşmeler sonucunda tam 1 milyar 480 milyon Amerikan Doları karşılığında satıldı. Bu satış, o dönemde bir Türk girişimcinin gerçekleştirdiği en büyük teknoloji şirketi satışı unvanını elde etti. Şahin, şirket bünyesinde oluşturduğu insan odaklı yönetim anlayışı ve çalışanlarına sunduğu hisse senedi opsiyonları sayesinde, satış işleminin gerçekleştiği gün, şirketinde çalışan onlarca kişinin de birer milyonere dönüşmesini sağladı. Bu başarı, sadece bir şirket satışı değil, aynı zamanda çalışanlarının da refahını artıran örnek bir model oldu. Bu tarihi satışın ardından Şahin, kendisini yetiştiren kurum olan MIT'ye 100 milyon Amerikan Doları gibi devasa bir bağışta bulunarak üniversitenin o güne kadarki en büyük bireysel bağışına imza attı. Bağış töreninde yaptığı konuşmada, paranın sadece bir emanet olduğunu belirterek mütevazılığını vurguladı.

Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik çalkantılar nedeniyle Kenan Şahin'in bu olağanüstü başarısı, ülke kamuoyunda yeterince yankı bulamadı. Türk halkının Şahin'in adını duyması, dönemin ABD Başkanı Bill Clinton'ın 1999 yılındaki Türkiye ziyaretinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşma sayesinde oldu. Clinton, konuşmasında Şahin'in başarılarına özel olarak değinerek, Türk siyasetçilerine bu dâhinin varlığını ilk kez duyurmuş oldu. Milyarlarca dolarlık bir servete sahip olmasına rağmen Kenan Şahin, sıra dışı ve mütevazı bir yaşam tarzını benimsemesiyle tanınıyor. Kendisini 'parayla arası iyi olmayan biri' olarak tanımlayan Şahin, paranın insan üzerindeki dönüştürücü etkisinden kaçınmak amacıyla şirket yönetimini profesyonellere bırakmış ve kendisi maaşlı bir çalışan olarak kalmayı tercih etmiştir. Evinde herhangi bir yardımcı, aşçı veya özel şoförü bulunmayan Şahin, günlük işlerini kendisi halletmekte, alışverişini yapmakta ve en büyük keyfinin yürümek ve seyahat etmek olduğunu ifade etmektedir. 2015 yılında Boğaziçi Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı ile onurlandırılan 85 yaşındaki Dr. Kenan Şahin, günümüzde de enerji, batarya teknolojileri ve malzeme bilimi alanlarındaki çalışmalarına aktif olarak devam etmektedir.

Paylaş

İlgili Haberler