Türk Lirası'nı Desteklemek İçin Kamu Bankaları 8 Milyar Dolar Satış Yaptı
Ekonomi

Türk Lirası'nı Desteklemek İçin Kamu Bankaları 8 Milyar Dolar Satış Yaptı

4

Yabancı basında yer alan analizler, Türkiye'de yaşanan siyasi gelişmelerin ardından piyasalarda hissedilen dalgalanmanın sermaye çıkışlarını tetikleyebileceği yönündeki endişeleri gündeme taşıdı. Özellikle ana muhalefet partisinin liderinin mahkeme kararıyla görevinden uzaklaştırılması, ekonomik istikrar ve demokratik süreçlere ilişkin soruları beraberinde getirdi. Bu durum karşısında, üst düzey Türk yetkililer, uluslararası yatırımcılara yönelik güvence mesajları vererek piyasalardaki panik havasını dindirmeye ve olası bir demokratik gerileme endişelerini gidermeye çalıştı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, Londra'daki yatırımcı toplantılarından dönüşünün ardından ekonomi yönetimiyle bir araya gelmesi dikkat çekti. Finansal İstikrar Komitesi'nin toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, makro-finansal istikrarın korunması ve enflasyonla mücadelenin kesintisiz sürdürülebilmesi için gereken koordineli adımların atılacağı belirtildi. Ancak bu açıklamada, alınacak spesifik tedbirler hakkında detaylı bilgi paylaşılmadı. Bu süreçte, siyasi tablonun olası seçim senaryolarını da etkileyebileceği, ana muhalefet partisini zayıflatacak bir hamlenin, mevcut iktidarın ömrünü uzatabileceği ve hatta erken seçim olasılığını gündeme getirebileceği yorumları yapıldı.

Siyasi kararın ardından piyasalarda sert hareketler gözlemlendi. Perşembe günü öğleden sonra Türk hisse senedi piyasasında satış baskısı artarak endeks günü %6'nın üzerinde bir kayıpla tamamladı. Reuters ve Bloomberg gibi uluslararası haber ajanslarının bildirdiğine göre, döviz piyasalarında Türk Lirası'nın değer kaybını önlemek amacıyla kamu bankaları tarafından yaklaşık 8 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştirildi. Bu müdahale, geçen yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'na verilen hapis cezası sonrası yaşanan benzer çalkantıları akıllara getirdi. O dönemde Merkez Bankası'nın lirayı desteklemek için ciddi miktarda döviz satışı yaptığı ve faiz oranlarını artırmak zorunda kaldığı hatırlatıldı. Cuma günü ise piyasalarda daha stabil bir seyir izlendi. Borsa İstanbul'da işlem gören hisseler erken işlemlerde %1,5 oranında bir yükseliş kaydederken, Türk Lirası ABD Doları karşısında %0,4'lük bir değer kaybıyla 45,7 seviyesine geriledi.

Türkiye ekonomisinin genel durumu ve dış riskler de bu süreçte önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul'da katıldığı bir yatırım konferansında, günlük gelişmelerin etkilerinin geçici olduğunu ve ülkenin ekonomik büyüme trendini sürdüreceğini ifade ederek olumlu bir tablo çizdi. Ancak, Türkiye'nin enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithal etmesi ve İran'daki jeopolitik gelişmelerin yarattığı baskı göz önüne alındığında, ekonomik kırılganlıklar devam ediyor. Mart ayında döviz rezervlerinde yaşanan rekor düşüş ve genişlemeye devam eden cari açık, %33'lere ulaşan enflasyonla birleşince dikkat çekici bir tablo oluşturuyor. Uluslararası finans kuruluşlarının ekonomistleri, artan siyasi belirsizliklerin ve küresel ekonomik koşulların, Türkiye'den sermaye çıkışlarını tetikleyebileceği ve döviz rezervlerindeki azalış eğiliminin yeniden başlayabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Yabancı yatırımcıların Türkiye'deki yerel varlıklarının toplam değeri 63 milyar dolar civarında bulunurken, bu durumun Merkez Bankası'nın net rezervleri üzerindeki potansiyel riski de gözler önüne seriyor.

Paylaş

İlgili Haberler