Türkiye'den Mısır'a Doğu Akdeniz Hamlesi: Deniz Yetki Alanları Anlaşması Teklifi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Doğu Akdeniz'deki stratejik gelişmelerle ilgili önemli bir açıklama yaparak, Mısır ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusunda anlaşmaya varılmaya hazır olunduğunu bir kez daha dile getirdi. Bu önerinin, bölgesel iş birliği ve istikrarın güçlendirilmesi açısından atılmış önemli bir adım olduğu vurgulandı. Bakanlık, uluslararası hukukun üstünlüğüne vurgu yaparak, Türkiye'nin bölgedeki meşru haklarını koruma konusundaki kararlılığını yineledi.
Açıklamada öne çıkan önemli bir nokta ise, Türkiye ile Mısır arasında imzalanacak böyle bir anlaşmanın, Mısır'ın Yunanistan ile yapabileceği herhangi bir anlaşmaya kıyasla çok daha avantajlı olacağı yönündeki değerlendirmedir. MSB'nin hesaplamalarına göre, Türkiye ile yapılacak bir anlaşma sayesinde Mısır, Yunanistan ile yapacağı muhtemel bir anlaşmaya göre 15 bin kilometrekareden daha geniş bir deniz yetki alanına sahip olabilecek. Bu durum, Mısır'ın Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve denizcilik hakları açısından önemli bir kazanım anlamına geliyor.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasının temelinde uluslararası hukuk ve iyi niyetli komşuluk ilişkileri yattığı belirtilen açıklamada, bölgede barış, güvenlik ve istikrarın tesis edilmesine yönelik her türlü yapıcı çabanın destekleneceği ifade edildi. Bakanlık, Türkiye'nin kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge haklarını uluslararası antlaşmalar ve deniz hukuku prensipleri çerçevesinde korumaya devam edeceğinin altını çizdi. Bu çerçevede, Mısır ile karşılıklı menfaatlere dayalı bir anlaşmanın, bölgedeki tansiyonu düşürmeye ve iş birliği olanaklarını artırmaya katkı sağlayabileceği öngörülüyor.
Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı, Irak'ın kuzeyindeki Sincar bölgesinde yaşanan gelişmeleri de yakından takip ettiklerini bildirdi. Irak merkezi hükümetinin bölgede devlet otoritesini tesis etme ve normalleşme çabalarını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Bakanlık, terör örgütlerinin bölgeden temizlenmesi ve güvenliğin Irak güvenlik güçlerince sağlanmasının kalıcı huzur için elzem olduğunu vurguladı. Bu sürecin, ilgili ulusal ve uluslararası kurumlarla koordinasyon içinde titizlikle izlendiği kaydedildi.