Türkiye'nin Köprü ve Otoyolları Özelleştiriliyor: İki Farklı Model Masada
Ekonomi

Türkiye'nin Köprü ve Otoyolları Özelleştiriliyor: İki Farklı Model Masada

1

Türkiye'nin ulaşım ağının can damarı konumundaki köprü ve otoyolların işletme haklarının özel sektöre devredilmesine yönelik çalışmalar hız kazandı. Yaklaşık 2 bin kilometrelik otoyol ağı ile 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprülerini kapsayan devir işlemi, Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) uhdesinden çıkarak 25 yıllık bir süre zarfında özel sektörün yönetimine bırakılacak. Bu süreçte en dikkat çekici nokta, söz konusu altyapıların mülkiyetinin devlette kalacak olması; yalnızca işletme yetkisinin devredilecek olmasıdır. Bu durum, kamuoyunda özelleştirme algısını farklı bir boyuta taşıyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, bu konudaki hassasiyeti dile getirerek, mevcut otoyol ağının bakımı için harcanan kamu kaynaklarının verimliliğini artırma hedefinde olduklarını belirtti. Hazine Bakanlığı ile yürütülen kapsamlı çalışmaların, işletme hakkının devrinin kamu açısından daha faydalı olup olmayacağını belirlemeye odaklandığını vurguladı. Bakan Uraloğlu, kesinlikle bir satış söz konusu olmadığını, sadece işletme hakkının devredilmesi yönünde bir değerlendirme yapıldığını ve nihai kararın kamuoyunun görüşleri doğrultusunda şekilleneceğini ifade etti. Bu açıklama, sürecin şeffaf bir zeminde ilerlediği mesajını veriyor.

Özelleştirme sürecinde öne çıkan iki farklı model bulunuyor. İlk seçenek, 2013 yılında uygulanan yönteme benzer şekilde, tüm köprü ve otoyolların tek bir bütün halinde, yani blok olarak özel sektöre devredilmesi. Bu model, büyük ölçekli bir yatırımcı grubunun ilgisini çekebileceği düşünülüyor. İkinci model ise, altyapının daha küçük parçalara ayrılarak, yapısal dinamikler ve ekonomik parametreler göz önünde bulundurularak bölünmüş paketler halinde ihaleye çıkarılması. Bu strateji, daha fazla sayıda yerli ve yabancı yatırımcının sürece dahil olmasını teşvik edebilir ve rekabeti artırabilir. Bu iki model arasındaki tercih, sürecin gidişatını belirleyecek kritik bir faktör olarak öne çıkıyor.

Geçmişte, 2013 yılında yapılan otoyol ve köprü özelleştirme ihalesinde, konsorsiyumların sunduğu teklifler beklentilerin altında kalmış ve ihale iptal edilmişti. O dönemde 5,7 milyar dolar gibi bir teklifin yeterli bulunmadığı ve daha yüksek bir rakam hedeflendiği biliniyor. Şimdi ise, hem Türkiye'den hem de uluslararası alandan yatırımcıların bu sürece yoğun ilgi gösterdiği belirtiliyor. Özellikle Fransız altyapı yatırımcısı Meridiam SAS'in, Makyol İnşaat ile bir ortaklık kurarak teklif vermeye hazırlandığı iddiaları gündemde. Bu durum, uluslararası sermayenin Türkiye'nin altyapı projelerine olan güvenini ve ilgisini bir kez daha gözler önüne seriyor. İhalenin dört ayrı paket halinde sunulabileceği ve bu sürecin yönetimi için Ernst & Young gibi küresel danışmanlık firmalarına yetki verildiği de gelen bilgiler arasında yer alıyor.

Paylaş

İlgili Haberler