Türkiye'nin Rus Petrolüne Bakışı Değişiyor: Ukrayna Saldırıları Etkili Oldu
Ukrayna'nın Karadeniz'deki petrol terminallerine yönelik düzenlediği insansız hava aracı saldırıları ve bunun sonucunda ortaya çıkan sevkiyat zorlukları, Türkiye'nin Rusya Federasyonu'ndan gerçekleştirilen petrol ithalatında önemli bir düşüşe neden oldu. Haziran ayında yaklaşık 1,2 milyon ton seviyesinde olan petrol alımı, Temmuz ayında 900 bin tona geriledi. Bu durum, Türkiye'yi enerji tedarikini dengeleme amacıyla Brezilya ve Guyana gibi farklı coğrafyalardan petrol temin etmeye yöneltti. Edinilen ticari kaynaklar ve nakliye verileri, Ukrayna'nın Karadeniz'deki operasyonlarının ardından Türkiye'nin Rusya'dan yaptığı petrol alımlarını kısıtlama eğiliminde olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Sevkiyat analizleri, bu kısıtlamaların ve tedarik stratejisi değişikliğinin Ağustos ayı boyunca da devam edeceğine işaret ediyor. Bu politikanın temelinde, Karadeniz'deki lojistik aksaklıklar ve gemi güvenliğine dair endişeler yatıyor.
Ukrayna'nın Temmuz ayı boyunca Rusya'nın Karadeniz'deki petrol sevkiyat noktalarına yönelik saldırılarını artırması, Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) terminalinden yapılan ihracatın bir haftalık süreyle durmasına yol açtı. Novorossiysk Limanı'ndaki yükleme operasyonlarında da düzensizlikler yaşanması, sevkiyatlarda ciddi aksamalara neden oldu. Bu aksaklıkların bir sonucu olarak, CPC terminalinden yapılan petrol yüklemeleri Temmuz ayında önceki aya göre beşte bir oranında bir azalma gösterdi. Türkiye, Karadeniz'deki kendi karasularına yakın bölgelerde Rusya bağlantılı tankerlerin hedef alınması durumunu endişeyle karşıladığını ve bu tür eylemlerin seyrüsefer güvenliğini olumsuz etkilediğini, bölgedeki ticari faaliyetleri gölgelediğini dile getirdi.
Rus petrolünün önemli alıcılarından biri olan Türkiye, CPC Blend, Kazak KEBCO ve Urals gibi ham petrol türlerinde alımlarını gözden geçirdi. Haziran ayında Rus limanlarından yapılan toplam 1,2 milyon tonluk petrol ithalatı, Temmuz ayında yaklaşık 900 bin tona düştü. Karadeniz limanlarından Türkiye'ye yapılan doğrudan sevkiyatlar da Haziran ayındaki 600 bin tonluk seviyesinden Temmuz ayında 300 bin ton civarına indi. Nakliye verilerine göre, Türkiye'nin Rusya'nın Karadeniz limanlarından Ağustos ayında yaklaşık 200 bin ton petrol alması bekleniyor. Bu miktarın, Kazakistan menşeli KEBCO petrolü taşıyan iki tankerle gerçekleştirileceği öngörülüyor. Ancak, CPC Blend veya Urals türü ham petrol için henüz bir yükleme planlaması bulunmuyor. Karadeniz'deki mevcut jeopolitik gerilimin yarattığı olumsuz etkileri azaltmayı hedefleyen Türkiye, enerji tedarik kaynaklarını çeşitlendirme stratejisi kapsamında Ağustos ayında Brezilya ve Guyana'dan da sınırlı miktarda petrol ithalatı gerçekleştirecek.
Küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 1,8'lik önemli bir bölümünü Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki terminallere taşıyan CPC boru hattındaki yüklemelerin geçen ayın ortasından itibaren kesintiye uğraması, petrol piyasasında ek bir baskı unsuru oluşturdu. Bu kesintiler, özellikle İran'a yönelik mevcut tedarik kısıtlamalarıyla birleşince küresel arz dengeleri üzerinde daha belirgin bir etki yarattı. Öte yandan, uluslararası basında yer alan haberlere göre, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in talebi üzerine Ukrayna'nın, Rusya'nın Karadeniz'deki CPC terminalini kullanan Rusya dışındaki petrol taşıyan tankerlere yönelik insansız hava aracı saldırılarını durdurduğu belirtildi. Bu saldırıların sona ermesiyle birlikte, Türkiye'nin Rusya ile petrol ticaretinin eski normalleşip normalleşmeyeceği ise henüz belirsizliğini koruyor. Bu durum, enerji piyasalarındaki dinamiklerin ne kadar hassas olduğunu ve jeopolitik gelişmelerin küresel ticareti nasıl şekillendirdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.