Üniversite Sınavı Başlamadan Adaylar Şişirilmiş Notlarla Öne Geçti
Milyonlarca gencin geleceğini belirleyecek olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) bu hafta sonu başlıyor. Yaklaşık 2.4 milyon adayın Temel Yeterlilik Testi'ne (TYT), 1.6 milyon adayın Alan Yeterlilik Testi'ne (AYT) ve 200 binden fazla adayın da Yabancı Dil Testi'ne (YDT) başvurduğu sınav öncesinde, eğitim camiasında önemli bir tartışma alevlendi. Sınavın başlamasına saatler kala, öğrencilerin karne ve diploma notlarının, bu yıl da önceki yıllarda olduğu gibi yüksek tutulduğu ve bu durumun yerleştirme puanlarına ciddi etkileri olduğu ortaya çıktı. Bu durum, sınavda elde edilecek başarının, okul başarı puanlarıyla dengesizleştiği endişesini doğurdu.
Eğitim alanında uzman görüşler, bu durumun yıllardır süregelen bir sorun olduğunu ve Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (OBP) adaletli bir puanlama sistemi sağlamadığı yönünde. Okullar arasındaki eğitim kalitesi, puanlama yöntemleri ve not verme pratiklerindeki farklılıkların, adaylar arasında eşitsizlik yarattığı vurgulanıyor. OBP'nin yasal bir zorunluluk olduğu ancak sınav başarısını etkileme oranının sınırlandırılması veya okullar arası eğitim eşitsizliğini giderecek köklü değişiklikler yapılması gerektiği belirtiliyor. Mevcut sistemde, diploma notu 100 olan bir öğrencinin yerleştirme puanına eklenen 60 puan, sınavda alınacak yaklaşık 15-20 netlik bir başarıya denk gelebiliyor. Bu durum, daha düşük diploma notuna sahip ancak sınavda daha yüksek başarı gösteren adayların dezavantajlı duruma düşmesine neden oluyor.
OBP'nin yerleştirme puanlarına etkisi, adayların sıralamalarında önemli dalgalanmalara yol açabiliyor. Bir uzmanın belirttiğine göre, sınav sonuçları açıklandığında normalde 200 bininci sırada yer alması beklenen bir aday, OBP puanının eklenmesiyle 230-240 bin sıralarına gerileyebiliyor. Bu da üniversiteye yerleşme şansını doğrudan etkiliyor. Daha da endişe verici olan durum ise, son dört yılda sıfır net veya eksi net yaparak sınava giren binlerce adayın, OBP puanının etkisiyle üniversiteye yerleşebilmiş olması. Bu durum, üniversite eğitiminin kalitesi ve sınav sisteminin güvenilirliği hakkında ciddi soru işaretleri oluşturuyor. Hatta bazı üniversite programlarına, eksi netle bile öğrenci kabul edildiği ve bu durumun Türkiye rekoru olarak kayıtlara geçtiği belirtiliyor.
Akademisyenler, mevcut OBP sisteminin sınav başarısını gölgelediğini ve okulların not verme konusunda objektif davranmadığını savunuyor. Şişirilmiş diploma notlarının, sınavda emek harcayan öğrencilerin hakkını yediği ve bir tür "emek hırsızlığına" yol açtığı ifade ediliyor. Adil bir puanlama sistemi için, öğrencinin YKS'deki başarısı arttıkça OBP'nin de aynı oranda artması öneriliyor. Örneğin, tüm soruları doğru yapan öğrencinin OBP'sinin tamamının, net sayısına oranla belirlenen bir yüzdesinin (yarısını yapanlara %50, dörtte birini yapanlara %25 gibi) eklenmesi, şişirilmiş notların yerleştirme puanına etkisini azaltabilir. Bu tür düzenlemelerle, sınavın gerçek başarıyı ölçen bir değerlendirme aracı olması hedefleniyor. Sınav anında dikkat edilmesi gereken matematik ve fizik gibi derslerde birim dönüşümü hataları, Türkçe'de istisnai durumları unutma veya ana düşünceyi karıştırma gibi yaygın hatalardan kaçınmak ve her ders için süre planlaması yapmak büyük önem taşıyor.