Venezuela'da Yıkıcı Deprem: Türk Şirketinin İnşa Ettiği Konutlar Yerle Bir Oldu
Venezuela, yakın tarihin en yıkıcı doğal afetlerinden biriyle sarsıldı. Ülkede art arda meydana gelen Richter ölçeğine göre 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki büyük deprem, geniş çaplı bir yıkıma neden oldu. Özellikle eski Devlet Başkanı Hugo Chavez döneminde inşa edilen ve binlerce ailenin barındığı toplu konut projelerinde yaşanan felaket, bölgede büyük bir insani krizi tetikledi. Bu konutların önemli bir kısmının, adeta birer karton ev gibi kolayca yıkılması, inşaat kalitesi ve kullanılan malzemeler hakkında ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Proje kapsamında toplamda 196 bloktan oluşan devasa bir yerleşim yeri inşa edildiği belirtiliyor. Ancak depremin ardından yapılan ilk incelemeler ve depremzedelerin tanıklıkları, bu binaların yaklaşık yüzde 80'inin ya tamamen yerle bir olduğunu ya da ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğini ortaya koyuyor. 'Ciudad Chavez' olarak bilinen bu sosyal konut projesindeki yıkımın boyutu, bölgedeki acil yardım çalışmalarını da zorlaştırıyor. Yıkılan binaların enkazı altında kalanların kurtarılması ve evsiz kalan on binlerce insana barınma imkanı sağlanması, Venezuela hükümeti ve uluslararası yardım kuruluşları için en acil görevler arasında yer alıyor.
Depremzedeler, yaşadıkları trajedinin temel nedenlerinden birinin, konutların yapımında kullanılan düşük kaliteli ve dayanıksız malzemeler olduğunu dile getiriyor. Üçüncü kattaki dairesi yıkılan ve enkazdan kurtulan Karolyn Sanchez, binaların taşıyıcı sistemlerinin son derece yetersiz olduğunu ve malzemelerin bu denli büyük bir yükü taşıyacak güçte olmadığını ifade etti. Sanchez, 'Binalar kartondan yapılmış gibiydi. İçlerinde alçıpan ve cam elyafı gibi malzemeler kullanılmış; bunlar bu tür bir yapı için kesinlikle uygun değil' diyerek, kullanılan malzemelerin yetersizliğini vurguladı. Ayrıca, bölgedeki kronik su kesintileri nedeniyle çatıya yerleştirilen tonlarca ağırlıktaki su depolarının ve daire sahiplerinin sonradan yaptığı ağır tadilatların da yapıların taşıyıcı sistemine ek yük bindirdiği yönünde iddialar bulunuyor.
İnşaatı gerçekleştiren Türk müteahhitlik firması Summa ise iddialara karşı savunma mekanizmasını devreye soktu. Firma yetkilileri, projelerin tamamının Venezuela'nın o dönemdeki deprem yönetmeliklerine tam uyum içinde gerçekleştirildiğini belirtti. İnşaat sürecinde betonarme radye temel ile hafif çelik taşıyıcı sistemin bir arada kullanıldığı ve tüm projelerin yerel merciler tarafından onaylanıp denetlendiği kaydedildi. Firmanın açıklamasına göre, zemin etüt çalışmaları yerel firmalar tarafından yapıldı ve meydana gelen depremlerin şiddetinin, binaların tasarımında öngörülenin iki katına kadar çıktığı, bu durumun da yapıların dayanıklılık sınırlarını aştığı öne sürüldü. Firma ayrıca, binaların tesliminden sonra sakinler tarafından yapılan kontrolsüz değişikliklerin ve eklenen ağır tadilatların da yapının genel dayanımını olumsuz etkilemiş olabileceği ihtimaline dikkat çekti. Venezuela'da geçici devlet başkanlığı görevini yürüten Delcy Rodriguez de yapısal kusur iddialarını reddederek, yıkımın büyük ölçüde depremin şiddetinden kaynaklandığını savundu ve çöken binaların çoğunluğunun özel sektör projelerine ait olduğunu belirtti.