Vilnius Büyük Sinagogu'nun Yıkılan Bölümleri Yeniden Gün Yüzüne Çıktı
Dünya

Vilnius Büyük Sinagogu'nun Yıkılan Bölümleri Yeniden Gün Yüzüne Çıktı

2

Litvanya'nın tarihi başkenti Vilnius'ta, geçmişte yaşanan trajediler sonucu yok edilen Vilnius Büyük Sinagogu'nun önemli yapısal kalıntıları ve eşsiz zemin süslemeleri, kapsamlı arkeolojik çalışmalarla yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Bu yılki kazıların merkezinde yer alan bulgular, sinagogun sadece bir ibadethane olmadığını, aynı zamanda yüzyıllar boyunca Yahudi toplumunun kültürel ve sosyal yaşamının kalbi olduğunu gözler önüne seriyor. Elde edilen eserlerin sayısı yedi bini aşarak, bölgenin zengin tarihine ışık tutuyor.

Yıllar önce yakılarak büyük ölçüde hasar gören ve ardından Sovyet döneminde tamamen ortadan kaldırılan Vilnius Büyük Sinagogu'nun gizemli geçmişi, arkeologların titiz çalışmalarıyla aydınlanmaya devam ediyor. Kazı çalışmalarının başında yer alan İsrailli arkeolog Jonas Seligman'ın kişisel bağları da bu araştırmaya ayrı bir anlam katıyor. Seligman'ın ailesinin Litvanya kökenli olması ve soyundan gelen bazı akrabalarının İkinci Dünya Savaşı öncesinde bu kutsal mekanda ibadet etmiş olması, onun için bu projeyi bir 'eve dönüş' olarak nitelendirmesine neden oluyor. Daha önce beş kez Vilnius'ta kazı çalışmalarına katılan Seligman, bu yıl ilk kez sinagogun ana bölümünü kapsayan bu geniş çaplı araştırmaya liderlik etme fırsatı buldu.

17. ve 18. yüzyıllarda inşa edilen ve Doğu Avrupa'daki en önemli Yahudi ibadethanelerinden biri olarak kabul edilen Vilnius Büyük Sinagogu, yaklaşık 35'e 35 metrelik devasa bir alanı kaplıyordu. Dokuz metre yüksekliğindeki görkemli sütunlarıyla dikkat çeken bu yapı, sadece dini törenlerin yapıldığı bir yer olmanın ötesinde, Vilnius Yahudi cemaatinin sosyal ve kültürel yaşamının da merkezi konumundaydı. Kentteki yaklaşık 160 sinagog arasında en prestijli yapı olarak biliniyordu. Ancak İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıcı etkileriyle sinagog önce yakıldı, sonrasında ise Sovyet yönetimince tamamen yıkılarak ortadan kaldırıldı. Uzun yıllar boyunca sinagogun bulunduğu arazi üzerine bir anaokulu inşa edildi. Yaklaşık on yıl önce anaokulunun taşınmasıyla bölgedeki arkeolojik çalışmaların önü açıldı ve geçen yıl eski anaokulu binasının da yıkılmasıyla, toprağın altında yüzyıllardır saklı kalan sinagogun merkezi bölümünün kapsamlı bir şekilde araştırılmasına imkan sağlandı.

2011 yılından bu yana devam eden kazı çalışmalarında bu yıl önemli bir dönüm noktasına ulaşıldı. Arkeologlar, sinagogun merkezi bölümünün geniş bir alanını ilk kez gün yüzüne çıkardı. 'Bimah' olarak adlandırılan ve dua liderinin konuşma yaptığı merkezi platformun etrafındaki iki büyük sütunun temel kalıntıları da tamamen ortaya çıkarıldı. Bu kazılarda daha önce bilinmeyen zemin süslemeleri de keşfedildi. Ortaya çıkarılan zeminin merkezinde, sekiz adet üçgenden oluşan simetrik bir yıldız deseni yer alıyor. Bu yıldızın etrafında ise dairesel motifler ve çeşitli dekoratif öğeler bulunuyor. 17. yüzyıla tarihlenen bu çiçek ve geometrik şekillerden oluşan süslemeler, sinagogun iç mekanının mimari düzenlemesi ve kullanılan estetik anlayış hakkında değerli bilgiler sunuyor. Arkeolog Justinas Račas, bu bulgular sayesinde, ibadet alanları ile cemaatin oturduğu bölümlerin birbirinden nasıl ayrıldığının daha net anlaşılmaya başlandığını belirtti. Kazıların en dikkat çekici yönlerinden biri ise sadece büyük yapısal kalıntıların değil, aynı zamanda sinagogda geçmişte bulunan kişilere ait olabilecek binlerce küçük objenin de gün yüzüne çıkarılması oldu. Bu objeler arasında isim, soyadı ve koltuk numaralarının yazılı olduğu levhalar bulunuyor. Bu küçük parçalar, sinagogda belirli bir yere sahip olan kişilerin kimliklerini ve sosyal statülerini belirleme konusunda araştırmacılara önemli ipuçları veriyor. Buluntular arasında İbranice yazılmış 'Malka Širvint' ifadesinin yer aldığı bir levha da dikkat çekiyor. Araştırmacılar, bu kişinin veya ailesinin Širvintos kasabasıyla bir bağlantısı olabileceğini düşünüyor. Ayrıca, çeşitli Yahudi kuruluşlarının isimlerini taşıyan levhalar, On Emir'i içeren dini metin parçaları, dini bayramlarda kullanılan özel eşyalar, balık servisinde kullanılan bir tabak ve Fısıh Bayramı'na ait özel bir ayin tabağı da kazılarda bulundu. Bugüne kadar tespit edilen arkeolojik buluntu sayısı 7 bini aşmış durumda. Bulunan eserlerin bir kısmı Vilna Gaon Yahudi Müzesi'nde sergilenirken, diğer eserler ise koruma altına alınarak incelenmeye devam ediliyor. Kazıların tamamlanmasının ardından Vilnius Büyük Sinagogu'nun orijinaline sadık kalınarak yeniden inşa edilmesi gibi bir plan bulunmuyor. Bunun yerine, bölgede sinagogun tarihi dokusunu yansıtacak bir müze ve kültür merkezi inşa edilmesi öngörülüyor. Bu projenin temel amacı, ziyaretçilerin Vilnius Büyük Sinagogu'nun günümüze ulaşan temellerini ve arkeolojik kalıntılarını doğrudan görerek tarihi deneyimlemelerini sağlamak. Bu yılki yaklaşık bir aylık kazı çalışmasının ana bölümü tamamlanmış olsa da, son incelemelerin ve buluntuların değerlendirilmesinin eylül ayına kadar sürmesi bekleniyor. Toprağın altında saklı kalan bu kalıntıların ve binlerce küçük objenin detaylı incelenmesi, Vilnius'un Yahudi tarihi ve kültürü hakkında yeni ve önemli bilgiler ortaya çıkaracaktır.

Paylaş

İlgili Haberler