Vücudu Yaşlandıran Şekerin Etkileri ve Azaltma Yolları Açıklandı
Sağlık

Vücudu Yaşlandıran Şekerin Etkileri ve Azaltma Yolları Açıklandı

3

Vücudumuzda proteinlere bağlanarak erken yaşlanmaya neden olan şekerin zararlı etkileri ve bu hasarı azaltma, hatta geri döndürme yolları merak konusu. Biyokimya alanında uzman Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı ve uzun yaşamın (longevity) sırlarını paylaşmaya devam ediyor. Son olarak SÖZCÜ TV'de katıldığı bir programda, şeker tüketiminin cilt başta olmak üzere vücutta meydana getirdiği hasarı ve bu olumsuz etkileri nasıl tersine çevirebileceğimizi anlattı.

Kan şekerinin kontrolsüz bir şekilde yükselmesi, başta obezite ve diyabet olmak üzere Alzheimer gibi ciddi sağlık sorunlarının temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlar, yüksek karbonhidratlı beslenme, sürekli oturma alışkanlığı, gece geç saatlerde yemek yeme ve sağlıksız gıda tercihleri gibi faktörlerin kan şekerinin dengesizliğine yol açtığını belirtiyor. Kontrolsüz yükselen şeker, vücutta biriktiği yerlerde ciddi hasarlara yol açıyor. Bu birikimler, yaşlanma sürecini hızlandırarak ciltte sarkmalar, eklem rahatsızlıkları ve damar sertliği gibi sorunları tetikliyor. Vücudun kendi kendini yenileme mekanizmalarının, bu şekerlenmiş proteinleri vücuttan atma konusunda zorlandığı ifade ediliyor.

Son dönemde yapılan bilimsel araştırmalar, şekerlenmiş proteinlerin vücuttaki zararlı etkilerini azaltmaya yönelik umut verici bulgular ortaya koyuyor. Özellikle yapay zeka destekli analizler sayesinde, vücudun kendi enzimlerinin yok edemediği bu hasarlı proteinlerin temizlenmesi için yeni yöntemler keşfediliyor. Yapılan bir çalışmada, ileri yaştaki bir bireyin damar dokusunun, uygulanan özel yöntemlerle çok daha genç bir yaşa denk bir duruma getirildiği gözlemlendi. Bu başarı, vücudun tanımadığı ve işleyemediği şekerlenmiş proteinleri hedef alabilen sentetik enzimlerin geliştirilmesiyle mümkün oluyor. Bu enzimler, hasarlı proteinlere bağlanarak onları vücuttan uzaklaştırabiliyor, bu sayede cilt ve damar sağlığında iyileşmeler sağlanabiliyor.

Kan şekerinin vücuttaki etkilerini takip etmek için düzenli kontroller büyük önem taşıyor. Özellikle son üç aylık ortalama kan şekeri değerini gösteren Hemoglobin A1c (HbA1c) seviyesinin yükselmesi, ciddi bir uyarı işareti olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, HbA1c değerinin artışının, vücutta şekerin proteinlere yapışmaya başladığının bir göstergesi olduğunu vurguluyor. Şekerin en çok yapıştığı yerler arasında hemoglobin proteini, damar duvarlarındaki proteinler ve ciltteki kolajen gibi bağ dokuları bulunuyor. Glikozilasyon olarak adlandırılan bu süreç, ilerlediğinde geri döndürülmesi zor hasarlara yol açabiliyor. Ancak son araştırmalar, bu sürecin yavaşlatılabileceğini ve hatta belirli durumlarda geri çevrilebileceğini gösteriyor.

Glikozilasyon sürecinin olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik iki önemli besin takviyesi öne çıkıyor. Bunlardan ilki, B1 vitamini olarak da bilinen tiaminin özel bir formu olan benfotiamin. Benfotiamin, vücudun gelişmiş glikasyon son ürünleri (AGE'ler) ile başa çıkmasına yardımcı oluyor ve proteinlerin sertleşmesini önleyerek hasarı geri döndürme potansiyeli taşıyor. İkinci önemli içerik ise karnozin. Karnozin, özellikle cilt ve eklemlerde şekere bağlı gelişen hasarın giderilmesinde etkili olduğu düşünülen özel bir molekül. Bu iki maddeyi yüksek dozda bir araya getirerek oluşturulan ve 'Tiakarnosin' adı verilen bir formülün, şekerin dokularda yol açtığı hasarı yavaşlatabileceği belirtiliyor. Bu takviyeler, yapay zeka ile bulunan enzimlerin yaygınlaşmasına kadar vücudun kendi imkanlarıyla şekerin zararlı etkileriyle mücadele etmesine destek oluyor.

İnsülinin temel görevi, kan şekerini dengelemek ve fazla şekerin enerjiye dönüştürülmesini sağlamaktır. Ancak insülinin yetersizliği veya direnci durumunda, vücut fazla şekeri etkili bir şekilde kullanamaz. Bu durum, şekerin sadece yağ olarak depolanması yerine, vücudun farklı bölgelerindeki proteinlere yapışarak hasara yol açmasına neden olur. Diyabet hastalarında görülen ayak yaralarının iyileşmemesi, damar sertliği, katarakt gibi sorunlar, bağ dokularındaki proteinlerin şekerlenme sonucu sertleşmesiyle doğrudan ilişkilidir. Cilt yapısını oluşturan kolajen ve elastin gibi proteinlerin şekerlenme nedeniyle tanınmaz hale gelmesi, vücudun doğal onarım mekanizmalarını devre dışı bırakır. Bu nedenle, uzun yaşam ve genel sağlık için kan şekerinin sürekli olarak dengeli seviyelerde tutulması, ani yükselişlerden kaçınılması büyük önem taşımaktadır.

Paylaş

İlgili Haberler