Yapay Zeka Teknolojisi Jeopolitik Riskleri Dengeliyor, Piyasalar Yükselişte
Küresel finans piyasaları, haftanın ilk işlem gününde yapay zeka (YZ) teknolojilerindeki hızlı ilerlemenin jeopolitik riskleri dengelemesiyle birlikte genel olarak yükseliş eğilimini sürdürdü. Özellikle teknoloji ve yapay zeka odaklı şirketlerde gözlenen güçlü değer artışları, yatırımcıların risk iştahını artırarak piyasalardaki olumlu havayı destekledi. Geçtiğimiz hafta, ABD ve İran arasında bir anlaşmaya varılacağına dair umutlar piyasalarda iyimser bir atmosfer yaratmıştı. Bu iyimserlik, teknoloji devlerinin hisse senetlerindeki sert yükselişlerle birleşerek piyasalara ivme kazandırdı.
Geçtiğimiz hafta Axios tarafından yayınlanan bir habere göre, ABD ve İranlı temsilcilerin, ateşkesin uzatılması ve İran'ın nükleer faaliyetleri konusundaki müzakerelerin yeniden başlatılması amacıyla 60 günlük bir mutabakat metni üzerinde anlaştığı belirtilmişti. Bu anlaşmanın nihai onayının ABD Başkanı Donald Trump tarafından henüz verilmemiş olsa da, metnin imzalanması durumunda Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir kısıtlamaya uğramadan kullanıma açılacağı ve ABD'nin İran limanlarına uyguladığı deniz ambargosunun kaldırılacağı öngörülüyordu. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de yaptığı açıklamalarda, İran ile devam eden müzakerelerde nükleer programla ilgili bazı anlaşmazlıkların sürdüğünü ancak tarafların bir çözüme oldukça yakın olduğunu ifade etti. Bu gelişmeler, yeni haftada küresel piyasalarda yapay zeka odaklı rallinin jeopolitik endişeleri ikinci plana iterek pozitif bir seyir izlemesine zemin hazırladı.
Diğer yandan, uluslararası ticaret ve ekonomik işbirliği alanında da önemli gelişmeler yaşanıyor. ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), ABD-Meksika-Kanada Anlaşması (USMCA) kapsamında gerçekleştirilen Ortak Gözden Geçirme sürecindeki ilk ikili görüşmelerin tamamlandığını duyurdu. Bu ilk tur müzakerelerde, özellikle otomotiv sektöründeki menşe kuralları, çelik ve alüminyum gibi kritik hammaddelerin kaynakları ile ekonomik güvenliği ilgilendiren öncelikli konular ele alındı. Bu gelişmeler, küresel tedarik zincirleri ve ticaret akışları açısından önemli ipuçları barındırıyor. Eş zamanlı olarak, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) gibi önde gelen küresel kurumların başkanları, Orta Doğu'da yaşanan çatışmaların küresel ekonomi, enerji piyasaları ve uluslararası ticaret üzerindeki potansiyel etkilerine dair ciddi uyarılarda bulundular. Bu kurumlar tarafından yapılan ortak açıklamada, gemi trafiğinde yaşanan aksaklıkların devam etmesi halinde, küresel petrol stoklarının hızla azalmaya devam edeceği ve bunun da özellikle Kuzey Yarım Küre'de yaz aylarındaki yüksek petrol talebi öncesinde enerji güvenliği, piyasa istikrarı ve genel ekonomik dayanıklılık açısından giderek artan riskler oluşturacağı vurgulandı.
Yatırımcılar nezdinde bir yandan anlaşma umutları canlı tutulurken, diğer yandan sürecin karmaşıklığı ve belirsizlikler kafa karışıklığına neden olmaya devam ediyor. Bu durum, piyasalarda temkinli bir iyimserliğin hakim olmasına yol açıyor. Bu haftanın en kritik ekonomik verilerinden biri olarak öne çıkan ABD'den gelecek tarım dışı istihdam verileri, Cuma günü açıklanacak. Bu verinin, ABD işgücü piyasasının mevcut durumunu detaylı bir şekilde ortaya koyması ve yapay zeka teknolojilerinin iş gücü piyasasında yarattığı dönüşümlerin hangi sektörlerde daha belirgin hale geldiğine dair önemli göstergeler sunması bekleniyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik iyimserliğin zedelenmesi, petrol fiyatlarında yeniden bir yükseliş eğilimini tetikledi. Brent petrolün varil fiyatı, haftanın ilk işlem gününde %1,3 oranında bir artış kaydederek 92,6 dolar seviyesine ulaştı. Petrol fiyatlarındaki bu artışın tetiklediği enflasyonist baskılar, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin 3 baz puanlık bir artışla %4,47 seviyesine yükselmesine neden oldu. Dolar endeksi ise %0,1'lik bir artışla 99 puana çıkarken, altının ons fiyatı %0,7'lik bir düşüşle 4.510 dolar seviyesinden işlem gördü. New York borsası ise bu gelişmeler paralelinde haftaya pozitif bir başlangıç yaptı. Kurumsal tarafta, Dell Technologies'in güçlü gelir artışı bildirmesi ve yılsonu gelir beklentilerini yukarı yönlü revize etmesi, şirketin hisselerinde %33'lük bir yükselişe yol açtı. Bu olumlu gelişmelerin etkisiyle, Cuma günü Dow Jones endeksi %0,72, S&P 500 endeksi %0,22 ve Nasdaq endeksi %0,21 oranında değer kazandı. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne pozitif bir başlangıçla girdi.
Avrupa borsalarında ise küresel gelişmelerin yanı sıra önemli makroekonomik verilerin etkisiyle karışık bir seyir gözlemlendi. Fransa'nın Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) ilk çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %0,1 oranında azaldı. Almanya'da mayıs ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) beklentilerin aksine aylık bazda %0,2 oranında düşüş gösterirken, yıllık artış %2,6 ile beklentilerin altında kaldı. Bu veriler, Avrupa ekonomisinde enflasyonist baskıların seyrine ilişkin farklı sinyaller verdi. Almanya Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Avrupa Birliği'nin (AB) en büyük altı ekonomisinin, sermaye piyasalarındaki entegrasyonu ve işbirliğini derinleştirmek amacıyla ortak bir tutum belirleme konusunda anlaştığı bildirildi. Bu gelişmeler ışığında, Almanya DAX 40 endeksi %0,05 ve İtalya FTSE MIB 30 endeksi %0,42 oranında değer kazanırken, İngiltere FTSE 100 endeksi %0,16 ve Fransa CAC 40 endeksi %0,07 oranında düşüş kaydetti. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne negatif bir başlangıçla girdi.
Asya piyasaları, Çin hariç olmak üzere genel olarak pozitif bir eğilim sergiledi. New York borsasındaki olumlu havanın etkisiyle Asya borsaları da haftaya yükselişle başladı. Nvidia'nın Kurucusu ve Üst Yöneticisi Jensen Huang'ın Güney Kore'yi ziyaret ederek ülkenin önde gelen teknoloji liderleriyle görüşeceği yönündeki haber akışı, Güney Kore borsasında sert yükselişlere neden oldu. Özellikle LG'nin hisseleri %30'a yakın bir artış gösterdi. Bu durum, yapay zeka ve teknoloji sektöründeki küresel ilgiyi ve yatırımları gözler önüne serdi. Öte yandan, Çin'de mayıs ayına ilişkin imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,2'den 51,8'e gerilemesi, ülkede pay piyasalarında satış ağırlıklı bir seyir izlenmesine neden oldu. Bu veriler, Çin ekonomisindeki toparlanma hızına ilişkin soru işaretleri yarattı. Bu gelişmeler sonucunda, Güney Kore Kospi endeksi %4,5, Hong Kong Hang Seng endeksi %0,9 ve Japonya Nikkei 225 endeksi %0,8 oranında değer kazanırken, Çin Şanghay Bileşik Endeksi %0,1 oranında geriledi. Güney Kore Kospi endeksi 8.874,16 puanla ve Japonya Nikkei 225 endeksi 67.231,28 puanla rekor seviyelere ulaştı.
Borsa İstanbul ise Kurban Bayramı tatili öncesindeki haftayı düşüşle tamamladı. Salı günü satış ağırlıklı bir seyir izleyen BIST 100 endeksi, günü %1,64 oranında değer kaybederek 13.662,75 puandan kapattı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat da salı günkü normal seansı %2,6'lık bir düşüşle tamamladı. Kurban Bayramı tatili nedeniyle geçen hafta Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri borsada işlem yapılmadı. Bu arada, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul AŞ pay piyasalarında uygulanan açığa satış işlemlerinin yasaklanmasına yönelik tedbir ve uygulamaların 12 Haziran seans sonuna kadar uzatılmasına karar verdi. Dolar/TL kuru ise Cuma gününü %0,1'lik bir azalışla 45,8483 seviyesinden tamamlarken, bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının %0,1 üzerinde 45,9150'den işlem gördü. Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak büyüme verileri ve imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin yanı sıra, yurt dışında ABD ve Avrupa'dan gelecek imalat sanayi PMI verileri, ABD ISM imalat sanayi PMI, inşaat harcamaları ve Avro Bölgesi işsizlik oranının yakından takip edileceğini belirttiler. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.600 ve 13.500 puan seviyelerinin destek, 13.700 ve 13.800 puan seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu kaydettiler. AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, Türkiye'nin birinci çeyrek GSYH'sinin yıllık bazda %2,7 oranında artacağını tahmin ediyorlar. Ayrıca, ekonomistlerin 2027 yılı sonu için büyüme tahminlerinin medyanı %4,50 olarak açıklandı. Bu hafta piyasalarda takip edilecek önemli veriler arasında; Türkiye'den birinci çeyrek GSYH ve mayıs ayı imalat sanayi PMI, Almanya'dan mayıs ayı imalat sanayi PMI, Avro Bölgesi'nden mayıs ayı imalat sanayi PMI ve nisan ayı işsizlik oranı, İngiltere'den mayıs ayı imalat sanayi PMI, ABD'den mayıs ayı ISM imalat sanayi PMI, mayıs ayı imalat sanayi PMI ve nisan ayı inşaat harcamaları verileri yer alıyor.