Yargı Paketi Resmi Gazete'de: IBAN Kullanımından Duruşma Sürelerine Önemli Değişiklikler
Adalet sisteminde köklü değişiklikler getiren 12. Yargı Paketi, Resmi Gazete'de yayımlanarak resmiyet kazandı ve yürürlüğe girdi. Kamuoyunda 'IBAN mağdurları' olarak bilinen kişilere yönelik ceza indirimleri ve yargılama süreçlerini hızlandırmayı hedefleyen bu yeni düzenlemeler, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) gibi kritik uygulamaların şartlarını da yeniden şekillendirdi. Yargının daha etkin ve verimli işlemesine yönelik hazırlanan kanun, vatandaşların adalet arayışını kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Yeni kanuni düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri, banka hesap bilgilerini, özellikle IBAN'ını başkalarına kullandıran kişilerle ilgili getirilen ceza indirimi oldu. Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişiklikle, dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlarında, sadece ödeme aracı olarak kullanılan bilgileri (banka hesabı, kredi kartı numarası, kripto varlık hesabı gibi) başkasına verme eylemi gerçekleştiren sanıkların cezaları yarı oranında azaltılacak. Bu düzenleme, özellikle bu tür bilgileri farkında olmadan veya baskı altında paylaşan kişilere yönelik daha adil bir yaklaşım sergilenmesini hedefliyor. Öte yandan, mevcut davalar ve infaz süreçleri için de özel geçiş hükümleri getirildi. Kanun yürürlüğe girmeden önce dolandırıcılık suçlarından hüküm giymiş ve dosyaları temyiz aşamasında olan sanıklar için, mahkemeler bozma kararı vererek dosyaları yeniden ilk derece mahkemelerine gönderebilecek.
İnfazı devam eden hükümlüler açısından ise etkin pişmanlık mekanizması güçlendirildi. Mahkemenin tebligatından itibaren altı ay içinde mağdurun uğradığı zararı tamamen karşılayan hükümlüler, Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan etkin pişmanlık indiriminden faydalanabilecek; bu indirim, cezanın yarısına kadar düşebiliyor. Ancak, zararın giderilmesine kadar infazın ertelenmesi gibi bir durum söz konusu olmayacak. Ayrıca, sözleşmelerde açıkça belirtilmeyen ödemelerdeki faiz hesaplama yöntemi de değişti. Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da yapılan düzenlemeyle, miktarı sözleşmeyle belirlenmemiş faizler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bir önceki yılın 31 Aralık tarihindeki reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden hesaplanacak. Eğer 30 Haziran tarihindeki oran ile bir önceki yılın sonundaki oran arasında beş puan veya daha fazla bir fark oluşursa, yılın ikinci yarısı için hesaplamalarda 30 Haziran'daki oranın yüzde 80'i esas alınacak.
Hakim ve savcı yardımcılarının mesleki gelişimini destekleyecek yeni bir eğitim modeli de hayata geçirildi. Hakimler ve Savcılar Kanunu'ndaki güncellemeyle, adli ve idari yargı yardımcılarına Anayasa hukuku, insan hakları, ceza hukuku, özel hukuk ve duruşma yönetimi gibi geniş bir yelpazede kapsamlı eğitimler verilecek. Bu eğitimlerin başarısı yazılı ve sözlü sınavlarla ölçülecek. Ayrıca, hukuki olarak çözümü mümkün olan konularda gereksiz yere bilirkişiye başvuran hakim ve savcılara uyarma cezası verilebilecek. Genetik inceleme sonuçlarının saklanması ve imhası konusunda da önemli değişiklikler yapıldı. Bu tür veriler, kişisel bilgileri ayrıştırılarak özel bir sisteme kaydedilecek. Beraat, kovuşturmaya yer olmadığı veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının kesinleşmesiyle bu veriler derhal imha edilecek. Diğer durumlarda ise kesinleşmeden itibaren 20 yıl geçtikten sonra Cumhuriyet savcısı nezaretinde yok edilerek kayıt altına alınacak. Haklı gerekçeleri olan bireyler, verilerinin silinmesi için mahkemeye başvurma hakkına sahip olacak.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) şartları yeniden düzenlendi. Sanığa verilen cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması durumunda mahkeme HAGB kararı verebilecek. Ancak bunun için sanığın daha önce kasten işlenmiş bir suçtan dolayı mahkumiyetinin bulunmaması ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmiş olması gerekecek. HAGB kararı sonrasında sanık beş yıl boyunca denetim altında tutulacak ve bu süre zarfında HAGB kararı ertelenemeyecek veya başka yaptırımlara çevrilemeyecek. Ancak, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevi gereği işlediği ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında 'kötü muamele' olarak değerlendirilebilecek suçlar için HAGB hükümleri uygulanmayacak. Duruşmalar arasındaki süreye de bir üst sınır getirildi. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki değişikliğe göre, duruşmalar arasındaki bekleme süresi üç ayı geçemeyecek. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim, gerekçe göstermek kaydıyla bu süreyi uzatabilecek. Bu hüküm, kanunun yayımından üç ay sonra yürürlüğe girecek.
Tazminat hesaplamalarında kanuni faizin başlangıç tarihlerinde de değişiklikler yapıldı. Türk Borçlar Kanunu'na eklenen düzenlemeyle, çalışma gücü kaybı veya destekten yoksun kalma tazminatlarında, kazancın bilindiği dönemlere ait tazminatlara haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren; kazancın bilinemediği dönemlere ait tazminatlara ise mahkemenin karar verdiği tarihten itibaren kanuni faiz işletilecek. Son olarak, Danıştay'ın yapılanmasına ilişkin süre uzatımı da kanun kapsamına alındı. Danıştay Kanunu gereği daire sayısının on'a düşürülmesi için verilen süre olan 23 Temmuz 2026, dört yıl uzatılarak 23 Temmuz 2030 tarihine ertelendi. Bu süreçte boşalan her iki üyelik için bir üye seçilmesi uygulaması da 2030 yılına kadar askıya alındı.