Yeni Anayasa İçin Takvim Belirlendi: 29. Dönem Hedefleniyor
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Türkiye'nin mevcut anayasal düzenini sert bir dille eleştirerek, ülkenin geleceği için yeni ve sivil bir anayasanın kaçınılmaz olduğunu yineledi. Mevcut 1982 Anayasası'nı 'yamalı bohça' olarak nitelendiren Uçum, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde, ülkenin demokratikleşme ve ilerleme hedeflerine ulaşabilmesi için kapsamlı bir anayasa değişikliğinin şart olduğunu belirtti. Bu yeni anayasanın, toplumun tüm kesimlerini kucaklayan, daha kapsayıcı ve özgürlükçü bir çerçeve sunması gerektiğini savundu.
Mehmet Uçum, mevcut anayasanın kökenlerinin darbe dönemine dayandığını ve bu nedenle vesayetçi bir ruh taşıdığını ifade etti. Bu durumun, anayasanın sivil ve özgürlükçü niteliklerden uzaklaştığını gösterdiğini söyledi. Uçum'un değerlendirmelerine göre, anayasanın yaklaşık üçte ikisinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala darbe dönemi izlerini taşıdığı ve bu durumun ülkenin çağdaşlaşma çabalarını sekteye uğrattığı belirtildi. Mevcut anayasanın, milletin değerlerine ve beklentilerine uygun olmadığını vurgulayan Uçum, yeni anayasa yapma gerekliliğinin sadece bir tercih değil, aynı zamanda bir zorunluluk olduğunu sözlerine ekledi.
Yeni anayasa hazırlıklarının zamanlaması konusunda da açıklamalarda bulunan Uçum, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 28. yasama döneminde bu konunun gündeme gelebileceğini ancak sürecin tam olarak olgunlaşması ve gerekli fikri çalışmaların tamamlanması için bir sonraki dönemin, yani 29. dönemin daha gerçekçi bir hedef olduğunu dile getirdi. Uçum, zaman yönetimi ve anayasa ile ilgili konuların detaylı bir şekilde ele alınması gerekliliğinin altını çizerek, TBMM'nin 29. döneminde yeni anayasanın hayata geçirilmesinin daha ulaşılabilir bir amaç olduğunu ifade etti.
Yeni anayasa sürecinde belirlenecek 'kırmızı çizgiler' konusunda da net bir duruş sergileyen Uçum, bazı temel ilkelerden taviz verilmeyeceğini belirtti. Bu kırmızı çizgiler arasında Türk milletinin varlığı, Türk vatandaşlığı, resmi dil ve eğitim dili olarak Türkçe, cumhuriyetin nitelikleri, üniter devlet yapısı, laiklik ilkesi ve demokratik hukuk devleti prensibinin yer aldığını açıkladı. Bu konularda istismar siyasetine veya süreci baltalamaya yönelik çarpıtmalara asla izin verilmeyeceğini vurguladı. Ayrıca, halkın iradesini temsil eden yüzde 50+1 kuralının ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin temel unsurlarından olan etkili iki oy hakkının da halkın iradesiyle değiştirilemeyeceğini sözlerine ekledi. Yeni anayasanın TBMM'de kabul edildikten sonra halk oylamasına sunulacağını ve yüksek bir çoğunlukla onaylanacağına inandığını belirtti.