Yeni Dönem: Bankacılık Sektöründe TL'ye Geçiş ve Mevduat Politikaları Şekilleniyor
Ekonomi

Yeni Dönem: Bankacılık Sektöründe TL'ye Geçiş ve Mevduat Politikaları Şekilleniyor

44

Ekonomi yönetimi, Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde Türk lirası mevduatın payını artırmaya ve yabancı para mevduatın cazibesini düşürmeye yönelik stratejilerini sürdürüyor. Bu politikaların temel amacı, cari işlemler dengesini sağlamak ve sürdürülebilir bir büyüme patikası izlemek olarak belirlenmiş durumda. Bu doğrultuda, yatırım ve ihracat odaklı faaliyetlerde finansmana erişim koşullarının iyileştirilmesi hedefleniyor.

2026 yılı, küresel belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin uluslararası finans piyasalarında dalgalanmalara neden olduğu bir yıl olarak kayıtlara geçti. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından uygulanan makroihtiyati tedbirler, enflasyonla mücadele kapsamında Türk lirasına geçişi teşvik ederken, kredi büyümesinin de enflasyonist baskılarla uyumlu seviyelerde tutulması amaçlandı. Yılın başlarında yabancı para kredilere getirilen büyüme sınırlarının sıkılaştırılması ve tüketici kredili mevduat hesapları (KMH) için de benzer kısıtlamaların devreye alınması bu adımların başında yer aldı. Mart ayında kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında istisnaların kapsamı daraltılırken, Mayıs sonunda ise bireysel ihtiyaç ve taşıt kredileri, KMH limitleri ve Türk lirası ticari krediler için büyüme sınırları daha da aşağı çekildi.

Bu sıkılaşma politikalarının bir sonucu olarak, yabancı para ticari kredi artışı, kur etkisinden arındırıldığında 28 Ağustos itibarıyla yıllık bazda yüzde 11,2 seviyesine geriledi. Ocak ayında TL cinsinden yurt dışı repo işlemlerinden elde edilen fonlar ve yurt dışından sağlanan krediler için uygulanan zorunlu karşılık oranlarında da artışa gidildi. Program dönemi boyunca kredi faiz oranları, TCMB'nin politika faizindeki değişimlerle paralel bir seyir izledi. Fonlama maliyetlerindeki artışlar, hem kurumsal hem de bireysel kredilere yansıdı. Yabancı para kredi kullanımındaki kısıtlamalar, ticari kredi kompozisyonunu Türk lirası lehine dönüştürdü. Finansal koşulların sıkılaşmasıyla birlikte reel sektörün borçluluk düzeyi ve finansal kaldıraç oranları tarihi ortalamaların altına inerken, büyük ölçekli firmalar yabancı para kredileri daha yoğun kullandı.

Makroihtiyati düzenlemeler, hanehalkı borçluluğunu da dengeleyici bir rol üstlendi. Bireysel kredi kartı harcamaları ve KMH büyümesinde bir yavaşlama gözlemlendi. Hanehalklarının varlık tercihlerinde Türk lirası mevduat öne çıkarken, değerli maden fiyatlarındaki sert yükselişler, yabancı para mevduat hesaplarında kıymetli madenlere dayalı ürünlerin payını artırdı. Temmuz 2026 itibarıyla bankacılık sektörünün takibe dönüşüm oranı, bir önceki yıla göre 2,2'den 2,9'a yükselmesine rağmen, bu oran hala sektörün tarihi ortalamasının altında seyrediyor. Bu artışta KOBİ kredileri, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı alacaklarındaki büyüme etkili oldu. Ocak 2026'dan itibaren kredi kartları ve ihtiyaç kredilerine yönelik yeniden yapılandırma imkanları sunulması, takipteki alacaklar için ayrılan yüksek karşılık oranları ve bankaların güçlü sermaye yapıları sayesinde finansal istikrara yönelik riskler sınırlı kaldı.

Bankacılık sektörünün istikrarlı karlılık yapısı, sermaye yeterliliğinin korunmasında kilit rol oynamaya devam etti. Sermaye Yeterliliği Rasyosu (SYR) hesaplamasında kullanılan geçici esneklikler 2026 yılı itibarıyla kaldırıldı. Aralık 2025'te yüzde 19,7 olan sektör SYR'si, bu düzenlemelerin ardından Ocak 2026'da yüzde 16,8'e, Temmuz 2026'da ise yüzde 16,6'ya geriledi. Buna rağmen, bu oranlar Basel kriterlerine göre belirlenen yüzde 8'lik yasal alt sınırın ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) yüzde 12'lik hedef oranının belirgin şekilde üzerinde seyrediyor.

Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından çıkış stratejisi kapsamında, 23 Ağustos 2025'ten itibaren gerçek kişiler için yeni hesap açma ve mevcut hesapları yenileme işlemleri durduruldu. Bu kararın ardından 9,6 milyar dolar seviyesinde bulunan gerçek kişi KKM bakiyesi, Ağustos 2026'da tamamen ortadan kalktı. Tüzel kişiler için de 15 Şubat 2025'te benzer kısıtlamalar getirildi ve bu hesapların bakiyesi de 2025 yılı ağustos ayındaki 200 milyon dolarlık seviyesinden Aralık 2025'e kadar sıfırlandı. Ağustos 2023'te toplam mevduatın yüzde 26,2'sine ulaşan KKM'nin tasfiyesiyle birlikte, Türk lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payı 28 Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 61,5'e yükseldi.

Yeni Orta Vadeli Program (OVP), Türk lirası cinsinden yatırım araçlarını daha fazla teşvik etmeyi amaçlıyor. Para politikası, kredi büyümesini kontrol altında tutarak bu hedefe hizmet edecek. Yatırım ve ihracat odaklı sektörlerde finansman koşulları daha elverişli hale getirilecek. Yabancı para mevduatın çekiciliğini azaltma, Türk lirası mevduatın payını ve vadesini uzatma politikaları kararlılıkla sürdürülecek. Bu adımlarla cari işlemler dengesinin iyileştirilmesi ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi hedefleniyor.

İç talebi dengelemek, enflasyon beklentilerini sabit tutmak ve cari işlemler açığını daraltmak amacıyla bireysel krediler ile hedefli olmayan ticari kredilerde para politikası duruşunu destekleyici uygulamalar devam edecek. Finansal sektördeki düzenlemeler, uluslararası standartlara uyum ve sektördeki yenilikler dikkate alınarak güncellenecek. Basel III Final (Basel IV) düzenlemelerine uyum çerçevesinde, Avrupa Birliği mevzuatı da göz önünde bulundurularak bankaların kamuya açıklama yükümlülüklerine dair mevzuatta gerekli düzenlemeler yapılacak. Tasarruf finansman şirketlerinin faaliyetlerinin sağlıklı yürütülmesi, dengeli büyümesi ve müşteri menfaatlerinin korunması için yeni düzenlemeler hayata geçirilecek. Düzenlemelerin basitleştirilmesi çalışmalarıyla finansal sektörün aracılık faaliyetlerinin etkinliği artırılacak. Uluslararası iyi uygulamalar doğrultusunda bankaların kurumsal yönetim ilkeleri, iç sistemleri ve içsel sermaye değerlendirme süreçlerine ilişkin mevzuatta değişiklikler yapılacak. Kalkınma bankacılığının yeniden yapılanması ve etkinliğinin artırılması amacıyla yasal altyapı ve organizasyonel yapı güçlendirilecek.

Paylaş

İlgili Haberler