Yıllık İzinlerin Parçalı Kullanımı: Kıdem Tazminatı Kararını Değiştiren Yargıtay İçtihadı
Ekonomi

Yıllık İzinlerin Parçalı Kullanımı: Kıdem Tazminatı Kararını Değiştiren Yargıtay İçtihadı

11

Yargıtay'ın yakın zamanda aldığı emsal niteliğindeki bir karar, iş hukukunda önemli bir tartışma konusunu aydınlattı: Yıllık izinlerin parçalı kullanımı ve bunun kıdem tazminatı hakkı üzerindeki etkileri. İşçinin kendi talebi ve onayıyla, on günden kısa süreli olarak kullandığı yıllık izinler, artık tek başına iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi için yeterli bir sebep olarak kabul edilmeyecek. Bu yeni içtihat, çalışma hayatındaki mevcut dengeleri yeniden şekillendirecek nitelikte.

Yüksek Mahkeme, çalışma dünyasında sıklıkla uyuşmazlıklara yol açan yıllık izinlerin bölünerek kullanılması meselesine dair kritik bir içtihat geliştirdi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2026/1495 esas numaralı kararı, işçinin kendi isteği ve onayıyla on günden az sürelerle aldığı izinlerin, işverene karşı tek taraflı ve haklı bir fesih hakkı doğurmayacağını net bir şekilde ortaya koydu. Bu karar, işçilerin yıllık izinlerini kullanma biçimlerine ve bu durumun olası hukuki sonuçlarına dair önemli bir rehber niteliği taşıyor.

Bu önemli karara konu olan olayda, bir gümrük müşavir yardımcısı, yoğun iş temposu nedeniyle yıllık izinlerinin tamamını tek seferde kullanamadığını ve izinlerinin genellikle altışar günlük dilimler halinde kendisine kullandırıldığını iddia etti. Çalışan, kullanmadığı 68 günlük izin hakkının da kendisine ödenmediğini öne sürerek, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ve birikmiş diğer tüm alacaklarının tahsil edilmesi talebiyle mahkemenin yolunu tuttu. Yerel mahkeme, başlangıçta işçinin bu talebini haklı buldu. Sunulan delilleri inceleyen mahkeme, işçinin toplam 130 günlük izin hakkının 48 gününü kullandığını tespit etti. İzinlerin, yasal mevzuata uygun olarak kesintisiz şekilde kullandırılmadığı kanaatine varan ilk derece mahkemesi, feshin haklı olduğuna hükmederek kıdem tazminatının yanı sıra kullanılmayan 82 günlük izin ücretinin de ödenmesine karar verdi.

Ancak, yerel mahkemenin bu kararı temyiz edildi ve dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi. Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin kararını bozarak farklı bir bakış açısı sundu. İş Kanunu'nun 56. maddesinde yer alan 'bölünen izinlerden en az birinin on gün olması gerektiği' hükmüne atıfta bulunan Yargıtay, somut olayda kısa süreli kullanılan izinlerin tamamen çalışanın kendi talebi ve rızasıyla gerçekleştiğini vurguladı. Yargıtay, çalışanın, uzun süreli izin talebinin işveren tarafından reddedildiğini veya baskı yoluyla kısaltıldığını ispatlayamadığına dikkat çekti. Bu çerçevede, kendi isteğiyle kısa süreli izin kullanan bir işçinin, bu durumu gerekçe göstererek gerçekleştirdiği fesih işleminin haksız olduğuna ve dolayısıyla kıdem tazminatı ödenmesine gerek olmadığına karar verdi. Bu karar, işçilerin izin taleplerini ve kullanımlarını belgelendirmeleri gerektiği konusunda da önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

Paylaş

İlgili Haberler