Zeytinyağı Skandalı: Her 10 Üründen 1'i Hileli Çıktı
Avrupa genelinde gerçekleştirilen titiz laboratuvar incelemeleri, yüksek kaliteli sızma zeytinyağlarının içine ucuz bitkisel yağların, sentetik renklendiricilerin ve yapay tatlandırıcıların karıştırıldığına dair endişe verici bir tabloyu gün yüzüne çıkardı. Almanya'nın Stuttgart şehrinde faaliyet gösteren Kimyasal ve Veterinerlik İnceleme Dairesi (CVUA) tarafından yürütülen kapsamlı denetimler, zeytinyağı sektöründeki bu rahatsız edici gerçeği gözler önüne serdi. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan ve sonuçları geçtiğimiz nisan ayında kamuoyu ile paylaşılan araştırmada, piyasada en üst kalite kategorisi olan "Natürel Sızma" ibaresiyle piyasaya sürülen yüzlerce ürün detaylı bir şekilde incelendi.
Yapılan analizler sonucunda, toplamda 534 numunenin değerlendirildiği ve bunların 473'ünü oluşturan sızma zeytinyağlarında, geçmiş yıllarda yüzde 2 ila 3 civarında seyreden tağşiş (ürünlere yabancı madde karıştırma) oranının, bu yıl ürkütücü bir sıçramayla yüzde 11'e ulaştığı tespit edildi. Bu rakamlar, tüketicilerin raflardan aldığı her 10 sızma zeytinyağından yaklaşık birinin aslında saf zeytinyağı olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Bu durum, tüketicilerin sağlığı ve piyasa güvenilirliği açısından ciddi soru işaretleri barındırıyor.
Laboratuvar testleri, üreticilerin üretim maliyetlerini düşürmek amacıyla zeytinyağlarına rafine edilmiş veya kalitesi bozulmuş ayçiçek yağı gibi daha ucuz alternatifleri eklediğini kesin olarak kanıtladı. Ürüne gerçekçi bir görünüm ve damak tadı kazandırmak için ise yapay renklendirici ve aroma maddeleri kullanıldığına dair bulgular da elde edildi. Bu aldatıcı yöntemlerin yanı sıra, bazı ürünlerde doğrudan farklı bir yağ kullanılmamış olsa bile, uluslararası standartları karşılamayan düşük kaliteli zeytinyağlarının tüketicilere sanki yüksek kaliteli "natürel sızma" zeytinyağıymış gibi sunulduğu da belirlendi. Tespit edilen usulsüzlüklerin büyük bir kısmının 5 litrelik büyük bidonlarda ambalajlanmış ürünlerde yoğunlaştığı; bu ürünlerin genellikle zincir marketler yerine internet satış platformları, küçük yerel esnaflar ve restoran zincirleri aracılığıyla, üstelik gerçek sızma zeytinyağının piyasa fiyatıyla satıldığı gözlemlendi.
Denetim sonuçları yalnızca ürünlerin içeriğindeki sahtekarlıklarla sınırlı kalmayıp, etiket bilgilerindeki yanıltıcı beyanların da arttığını gösterdi. 2024 yılında incelenen ürünlerin yüzde 10'unda etiket bilgilerinin gerçeği yansıtmadığı saptanırken, bu oran 2025 yılında her beş üründen yaklaşık birine, yani yüzde 18'e yükseldi. Kurum yetkilileri, en sık karşılaşılan yanıltıcı bilgilerin besin değerleri ve sağlıkla ilgili iddialar olduğunu vurgularken, kalite ve etiketleme kaynaklı tüm sorunların toplam oranının sadece bir yıl içinde yüzde 38'den yüzde 43'e fırlaması dikkat çekici bir artış olarak kaydedildi.
Uzmanlar, zeytinyağı piyasasındaki bu küresel sahtecilik eğiliminin arkasında yatan temel nedenlerden birinin iklim değişikliği ve bunun getirdiği tarımsal etkiler olduğuna işaret ediyor. Son yıllarda dünya genelinde yaşanan aşırı hava olayları, zeytin ağaçlarının verimliliğini olumsuz etkileyerek zeytin hasadında ciddi rekolte kayıplarına yol açtı. Bu durum, hem üretim miktarını düşürdü hem de tüketici fiyatlarında önemli artışlara neden oldu. Pazardaki bu fiyat artışlarını bir fırsat olarak gören bazı üreticiler, azalan zeytinyağı stoklarını daha ucuz bitkisel yağlarla karıştırarak hem maliyet avantajı elde etmeyi hem de bu yolla elde edecekleri haksız kazancı artırmayı hedefliyor. Bu durum, hem tüketicilerin aldatılmasına hem de dürüst üreticilerin olumsuz etkilenmesine neden oluyor.