100 Yıllık Sır Perdesi Kalktı: Kayıp Floransa Elması Kanada'da Bulundu
Yaklaşık bir asırdır kayıp olduğu düşünülen ve dünya mücevher tarihinde eşsiz bir yere sahip olan 137 karatlık Floransa Elması, Kanada'da beklenmedik bir şekilde ortaya çıktı. Tarihi taş, mühürlü bir banka kasası içerisinde, eski bir bavulun içinde bulundu. Habsburg Hanedanı'nın Nazi işgali döneminde büyük bir gizlilikle sakladığı bu imparatorluk mirası, gün yüzüne çıkmasıyla birlikte hem tarihçileri hem de mücevher uzmanlarını büyük bir heyecana sürükledi.
9 kenarlı çift gül kesimi ve kendine has, hafif yeşilimsi sarı rengiyle tanınan efsanevi Floransa Elması, Avrupa'nın en değerli sembollerinden biri olarak kabul ediliyordu. Kökeni 17. yüzyıla, Rönesans'ın en güçlü ailelerinden Medici Hanedanı'na dayanan elmasın yolu, son Medici varisinin ardından Habsburglara uzanmıştı. Kutsal Roma İmparatoru Franz Stephen'ın taç giyme töreninde kullanılan bu muazzam taş, yüzyıllar boyunca Avrupa krallıklarının ihtişamını simgelemişti. Ancak 1918'de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun dağılmasıyla birlikte Floransa Elması'nın akıbeti belirsizliğe bürünmüş, taşın çalındığı ya da yok edildiği yönünde spekülasyonlar yapılmıştı.
Gerçek hikaye ise çok daha çarpıcıydı. Elmasın imparatoriçe Zita tarafından, 1940'lı yıllarda artan Nazi tehdidinden korunmak amacıyla saklandığı anlaşıldı. İmparatoriçe, mücevherleri yanına alarak Avrupa'dan kaçmış ve Kanada'ya yerleşmişti. Quebec'teki bir banka kasasına yerleştirilen bavulun yerini sadece iki oğluna bildiren Zita'nın bu sırrı, aile tarafından yaklaşık 100 yıl boyunca titizlikle korundu. Aile, kasanın kira bedelini düzenli olarak ödeyerek bu değerli mirasa göz kulak oldu.
Banka kasasının açılmasıyla sadece Floransa Elması değil, Habsburg ailesinin nesillerdir sakladığı başka paha biçilmez hazineler de gün ışığına çıktı. Kasanın içinden elmaslarla bezeli Altın Post Nişanı, tarihi değeri olan mücevher işlemeli rozetler, özel tasarım şapka iğneleri ve safirlerle süslenmiş birçok kraliyet mücevheri çıktı. Tarihi Avusturya kuyumculuk firması AE Köchert tarafından yapılan incelemeler, elmasın kesim teknikleri ve ölçülerinin tarihi kayıtlara tamamen uyduğunu doğrulayarak orijinalliğini tescil etti. Bu buluş, elmasın kökeni hakkında yeni bilimsel araştırmaları tetiklerken, aynı zamanda mücevherin mülkiyeti konusunda hukuki bir krizi de beraberinde getirdi. Habsburg ailesi, mücevherleri bir vakıf aracılığıyla koruyup Kanada halkına minnettarlık nişanesi olarak sergilemek istediklerini belirtirken, Avusturyalı yetkililer elmasın devlete ait olup olmadığını araştırmak üzere hukuki süreç başlattı.