ABD'den Türk Hazır Giyim Sektörüne Gümrük Vergisi Darbesi
Ekonomi

ABD'den Türk Hazır Giyim Sektörüne Gümrük Vergisi Darbesi

2

Amerika Birleşik Devletleri'nin, küresel ticarette uyguladığı 'Section 301' soruşturmaları kapsamında aldığı nihai karar, Türkiye'nin hazır giyim ve tekstil sektörü için önemli bir dönüm noktası oldu. Bu kapsamda, Türkiye'den ABD'ye ihraç edilen tekstil ve hazır giyim ürünlerine yönelik olarak yüzde 12,5'luk ek bir gümrük vergisi uygulaması resmen yürürlüğe girdi. Bu karar, özellikle Türk ihracatçılarının ABD pazarına erişimini zorlaştıracak ve rekabet güçlerini olumsuz etkileyecek nitelikte.

Daha önce haziran ayında kamuoyu ile paylaşılan taslak kararda, tekstil ve hazır giyim ürünleri için bazı ülkelere yönelik vergisiz tarife kontenjanı oluşturulabileceği yönünde beklentiler hasıl olmuştu. Sektör temsilcileri, Türkiye'nin de bu avantajdan yararlanarak ABD pazarına daha uygun koşullarda ürün gönderebileceğini umuyordu. Ancak, ABD Başkanı tarafından 23 Temmuz'da imzalanarak 25 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren nihai kararname, bu beklentileri boşa çıkardı. Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya gibi ülkelere yönelik vergisiz ihracat imkanı sağlayan tarife kontenjanları oluşturulurken, Türkiye bu mekanizmaların tamamen dışında bırakıldı.

Yeni düzenlemeyle birlikte, Türkiye'den ABD'ye gönderilecek tekstil ve hazır giyim mamulleri için herhangi bir kota veya muafiyet hakkı tanınmayacak. Türk üreticileri, ihraç ettikleri ürünler üzerinden doğrudan yüzde 12,5'luk ilave 'Section 301' vergisini ödemek durumunda kalacak. Amerika'nın Ticaret Temsilciliği (USTR) tarafından 60 farklı ekonomi üzerinde yürütülen bu kapsamlı soruşturmada, Türkiye'nin zorla çalıştırılarak üretilen malların ithalatını yasaklayan yeterli bir sisteme sahip olmadığı gerekçesiyle en yüksek vergi dilimine dahil edildiği belirtiliyor. Kayıtlara göre, Türkiye'nin bu ek vergi uygulamasına karşı resmi bir yazılı savunma sunmadığı veya ilgili duruşmalarda resmi bir temsilci aracılığıyla görüş bildiriminde bulunmadığı da kamuoyuna yansıyan bilgiler arasında yer alıyor.

Avrupa pazarındaki mevcut daralma nedeniyle ABD'yi önemli bir alternatif pazar olarak konumlandıran Türk hazır giyim ve tekstil üreticileri için bu yüzde 12,5'luk ek vergi yükü, ciddi bir engel teşkil ediyor. Kaliteli üretim kapasitesi ve esnek tedarik zinciri avantajlarıyla orta ve üst segment markalara hitap eden Türk ihracatçısı, artık Bangladeş ve Kamboçya gibi hem üretim maliyetleri düşük hem de vergi muafiyeti avantajına sahip rakipleriyle daha zorlu bir mücadele verecek. Bu durumun, Türk üreticilerini Mısır gibi yeni ve alternatif üretim merkezlerine yönlendirme veya bu bölgelere yatırım yapma süreçlerini hızlandırabileceği öngörülüyor. Sektör temsilcileri, kararın yürürlüğe girmiş olmasına rağmen, uygulamanın teknik detaylarının ve hangi ürünlerin istisna kapsamında değerlendirileceğine dair düzenlemelerin henüz netleşmemesini yakından takip ediyor.

Paylaş

İlgili Haberler