Alman Otomotiv Devleri Derin Krizde: Hisseler Yılbaşından Bu Yana Çakıldı
Almanya'nın otomotiv devleri, küresel ekonomide yaşanan yavaşlama ve uluslararası pazarlardaki çetin rekabet koşulları nedeniyle ciddi bir ekonomik darboğazla karşı karşıya. Frankfurt Borsası'nda işlem gören önde gelen Alman otomotiv üreticilerinin hisse senetlerinde, yılın başından bu yana yaşanan değer kaybı dikkat çekici boyutlara ulaştı. Sektör genelinde yüzde 40'lara varan düşüşler kaydedilirken, şirketler maliyetleri düşürmek ve bu zorlu süreci atlatmak amacıyla binlerce çalışanın işine son verme kararı aldı.
Küresel otomotiv pazarındaki genel daralma eğilimi, otomobil satışlarındaki düşüş ve şirketlerin elde ettiği kârlardaki gerileme, Alman üreticilerin karşılaştığı temel sorunlar arasında yer alıyor. Bununla birlikte, artan üretim maliyetleri ve özellikle Çin pazarında yaşanan yapısal değişimler, sektörü daha da olumsuz etkiliyor. Gümrük vergilerine ilişkin yaşanan tartışmalar, dünya genelinde artan korumacı politikalar ve genel makroekonomik belirsizlikler, otomotiv şirketlerinin peş peşe kâr uyarılarında bulunmasına neden oluyor. Bu durum, borsalarda tarihi düşüşlerin yaşanmasını tetikliyor.
Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo) tarafından hazırlanan ve sektörün nabzını tutan İş Ortamı Anketi'nin son sonuçları, Alman otomotiv sektörünün içinde bulunduğu vahim tabloyu gözler önüne seriyor. Ankete göre, ağustos ayında eksi 22 puan seviyesinde bulunan iş ortamı endeksi, eylül ayında keskin bir düşüşle eksi 35 puana geriledi. Ifo Endüstriyel Organizasyon ve Yeni Teknolojiler Merkezi'nden uzman Anita Wölfl, durumu "Otomotiv endüstrisi, adeta bir kriz bataklığında çırpınıyor." şeklinde yorumladı. Temmuz ve ağustos aylarında geçici bir iyileşme gösteren ihracat ve istihdam beklentileri, eylül ayında tekrar aşağı yönlü bir ivme kazandı. Şirketlerin sipariş defterlerindeki azalma ve üçüncü çeyrekte elde edilen kazançların bir önceki çeyreğe kıyasla belirgin bir şekilde düşmesi, sektörün içinde bulunduğu çıkmazı daha da derinleştiriyor.
Çin'deki otomotiv pazarında yerli üreticilerin pazar payının giderek artması ve bu durumun yarattığı yoğun rekabet ortamı, Alman markalarının küresel satış rakamlarını doğrudan etkiliyor. Yılın ilk altı aylık diliminde Çin'deki binek otomobil satışlarında önemli düşüşler yaşandı. Mercedes-Benz'de bu oran yüzde 28, Volkswagen'de yüzde 26 ve BMW'de yüzde 20 olarak kayıtlara geçti. Bu durum, küresel ölçekte yaklaşık 154 bin çalışanı bulunan BMW'nin, 2027 yılı sonuna kadar idari ve araştırma-geliştirme birimlerindeki yaklaşık 8 bin pozisyonu (iş gücünün yüzde 5'i) kapatacağını duyurmasına yol açtı. Şirketin ikinci çeyrek net kârı yüzde 35'lik bir düşüşle 1,2 milyar avroya inerken, hisse değerindeki yılbaşından beri yaşanan kayıp yüzde 43,33'e ulaştı.
Volkswagen Grubu da küresel pazarlardaki daralma ve operasyonel maliyetlerdeki artış nedeniyle kâr marjı tahminlerini yüzde 1'e kadar indirmek zorunda kaldı. İşten çıkarma programının kapsamını ikiye katlayan şirket, 100 bin çalışanını işten çıkarmayı ve Almanya'daki dört fabrikasını kapatmayı planlıyor. Şirketin hisseleri bu yıl içinde toplamda yüzde 36'lık bir erime gösterdi. Mercedes-Benz Group ise özellikle Çin pazarındaki şiddetli rekabetin bir sonucu olarak, bu ülkedeki varlıklarından 700 milyon avronun üzerinde bir tutarı silmek durumunda kaldı. Şirketin ana otomobil bölümünün faaliyet kârı yüzde 25 azalarak 909 milyon avroya düşerken, hisseleri yılın başındaki değerine kıyasla yüzde 35'lik bir düşüş sergiledi. Lüks spor otomobil üreticisi Porsche AG de aldığı tasarruf tedbirleri kapsamında, 2035 yılına kadar Almanya'daki istihdamını 5 bin kişi azaltmayı hedefliyor. Şirketin ocak-eylül döneminde küresel teslimatları yüzde 16 azalarak 178 bin 532 adet olarak gerçekleşirken, borsa kaybı yüzde 9,79 olarak kaydedildi.
Almanya ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotiv sanayisi, ülke ekonomisinin toplam katma değerinin yaklaşık yüzde 5'ini, istihdamın ise yaklaşık yüzde 3'ünü oluşturuyor. Gelir açısından ülkenin en büyük sanayi sektörü unvanını korumasına rağmen, sektörde tedarik zincirleri hariç yaklaşık 725 bin kişi istihdam ediliyor. Ancak küresel pazarlardaki daralmanın yarattığı olumsuz etkiler nedeniyle istihdam, bir önceki yıla kıyasla yüzde 6,2 oranında bir gerileme gösterdi. Yönetim danışmanlığı şirketi Oliver Wyman'ın yaptığı bir analize göre, Almanya'da bir otomobilin üretimindeki ortalama işçilik maliyeti yaklaşık 3 bin 307 dolar iken, bu rakam Çin'de 597 dolar ve Meksika'da sadece 305 dolar olarak hesaplanıyor. Bu büyük maliyet farkı, üretim ağlarını uzun yıllardır küresel ölçekte organize eden Alman otomotiv sanayisinde, üretimin yurt dışına kayışını daha da hızlandırıyor.
Alman Otomobilciler Birliği (VDA) tarafından açıklanan verilere göre, Almanya'da üretilen otomobil sayısı 2016 yılından bu yana yüzde 28'lik bir düşüş gösterdi. Son dönemde ise Alman markaları tarafından üretilen her 10 araçtan 7'sinden fazlasının artık ülke dışında bantlardan indiği ortaya konuyor. Kimya ve makine sanayisi ile birlikte 19. yüzyıldan bu yana Alman mühendisliğinin temel taşlarından biri olarak kabul edilen otomotiv sektöründeki bu olumsuz gidişat, ekonomik sınırları aşan boyutlara ulaşmış durumda. Volkswagen, Mercedes-Benz ve BMW gibi küresel çapta tanınan Alman otomotiv devlerinin karşı karşıya kaldığı bu yapısal kriz, sadece binlerce çalışanın geçim kaynaklarını ve ülke ekonomisini değil, aynı zamanda Alman ulusal kimliğini, toplumsal huzuru ve hassas siyasi dengeleri de doğrudan etkileyerek aşırı sağ eğilimleri körükleme potansiyeli taşıyor.