Almanya'yı Tehdit Eden Akdeniz Karıncası: Milyarlarca Böcek Şehri Ele Geçiriyor
Dünya

Almanya'yı Tehdit Eden Akdeniz Karıncası: Milyarlarca Böcek Şehri Ele Geçiriyor

1

Almanya'nın güneybatı bölgeleri, son zamanlarda daha önce görülmemiş bir tehditle karşı karşıya. Akdeniz kökenli istilacı bir karınca türü olan Tapinoma magnum, iklim değişikliğinin de etkisiyle hızla yayılmaya devam ediyor. Milyarlarca karıncadan oluşan devasa koloniler, şehir yaşamını olumsuz etkilerken, altyapıyı ve konutları da tehdit altına alıyor. Maddi imkanları kısıtlı olan yerel yönetimler, bu doğaüstü istilayla mücadelede çaresiz kalırken, bazı vatandaşlar evlerini terk etmek zorunda kalıyor.

Karlsruhe şehrinin Neureut bölgesinde, parklar dairesi yetkilileri, karıncalarla mücadele etmek için sıra dışı yöntemlere başvuruyor. Taş duvarların arasındaki boşluklara ve zemine 110 derece sıcaklıkta su püskürtülerek, karıncalar ve yavruları etkisiz hale getirilmeye çalışılıyor. Ancak bu tür müdahaleler, sonu gelmeyen bir mücadelenin sadece küçük bir parçası olmaktan öteye geçemiyor. Ekipler, evlere büyük zararlar verebilen ve yaşam alanlarını kullanılamaz hale getirebilen Tapinoma magnum kolonilerini kontrol altında tutmak için büyük bir çaba sarf ediyor. Karlsruhe'deki istila alanları, ilkbahardan kış aylarına kadar sıcak su araçlarıyla düzenli olarak temizleniyor. Bu zorlu süreç, mücadeleyi yürüten yetkililer tarafından adeta bir Sisyphus görevi olarak tanımlanıyor.

Uzmanlar, Tapinoma magnum kolonilerini tamamen yok etmenin artık mümkün görünmediğini belirtiyor. Bu nedenle mücadele stratejisi, bu devasa 'süper kolonilerin' daha fazla yayılmasını engellemek üzerine odaklanmış durumda. Baden-Württemberg eyaletinde, bu istilacı karınca türünün görüldüğü belediye sayısı yaklaşık 90'a ulaşmış durumda. Almanya'nın güneybatısının, Akdeniz iklimini andıran yapısı ve Ren Ovası'ndaki kumlu toprakları sayesinde bu tür için ideal bir yaşam alanı sunduğu ifade ediliyor. Karlsruhe-Neureut bölgesi ise Almanya'daki en büyük Tapinoma kolonilerinden birine ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 100 hektarlık bir alana yayılmış olan bu 'süper koloni'de, milyarlarca karıncanın yaşadığı tahmin ediliyor. Karıncaların büyük bir kısmı yer altında yaşasa da, yaklaşık %20'lik bir kesimi yüzeyde görülüyor. Bu durum, özellikle koloniler yüzeye çıktığında bölge sakinleri için büyük bir yaşam kalitesi düşüşüne neden oluyor.

Karıncaların evlere ve insanlara ulaşması, son derece rahatsız edici bir duruma yol açıyor. Bacaklara ve kollara tırmanabilen bu böcekler, kısa sürede ev içlerini, verandaları ve bahçeleri doldurabiliyor. Geleneksel temizlik yöntemleri, hatta güçlü elektrikli süpürgeler ve piyasada bulunan karınca yemleri bile bu istilacı türle başa çıkmakta yetersiz kalabiliyor. Bazı ev sahipleri, kontrol altına alınamayan karınca kolonileri nedeniyle çaresizlik içinde, evlerini terk etme noktasına geliyor. Hatta Palatinate bölgesinde bir kadının, bu sorundan dolayı evini satıp daha sakin bir yere taşındığı biliniyor. Bu uzun süreli karınca istilasının, bölge sakinleri üzerinde psikolojik etkileri de gözlemleniyor; bazıları tatil yapmaktan kaçınıyor, uyku sorunları yaşıyor ve depresyona giriyor. Uzmanlar, bu durumun, istilanın uzun vadeli sonuçları arasında yer aldığını vurguluyor.

Tapinoma magnum, sadece konut alanlarıyla sınırlı kalmayıp, altyapı sistemlerini de tehdit ediyor. Kehl kasabasında, karıncaların elektrik dağıtım kutularına girerek internet hizmetlerinde kesintilere yol açması gibi olaylar yaşandı. Hatta bir oyun parkı da karınca istilası nedeniyle geçici olarak kullanıma kapatıldı. Karlsruhe'de ise kaldırımlarda gözlemlenen çökmeler ve duvarlardaki harç derzlerinin karıncalar tarafından tahrip edilmesi sonucu oluşan gevşemeler, yapısal güvenlik açısından risk oluşturuyor. Uzmanlar, bu karınca türünün ilk olarak 2000'li yılların başında, Akdeniz bölgesinden uluslararası bitki ticareti yoluyla Almanya'ya getirildiğini düşünüyor. Palmiye ve zeytin ağaçları gibi bitkiler aracılığıyla Alman fidanlıklarına ve bahçe merkezlerine ulaşan bu tür, buradan da özel bahçelere yayılmış durumda. Almanya'da ilk kez 2009 yılında kayıtlara geçen Tapinoma magnum'un yayılımı, özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle hızlanmış durumda. Daha sıcak ve ılıman kışlar, bu devasa kolonilerin hayatta kalma oranını artırıyor. Alman Federal Çevre Ajansı'na göre, iklim değişikliğinin gelecekte bu karınca türünün Almanya'daki yayılımını daha da artırması bekleniyor. Bu nedenle uzmanlar, mevcut kolonilerle mücadele ederken, yeni bölgelere yayılmasını önleyici tedbirler alınmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Yerel yönetimler, Tapinoma magnum istilasıyla mücadele etmek için çeşitli yöntemler deniyor. Bunlar arasında özel olarak geliştirilmiş yemler, profesyonel haşere kontrol ekipleri ve sıcak su püskürten özel araçlar bulunuyor. Henüz yaygınlaşmamış ancak teorik olarak uygulanabilirliği olan bir diğer yöntem ise azotla dondurma. Ancak yüksek maliyeti nedeniyle bu yöntem şu an için sınırlı bir seçenek olarak değerlendiriliyor. Karlsruhe'de, Andreas Martens tarafından geliştirilen özel tuzaklar da kullanılıyor. Bu tuzaklar, delikli taşların siyah havuz örtüsüyle kaplanmasıyla hazırlanıyor ve kuru ortamları seven Tapinoma magnum için uygun barınma alanları sunmayı amaçlıyor. Karıncalar, yavruları ve kraliçeleriyle birlikte tuzak taşlarının içine girdikten sonra, tuzak bir kova suya boşaltılıyor. Karıncaların tekrar dışarı çıkmasını engellemek amacıyla suya bulaşık deterjanı ekleniyor. Bu yöntem, özellikle özel mülklerde uygulanabilirken, mücadelede ev sahiplerinin de işbirliği yapması büyük önem taşıyor. Özel mülklerde gerekli önlemlerin alınmaması, kolonilerin yayılmasını kontrol etmeyi daha da zorlaştırıyor. Yetkililer, diğer belediyelerin de Karlsruhe'deki çalışmaları yakından takip ettiğini ve benzer mücadele yöntemleriyle ilgilendiğini belirtiyor.

Tapinoma magnum ile mücadele, yerel yönetimlerin bütçeleri üzerinde önemli bir yük oluşturuyor. Örneğin, Kehl Belediyesi, 2023 yılından bu yana süren mücadele çalışmaları kapsamında yıllık yaklaşık 50 bin avro harcıyor. Buna ek olarak, 60 bin avro değerinde yeni bir sıcak su ünitesi satın almayı planlıyorlar. Daha önce dışarıdan hizmet alımı yapan belediye, bu yöntemin yeterince etkili olmadığını görmüş. Nürtingen Belediyesi'nde bu yıl başlayan mücadele için şimdiden yaklaşık 14 bin avro harcandı ve mücadele bütçesi toplam 25 bin avro olarak belirlendi. Karlsruhe Belediyesi ise bu yıl sıcak su sistemi bulunan bir araç için 120 bin avro ödedi. Bu rakamlara personel giderleri ve zarar gören altyapının onarım masrafları da ekleniyor. Karınca ilaçlama ekiplerinin mayıs ayından bu yana aralıksız çalıştığı ancak mevcut çabaların yetersiz kaldığı ifade ediliyor. Kentteki mevcut iki kişilik mücadele ekibine, üç kişinin daha dahil edilmesi planlanıyor. Bu yeni personelin 2027 yılının Mart veya Nisan aylarında göreve başlaması hedefleniyor. Sadece personel maliyetinin, ekip başına yaklaşık 250 bin avro olacağı tahmin ediliyor. Bu durumda, zaten mali açıdan zorlanan Karlsruhe Belediyesi'nin mücadele giderlerinin yıllık yaklaşık 1 milyon avroya ulaşabileceği öngörülüyor. Tüm bu yüksek maliyetlere rağmen, yetkililerin belirttiği gibi, belediyenin önünde tek bir seçenek kalıyor: Harekete geçmek ve mücadeleye devam etmek.

Paylaş

İlgili Haberler