Altın Yeni Rekorlara Hazırlanıyor: Uzmanlardan Çarpıcı Tahminler
Küresel finans piyasalarındaki belirsizlikler, artan devlet borçları ve merkez bankalarının değerli metallere olan yoğun ilgisi, altın fiyatlarında yeni rekor beklentilerini güçlendiriyor. Sektör uzmanları, önümüzdeki 12 ila 24 aylık süreçte altının tarihi zirvelerini aşarak yatırımcılarına kazandırmaya devam edeceğini öngörüyor. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası'nın (Fed) olası faiz artışlarına yönelik beklentiler kısa vadede altın fiyatları üzerinde baskı oluştursa da, yatırım fonlarının yöneticileri altının uzun vadeli potansiyeline olan güvenlerini sürdürüyor.
Financial Times'ta yer alan analizlere göre, artan kamu borçlarının yarattığı ekonomik kırılganlıklar, küresel ölçekteki jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme stratejileri, altının fiyatını destekleyen temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Bu faktörler, değerli metale olan talebin devam etmesini sağlayacak gibi görünüyor. Dünya Altın Konseyi'nin açıkladığı geçici verilere göre, merkez bankaları geçtiğimiz eylül ayında yaklaşık 63 ton altın alımı gerçekleştirdi. Bu rakam, Kasım 2024'ten bu yana kaydedilen en yüksek aylık alım miktarı olarak dikkat çekiyor. Bu durum, küresel merkez bankalarının altına olan stratejik ilgisinin arttığını gösteriyor.
Troy Asset Management'tan fon yöneticisi Charlotte Yonge, altının önümüzdeki 12 ila 18 ay içerisinde yeni bir zirveye ulaşabileceği tahmininde bulundu. Yonge, özellikle ABD'nin artan kamu borçları ve hükümetlerin mali dengelerindeki bozulmalara dikkat çekerek, olası bir ekonomik durgunluk durumunda para arzının artırılmasının altına olan talebi daha da güçlendirebileceğini belirtti. Benzer bir şekilde, Aon Investments yöneticisi Paul Carne de altının gelecek iki yıl içinde rekor seviyelere tırmanabileceğini ifade etti. Carne, ABD'nin doları dış politika ve yaptırım aracı olarak kullanmasının, ülkeleri alternatif rezerv varlıklarına yönlendirebileceğini ve bu süreçte altının en cazip seçeneklerden biri haline gelebileceğini vurguladı.
Endeavour Mining CEO'su Ian Cockerill, küresel ekonomik koşulların altın fiyatlarını desteklemeye devam ettiğini belirtti. Geleneksel para birimlerine olan güvenin azalması ve merkez bankalarının rezervlerinin değerini koruma çabası, altına olan ilgiyi artırıyor. Cockerill, 4.000 ABD Doları seviyesinin kesin bir taban olup olmadığı konusunda belirsizlik bulunsa da, bu seviyenin olası bir yükseliş öncesinde güçlü bir destek noktası olabileceğini söyledi. Standard Chartered Küresel Emtia Araştırmaları Başkanı Suki Cooper da merkez bankalarının altına olan talebinin güçlü seyrini koruduğunu belirtti. Cooper, bazı ülkelerin finansman ihtiyaçları nedeniyle bu yıl altın sattığını hatırlatırken, genel eğilimin rezervleri artırmak yönünde olduğunu ve küresel piyasalarda dolara duyulan güvenin azalması durumunda bu alımların hızlanabileceğini öngördü. Çin'in altın rezervlerini artırma stratejisi de bu eğilimin önemli bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre Çin'in altın varlıkları yaklaşık 2.410 tona ulaştı ve uluslararası rezervlerindeki payı %9'a yükseldi. Gelişmekte olan ülkelerin artan altın alımları, küresel finans sisteminde ABD dolarına olan bağımlılığı azaltma çabalarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.