Antalya'da Keşfedilen Gizemli Mağara: Haritalama Başladı, Sonu Bilinmiyor
Antalya'nın turistik ve doğal güzellikleriyle bilinen Konyaaltı ilçesinde, daha önce hiçbir kayıt ve envanterde yer almayan heyecan verici bir keşif yapıldı. Bir kalker ocağı ruhsat sahasının sınır bölgesinde rastlanan bu yeni mağara, bölgenin jeolojik ve tarihi zenginliğine dair yeni ipuçları barındırıyor. Türkiye Mağaracılık Federasyonu ve bölgedeki duyarlı çevre gönüllülerinin ilk incelemelerini tamamladığı bu keşif, aynı zamanda çevresindeki tarihi kalıntılarla birlikte acil bir tescil sürecinin başlatılması gerekliliğini ortaya koydu.
Konyaaltı'nda mağaracılık alanında faaliyet gösteren Türkiye Mağaracılık Federasyonu'na bağlı uzmanlar ve çevre bilincine sahip yerel gönüllüler tarafından sürdürülen arazi çalışmalarında, daha önce haritalanmamış ve bilinmeyen bir mağara yapısı gün yüzüne çıkarıldı. Ünlü İsli (Karaindibi) Mağarası'nın tarihi duvar resimleriyle bilinen alanına yaklaşık üç kilometrelik bir mesafede bulunan bu yeni keşif noktasında, mağaranın derinliklerine doğru ilerleyen ancak henüz sonuna ulaşılamayan bir bölümün varlığı tespit edildi. Bu gizemli yapının tam olarak anlaşılabilmesi ve korunabilmesi amacıyla kapsamlı bir haritalama ve inceleme çalışması start aldı.
Yapılan ilk keşif ve sınırlı iniş denemeleri sonucunda, yeni bulunan mağaranın yaklaşık 14 metrelik dik bir inişle başladığı anlaşıldı. Mağaranın iç kısmında, doğanın milyonlarca yılda yarattığı damla taşı oluşumları, etkileyici sarkıtlar ve keşfedilmeyi bekleyen odacıkların yanı sıra, devam eden galerilerin mevcut olduğu gözlemlendi. Tamamı ormanlık bir alanda yer alan bu mağara ile ilgili olarak Geyikbayırı Yaşam Platformu tarafından yapılan açıklamada, daha önce İsli Mağarası'nın koruma alanının genişletilmesiyle kalker ocağı işletme sahasının bir bölümünün zaten fiilen koruma altına alındığı hatırlatıldı. Ancak şimdi, aynı bölgede ve ruhsat sınırında tamamen yeni ve henüz tescil edilmemiş bir mağaranın ortaya çıkmasının, bölgenin hassasiyetini bir kat daha artırdığı vurgulandı.
Yeni keşfedilen mağaranın çevresel önemi, yalnızca doğal oluşumlarıyla sınırlı kalmıyor. Bölgenin kültürel peyzaj açısından da büyük bir potansiyel taşıdığı ifade ediliyor. Mağaraya yalnızca birkaç yüz metre mesafede, antik bir çiftlik yerleşimine ait olduğu düşünülen kalıntılar ve tarihi bir döşeme yolunun izleri tespit edildi. Mağaranın içinde şu ana kadar herhangi bir tarihi yapısal bulguya veya esere rastlanmamış olsa da, bu alanın bilimsel ve arkeolojik açıdan detaylı bir incelemeden geçirilmesi gerektiği belirtiliyor. Özellikle koruma sınırları belirlenirken bu yeni mağaranın varlığından haberdar olunmadığına dikkat çekilmesi, gelecekteki planlamalar açısından kritik önem taşıyor. Bölgedeki kalker ocağı faaliyetlerinde öngörülen açık ocak işletmeciliği ve delme-patlatma yöntemlerinin, mağaranın hemen ruhsat sahası sınırında bulunması nedeniyle ciddi bir risk oluşturduğu endişesi dile getiriliyor. Bu nedenle, ilgili kamu kurumlarının ivedilikle harekete geçerek, mağaranın, eşsiz orman dokusunun, antik yol kalıntılarının ve çiftlik yerleşiminin zarar görmemesi için bir an önce tescil sürecini başlatması talep ediliyor. Ayrıca, mevcut İsli Mağarası koruma alanı ile bu yeni keşfedilen mağaranın bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak koruma sınırlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği yönünde güçlü bir çağrı yapılıyor.