Arjantin Dağlarında Gizemli Dev Taş Yapılar Ortaya Çıktı
Dünya

Arjantin Dağlarında Gizemli Dev Taş Yapılar Ortaya Çıktı

1

Arjantin'in Mendoza eyaletindeki Cordillera del Tigre sıradağlarının sarp yamaçlarında, daha önce haritalarda yer almayan devasa boyutlarda geometrik taş yapılar topluluğu bilim dünyasının dikkatini çekti. Deniz seviyesinden 3.000 metrenin üzerinde bir irtifada bulunan bu gizemli kompleks, çapları 35 metreye varan dairesel oluşumlar, onları birbirine bağlayan koridorlar, taş duvarlar, hendekler ve insan eliyle yapıldığına işaret eden yapay çukurlardan meydana geliyor. Bu yapıların ne zaman ve kimler tarafından inşa edildiği, hangi amaçla kullanıldığı gibi temel sorular henüz yanıt bulmuş değil.

Keşfin başlangıcı, Mayıs 2025'te Mendoza'da yaşayan deneyimli dağcı Carlos Gobbi'nin dijital haritaları ve uydu görüntülerini incelerken rastladığı sıra dışı geometrik desenlere dayanıyor. Doğal arazi yapısı içinde belirgin bir şekilde öne çıkan bu düzenli şekiller, Gobbi'nin merakını uyandırarak bölgeye bir keşif gezisi düzenlemesine neden oldu. Ancak, ulaşımın son derece zorlu olduğu bölgede ilk iki deneme, şiddetli su kıtlığı, engebeli arazi koşulları ve iletişim olanaklarının yokluğu gibi engeller nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı. Dört gün süren zorlu bir dağ yürüyüşünün ardından, 14 Şubat 2026'da Gobbi, nihayet bu antik yapıların bulunduğu alana ulaşmayı başardı.

Yerinde yapılan incelemeler, uydu görüntülerinde seçilen şekillerin gerçekten de büyük ölçekli taş oluşumlar olduğunu doğruladı. En dikkat çekici bulgulardan biri, bazı dairesel yapıların çaplarının 27 ila 35 metre arasında değiştiğiydi. Bu devasa dairelerin, karmaşık bir ağ oluşturacak şekilde koridorlarla birbirine bağlandığı gözlemlendi. Bölgede ayrıca, savunma amaçlı olabilecek taş duvarlar ve su tahliyesi veya tarım için kullanılmış olabilecek hendekler de tespit edildi. Bazı hendeklerin içerisinde, kısmen toprağa gömülmüş devasa taş blokların bulunması, yapıların inşasında kullanılan malzemelerin büyüklüğü hakkında fikir veriyor.

Kompleksin havadan çekilen görüntülerinin, Peru'daki ünlü Nazca çizgilerini andırması, arkeologlar ve tarihçiler arasında heyecan yarattı. Ancak, şu anki bulgulara göre bu yeni keşfin Nazca kültürüyle doğrudan bir bağlantısı olduğuna dair kesin bir kanıt bulunmuyor. Araştırmacılar, yapıların kökenini belirlemek için yoğun bir çalışma yürütüyor. İnka İmparatorluğu dönemiyle ilişkilendirilebilecek olası bulgular aranırken, aynı zamanda İnka genişlemesinden çok daha önceki dönemlerde bölgede yaşamış yerel toplulukların da bu yapıların mimarı olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Alanda henüz kalıcı yerleşime işaret edecek çanak çömlek parçaları, beslenme alışkanlıklarına dair kalıntılar veya günlük yaşamla ilgili başka yüzey buluntuları saptanamadı. Bu durum, kompleksin bir yerleşim yeri olmaktan ziyade, ritüel, dini törenler veya sembolik anlamlar taşıyan bir amaçla inşa edilmiş olabileceği hipotezini güçlendiriyor. Ancak bu teoriler de henüz kesinlik kazanmış değil. Deniz seviyesinden 3.000 metrenin üzerindeki bu yüksek ve ulaşılması güç lokasyon, yapılarla ilgili gizemi daha da artırıyor. Arkeolojik kazıların ilerleyen zamanlarda bu taş yapıların tarihlendirilmesi ve arkasındaki kültürü aydınlatması bekleniyor.

Paylaş

İlgili Haberler