Avrupa Gaz Piyasasında Dengeler Değişti: Rus Gazı Sonrası Fiyat Farklılıkları Derinleşti
Avrupa'nın doğal gaz tedarik dengeleri, Rusya'dan Ukrayna üzerinden yapılan gaz sevkiyatına ilişkin anlaşmanın 2025 yılı başında sona ermesiyle birlikte köklü bir değişime uğradı. Bu stratejik dönüm noktası, kıta genelinde gaz ticaretinde belirgin fiyat farklılıklarının ortaya çıkmasına neden oldu. Özellikle sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatının yoğunlaştığı Kuzeybatı Avrupa ülkeleri ile Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri arasında gaz maliyetlerinde ciddi bir ayrışma gözlemleniyor. Bu durum, Avrupa'nın enerji geleceğine dair önemli soru işaretleri barındırıyor.
Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü (OIES) tarafından yayımlanan kapsamlı bir rapor, Avrupa'daki doğal gaz fiyatlarının uzun yıllar boyunca birbirine yakın seyrettiğini, ancak Rusya'nın Ukrayna üzerinden Avrupa'ya gaz akışını durdurma kararı almasının ardından bu yakınlığın sona erdiğini ortaya koyuyor. Raporun bulgularına göre, LNG terminallerine coğrafi olarak daha yakın konumda bulunan ülkeler, daha uygun fiyatlarla gaz tedarik edebilme avantajına sahip oldular. Buna karşılık, Orta ve Doğu Avrupa'daki piyasalarda ise fiyatlar kalıcı bir şekilde daha yüksek seviyelere tırmanmaya başladı. Bu coğrafi ayrışma, enerji piyasalarının küresel olaylara ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Detaylı incelemeler, Fransa, Belçika, Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerdeki önemli ticaret merkezlerinde (sırasıyla TRF, ZTP, TTF ve NBP) en düşük gaz fiyatlarının kaydedildiğini gösteriyor. Bu bölgeler, yoğun LNG ithalatı sayesinde avantajlı konumda bulunuyor. Almanya'nın THE ticaret merkezi bu fiyatların bir miktar üzerinde yer alırken, Çekya, Avusturya ve Slovakya gibi Orta ve Doğu Avrupa ülkelerindeki merkezlerde fiyatlar daha da yükseliyor. Bu fiyat farklılığının temel nedeninin, LNG'nin ağırlıklı olarak Kuzeybatı Avrupa'daki limanlara ulaşması ve ardından gazın doğu yönünde boru hatlarıyla taşınması süreci olduğu vurgulanıyor. Bu eğilimin, 2026 yılının ilk yarısında da devam etmesi bekleniyor.
Rus gazındaki önemli kesintiye rağmen, Avrupa gaz piyasası işlem hacmi açısından büyüme eğilimini sürdürdü. 2025 yılında Avrupa'daki ticareti yapılan doğal gaz hacmi bir önceki yıla kıyasla yüzde 16'lık bir artış gösterirken, fiziksel gaz talebinde ise yüzde 8'lik bir yükseliş kaydedildi. Bu gelişmeler sonucunda, toplam işlem hacmi ilk kez 100 bin teravatsaat seviyesini aşarak rekor kırdı. Rapor, bu durumun Avrupa gaz piyasasının yeni arz yapısına ne kadar hızlı adapte olduğunu gösterdiğini belirtiyor ve "Avrupa'nın ticareti yapılan doğal gaz piyasaları, karşılaştığı zorlu koşullar karşısında dayanıklılığını kanıtlamıştır" şeklinde bir değerlendirmede bulunuyor. Bu dayanıklılık, enerji güvenliği açısından olumlu bir işaret olarak kabul ediliyor.
Hollanda merkezli TTF, Avrupa'nın en büyük doğal gaz ticaret merkezi konumunu pekiştirmeyi sürdürdü. Geçtiğimiz yıl işlem hacmi yüzde 14 artan TTF'deki toplam işlem hacmi, diğer sekiz büyük Avrupa gaz merkezinin toplam hacminin tam 4,5 katına ulaştı. TTF, İngiltere'nin NBP merkezinin yaklaşık 9 katı, Almanya'nın THE merkezinin yaklaşık 20 katı ve İtalya'nın PSV merkezinin ise 52 katından daha fazla bir işlem hacmine ev sahipliği yaptı. Avrupa'daki tüm doğal gaz işlemlerinin yaklaşık yüzde 81'i TTF üzerinden gerçekleştirildi. LNG ticaretindeki artışla birlikte Kuzey Amerika ve Asya'dan gelen piyasa katılımcılarının TTF'deki işlem yapma oranları da arttı ve TTF ile Kuzey Amerika'daki Henry Hub fiyat farkına dayalı işlemler giderek yaygınlaştı. Bu durum, TTF'nin küresel bir referans noktası olma özelliğini güçlendiriyor.
Raporda dikkat çeken bir diğer önemli gelişme ise Belçika'nın ZTP ticaret merkezindeki hızlı yükseliş oldu. ZTP'deki işlem hacmi 2025 yılında yüzde 165'in üzerinde bir artış kaydetti. Bu dikkat çekici artışın arkasında, Belçika'nın LNG ithalatındaki önemli artış, İngiltere ve Fransa'dan gelen gaz akışının ülkeye yönelmesi ve Belçika'nın Avrupa enerji sisteminde kilit bir giriş noktası haline gelmesi gibi faktörler yer alıyor. Bu durum, Belçika'nın enerji piyasasındaki stratejik önemini artırıyor.
Öte yandan, Rus gazına daha bağımlı olan Orta Avrupa'daki bazı ticaret merkezlerinde işlem hacimlerinde belirgin bir gerileme yaşandı. Özellikle Slovakya'daki SVOB merkezinde işlem hacmi yüzde 77, Çekya'daki VOB merkezinde ise yaklaşık yüzde 18 oranında düştü. Bu düşüşün temel nedeninin, Rus gazı akışının kesilmesinin ardından bölgedeki mevcut ticaret rotalarının değişmesi ve alternatif tedarik yollarının önem kazanması olduğu belirtiliyor. Bu değişim, enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılması gerekliliğini ortaya koyuyor.