Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Raporu Türkiye'de Tepkiyle Karşılandı
Avrupa Parlamentosu'nda (AP) kabul edilen ve Kıbrıs Barış Harekatı'nı 'işgal' olarak tanımlayarak Türk askerini hedef alan rapor, Türkiye'de ciddi yankılara neden oldu. Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümüne yaklaşılırken, AP'nin bu kararı, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin itibarını zedelemeye yönelik bir girişim olarak değerlendirildi. Raporun engellenmesi noktasında Strazburg'daki Avrupa Parlamentosu Nezdinde Daimi Temsilciliğimiz ile Fransa ve Belçika'daki diplomatik misyonlarımızın yeterli çabayı gösterip göstermediği kamuoyunda sorgulanıyor.
Yunan kökenli milletvekili Elenora Meleti tarafından hazırlanan ve AP Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi adına sunulan rapor, 'Türkiye'nin 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatı'nın Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri' başlığını taşıyor. Bu raporda, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 'işgal' olarak nitelendirilmesinin yanı sıra, Rum kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet uygulandığına dair asılsız iddialar yer alıyor. Meleti, bu iddialarını Kıbrıs'a yaptığı bir ziyaret sırasında yerel kadınlardan duyduğu izlenimlere dayandırdığını öne sürerek savunmaya çalıştı. 575 lehte, 33 aleyhte ve 43 çekimser oyla kabul edilen rapor, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adadan derhal ve tamamen çekilmesini talep ediyor.
Bu raporun ardından Türkiye'den üst düzey yetkililerden peş peşe açıklamalar geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, raporun 'yok hükmünde' olduğunu belirtirken, Dışişleri Bakanlığı ise raporun 'kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında mesnetsiz ve akıl dışı iddialar' içerdiğini vurguladı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yetkilileri de Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs konusundaki tek taraflı tutumunu bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti. Bu raporun Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) yerine Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilmesi dikkat çekici bulunurken, genellikle Türkiye aleyhine alınan kararları önceden öğrenerek girişimde bulunan AKPM'deki milletvekillerinin bu kez aynı hassasiyeti gösteremediği eleştirisi yapıldı.
Rapora karşı oylamada bazı Avrupa ülkeleri Türkiye'ye destek verirken, Türk kökenli bazı milletvekillerinin de tavrı merak konusu oldu. Almanya'dan 13 vekilin ret oyu verdiği listede İspanya, Polonya, Avusturya, Fransa, Hollanda, Çekya, Slovakya, Macaristan ve Litvanya gibi ülkeler yer aldı. Polonya, 23 oyla çekimser kalan ülkeler arasında en yüksek oy oranına sahip oldu. Almanya'dan Türk kökenli milletvekilleri Engin Eroğlu ve Özlem Demirel'in ise raporun tarihi gerçekleri çarpıtan üslubuna tepki göstererek oylamaya katılmadığı kaydedildi. Raporun Mayıs ayında hazırlanıp AP'ye sunulması beklenirken, Türkiye'nin Avrupa'daki temsilcilerinin ve diplomatik misyonlarının bu süreci yeterince takip edemediği ve TSK'ya yönelik bu tür iftira kampanyalarını önleyemediği yönündeki eleştiriler artıyor. Türkiye'nin AKPM'de 18, AB Karma Parlamento Komitesi'nde ise 20'yi aşkın temsilcisi ve daimi misyonu bulunmasına rağmen bu gelişmenin yaşanması düşündürücü bulundu.
Öte yandan, Avrupa'nın raporlarında Kıbrıs Türk halkına yönelik yaşanan zulümlere yeterince yer vermediği de vurgulanıyor. 1963'ün Aralık ayında yaşanan ve 'Kanlı Noel' olarak bilinen olaylarda EOKA militanları tarafından 364 Türk vatandaşının şehit edildiği hatırlatıldı. Lefkoşa'nın Kumsal semtinde Binbaşı Nihat İlhan'ın evine yapılan baskında eşi ve üç çocuğunun da aralarında bulunduğu 4 kişinin hunharca katledildiği 'Küvet Katliamı' olayı, bu zulmün en acı örneklerinden biri olarak tarihe geçti. Otopsi raporları, küvete sığınan savunmasız Türk kadınları ve çocuklarının süngülenerek ve kurşunlanarak vahşice öldürüldüğünü belgelemektedir. Ancak Avrupa'nın bu vahşete karşı sessiz kaldığı ve raporlarında bu gerçeklere yer vermediği eleştirisi yapıldı.