Avrupa'dan İmamoğlu Davası Tepkisi: "Demokrasi Yaralandı"
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik devam eden davada, savunma hakkının kısıtlanması uluslararası alanda yankı buldu. Avrupa'daki bazı siyasi aktörler ve kurumlar, bu gelişmeye sert tepki göstererek, İmamoğlu'nun susturulmaya çalışıldığını ve bunun demokrasiye büyük bir darbe olduğunu ifade ettiler. Savunma hakkının, hukukun temel güvencelerinden biri olduğu vurgulanırken, bu tür yaklaşımların terk edilmesi gerektiği yönünde çağrılar yapıldı.
Avrupa Demokrat Partisi, Ekrem İmamoğlu'nun davasında savunma için tanınan sürenin 1,5 gün gibi sınırlı bir zaman dilimiyle sınırlandırılmasına karşı çıkarak kapsamlı bir açıklama yayımladı. Parti, bu durumu simgeleyen ve İmamoğlu'nun ağzının kapatıldığını gösteren bir görselle birlikte tepkisini dile getirdi. Sosyal medya üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da etiketleyerek yapılan açıklamada, İmamoğlu davasındaki bu hızlandırma kararının altında yatan niyetin sorgulanması gerektiği belirtildi. Açıklamada, "Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu siyasi ve tartışmalı davanın, uluslararası kamuoyunun gözü NATO zirvesindeyken bir an önce sonuçlandırılmasını arzu ediyor." ifadeleri kullanılarak, davanın siyasi bir motivasyonla ele alındığı iddia edildi.
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor da konuyla ilgili endişelerini dile getiren bir paylaşımda bulundu. X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İstanbul Büyükşehir Belediye Davası duruşmasında yaşanan savunma kısıtlamasına dikkat çekti. Amor, "İBB davasıyla ilgili gelişmeleri büyük bir endişeyle takip ediyoruz. Artık adil bir yargılama izlenimi bile verilmiyor." yorumunu yaptı. Kendisinin de belirttiği gibi, Ekrem İmamoğlu hakkında 2 bin 300 yıldan fazla hapis cezası talep edilirken, savunma için sadece birkaç saatlik bir süre tanınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu durumun, adil yargılanma ilkesini zedelediği düşünülüyor.
Söz konusu davaya uluslararası ilginin de yüksek olduğu gözlemleniyor. Yabancı temsilcilerin duruşmaları yakından takip etmesi, olayın vahametini ve uluslararası hukuk camiasındaki yankısını da ortaya koyuyor. Avrupalı siyasetçiler ve gözlemciler, Türkiye'deki hukukun üstünlüğü ve demokrasi standartları konusunda endişelerini dile getirirken, Ekrem İmamoğlu'nun davasındaki sürecin, bu endişeleri daha da artırdığı belirtiliyor. Savunma hakkının böylesine kısıtlanmasının, demokratik bir hukuk devletinde yeri olmadığı ve bu tür uygulamaların uluslararası alanda da eleştiri konusu olmaya devam edeceği öngörülüyor.