Avrupa'dan Türkiye'ye LGBT Operasyonları Tepkisi: İtalya Destek Vermedi
Türkiye'de geçtiğimiz haftalarda başlatılan ve LGBT bireylere, sivil toplum kuruluşlarına yönelik olduğu belirtilen 'Ailem Güvende' operasyonları, Avrupa'da bazı ülkelerin tepkisini çekti. Fransa, İsveç, Finlandiya, Almanya, İzlanda, Danimarka ve Hollanda gibi yedi Avrupa ülkesi, söz konusu operasyonlar hakkında ortak bir kınama bildirisi yayımlayarak Türkiye'ye yönelik endişelerini dile getirdi. Bu ülkeler, Türkiye'nin uluslararası insan hakları hukuku ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde LGBT bireylerin de dahil olduğu tüm bireylerin barışçıl toplanma, örgütlenme ve ifade özgürlüğü haklarına tam saygı göstermesi gerektiğini vurguladılar. Bildiride, "Türkiye'deki tüm LGBTI+ bireylerle tam dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz." denilerek destek mesajı verildi.
Ancak dikkat çeken bir gelişme olarak, Türkiye'ye yönelik bu eleştirel bildiride İtalya'nın yer almaması uluslararası kamuoyunun gündemine oturdu. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni liderliğindeki hükümetin, söz konusu bildirinin imzalanmaması yönünde bir talimat verdiği öğrenildi. Meloni hükümetinin, iktidara geldiği ilk günden bu yana 'LGBT lobisi' ve 'cinsiyet ideolojisi' gibi konulara mesafeli yaklaştığı ve heteroseksüel olmayan çiftlerin hak taleplerine karşı daha temkinli bir duruş sergilediği biliniyor. Bu durum, İtalya'nın uluslararası platformlarda LGBT hakları konusundaki politik duruşunu da gözler önüne serdi.
'Ailem Güvende' operasyonları kapsamında, 12 Eylül tarihinden itibaren Türkiye'de LGBT üyeleri, LGBTİ+ örgütleri ve bu alanda faaliyet gösteren aktivistler çeşitli hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldı. Gözaltı ve tutuklamaların yanı sıra dernek binalarına yönelik baskınlar ve dijital erişim engellemeleri gibi tedbirler uygulandı. Operasyonların başladığı 12 Eylül'den 17 Eylül tarihine kadar yapılan açıklamalara göre, toplamda 116 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden 44'ünün LGBT hak savunucusu olduğu belirtildi. Ayrıca, bu gözaltına alınanlar arasından 82 kişinin tutuklandığı, bu tutuklananların 25'inin ise doğrudan LGBT aktivistleri veya derneklerle bağlantılı kişiler olduğu bilgisi paylaşıldı.
İtalya hükümetinin Avrupa'nın ortak kınama kararına imza atmaması, Meloni yönetiminin daha önceki politikalarıyla da paralellik gösteriyor. Daha önce de İtalya'da, eşcinsel çiftlerin çocuklarının yasal ebeveyn olarak nüfusa kaydını sağlayan bir uygulamanın yürürlükte olduğu Milano Belediyesi'ne, İtalya İçişleri Bakanlığı tarafından resmi bir talimat gönderilmişti. Bu talimatla belediyenin söz konusu uygulamayı durdurması istenmişti. Milano Valiliği aracılığıyla iletilen bu talimatın ardından, Milano Belediye Başkanı Giuseppe Sala, uygulamanın sonlandırılmak zorunda kalındığını kamuoyuna duyurmuştu. Bu olay, İtalya'nın ulusal düzeyde de LGBT bireylerin haklarına yönelik yaklaşımını belirginleştiren önemli bir örnek teşkil etmişti.