Avrupa'nın Ekonomik Dengeleri Değişiyor: Fransa'nın Yükü Artarken İtalya Yükseliyor
Dünya

Avrupa'nın Ekonomik Dengeleri Değişiyor: Fransa'nın Yükü Artarken İtalya Yükseliyor

6

Avrupa ekonomisinin iki dev ismi, İtalya ve Fransa, son dönemde yatırımcıların gözünde adeta rollerini değiştirdi. Bir zamanlar yüksek kamu borcuyla anılan İtalya'nın toparlanma sinyalleri vermesiyle birlikte, Euro Bölgesi'nin lokomotif ülkelerinden Fransa ciddi bir yatırımcı güveni erozyonuyla karşı karşıya kaldı. Daha önce yatırımcıların endişeyle yaklaştığı İtalya, şimdi güvenli bir liman olarak görülmeye başlanırken, Fransa'dan çıkan sermayenin İtalya'ya akması Avrupa ekonomisinde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.

Financial Times tarafından derlenen verilere göre, tahvil piyasalarında yaşanan bu değişim dikkat çekici boyutlara ulaştı. Yatırımcılar artık Fransa'ya borç vermek için İtalya'dan daha yüksek bir getiri talep ediyor. Bu durum, tarihsel olarak Fransa'nın tahvil getirilerinin İtalya'nınkinden belirgin şekilde düşük olduğu göz önüne alındığında, Avrupa finans piyasaları için adeta bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Bu tersine dönen dinamik, uzun süredir devam eden ekonomik algıları ve beklentileri sorgulatıyor.

Fransa'ya yönelik yatırımcı güvensizliğinin ardında birkaç temel faktör bulunuyor. Öncelikle, ülke ekonomisinin büyüme hızının durağan seyretmesi ve yavaş bir ivme kaydetmesi endişe yaratıyor. İkinci olarak, Fransa'nın bütçe açığının gayri safi yurt içi hasılasının (GSYH) yüzde 5'ini aşmış olması ve kamu borcunun son yıllarda yüzde 114'ten yüzde 117'ye yükselmesi mali disiplin konusundaki soru işaretlerini artırıyor. Üçüncü ve belki de en kritik neden ise, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde aşırı sol ve aşırı sağ partilerin potansiyel yükselişinin yarattığı siyasi belirsizlik ortamı. Hükümetin mecliste yeterli çoğunluğa sahip olmaması, kemer sıkma politikalarını hayata geçirmeyi zorlaştırıyor ve bu durum, mali riskleri daha da görünür kılıyor.

Bu karmaşık tablo karşısında İtalya, beklenenin aksine olumlu bir tablo çiziyor. Başbakan Giorgia Meloni liderliğindeki hükümetin uyguladığı mali politikalar, uluslararası yatırımcılar tarafından takdir topluyor. İtalya'nın kamu borcunun 2020'deki yüzde 154 seviyesinden yüzde 139'a indirilmesi, bütçe açığının 2022'deki yüzde 8'den geçen yıl yüzde 3'ün altına çekilmesi ve en önemlisi faiz dışı fazla verilmesi, ülkenin mali sağlığının düzeldiğine işaret ediyor. Bu olumlu gelişmeler, sermayenin Fransa'dan İtalya'ya doğru kaymasına neden oluyor. Avrupa'nın ekonomik kalbindeki bu önemli değişim, gelecekteki AB ekonomik politikaları ve bölgenin genel istikrarı üzerinde derin etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.

Paylaş

İlgili Haberler