Bakan Şimşek'ten Piyasa Açıklaması: Sistemik Risk Yok, Tedbirler Alındı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve finansal piyasalardaki son gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Finansal İstikrar Komitesi'nin dün gerçekleştirdiği toplantının ardından kamuoyuyla paylaşılan bilgilerde, piyasalarda yaşanan dalgalanmaların ana nedenleri ve alınan önlemler detaylandırıldı. Bakan Şimşek, toplantıda tüm ekonomi otoritelerinin bir araya geldiğini ve piyasalarda sistemik risk oluşmasını engellemeye yönelik sürekli istişari mekanizmaların işleyişini teyit ettiklerini ifade etti. Alınan tedbirlerle gerekli kararların alındığını vurgulayan Şimşek, dünkü gelişmelerin esas itibarıyla sınırlı sayıdaki fondaki kredi ve likidite problemlerinden kaynaklandığını, genele yayılmış bir sistemik riskin söz konusu olmadığını belirtti. Bu durumun Borsa İstanbul ve fon piyasasında yapısal bir soruna işaret etmediğini de ekledi.
Bakan Şimşek, açıklamasında, 'serbest fon' olarak adlandırılan ve nitelikli yatırımcıların tercih ettiği fonların küresel ölçekte nispeten daha serbest regülasyonlara tabi olduğunu dile getirdi. Bu tür fonların Türkiye'de TEFAS platformunda işlem görmeye başlamasıyla birlikte alanın büyüdüğüne dikkat çekti. Ancak yaşanan sorunların, Türkiye'de faaliyet gösteren 2038 fonun yalnızca 131'ini ilgilendirdiğini belirterek, bu durumun genel piyasa sağlığı açısından sınırlı bir etki yarattığını ortaya koydu. Şimşek, Türkiye'nin serbest fon alanını dünya uygulamalarına kıyasla daha katı kurallara bağlayan bir fon rehberini Ağustos sonunda açıkladığını hatırlattı. Bu rehberin, piyasanın uyum sağlaması için bazı geçiş süreçleri öngördüğünü ve teminat yapısının güçlendirildiğini söyledi. 2024 yılı itibarıyla para piyasası fonlarının, sıfır risk olarak görülen Hazine kağıtlarına yönlendirilmesi zorunluluğu getirildiğini ve bu düzenlemenin işe yarayacağını ifade etti. Serbest fonlar için de geçiş dönemlerinin öngörüldüğünü ve sınırlı sayıdaki fonda tespit edilen piyasa bozucu eylemlere karşı gereken adımların atıldığını belirtti. SPK tarafından 7 portföy yönetim şirketinin işlettiği 131 fonun tasfiye sürecine alındığını ve SPK'nın bu sürece ilişkin kapsamlı bir yol haritası sunduğunu sözlerine ekledi.
Şimşek, fon piyasasının yaklaşık yüzde 90'ının sağlıklı bir şekilde işlemeye devam ettiğini vurgulayarak, yaşanan sorunların sistemik olmadığını yineledi. Fon birikimi açısından bakıldığında, sorunlu fonların toplam fonlar içindeki payının yüzde 10-11 civarında olduğunu belirtti. Bu oranın, bu fonların hiçbir varlığının olmadığı anlamına gelmediğini açıklayan Bakan, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) tasfiye sürecini belirlenen ilkelere göre yürüteceğini ve bu sürecin Borsa İstanbul'u olumsuz etkileyecek bir çerçevede olmayacağını garanti etti. Nitelikli yatırımcı olmasalar dahi, atılan adımların tüm yatırımcıların haklarını korumaya yönelik olduğunu söyledi. Belirli alanlarda oluşan yoğunlaşmanın piyasaya yayılmasını önlemek amacıyla dün piyasanın tamamına yönelik güçlü tedbirlerin devreye alındığını ve sürecin sağlıklı bir şekilde işleyeceğinin altını çizdi. Sorunlu alanın karantinaya alındığını ve yatırımcıların tasarruflarının güvence altında olduğunu ifade etti.
Bakan Şimşek, tasarruf finansman şirketleri alanının bankacılık sisteminden farklı bir işleyişe sahip olduğunu ve burada farklı süreçlerin işlediğini açıkladı. Bu alanda faaliyet gösteren Katılımevim ve Birevim gibi kuruluşların yanı sıra, Emlak Katılım'ın da dün itibarıyla yatırımcıları korumaya yönelik süreçleri başlattığını belirtti. Şu anda banka dışı finans sisteminde herhangi bir sorun bulunmadığını, BDDK'nın da bu yönde bir sunum yaptığını ifade etti. Ancak, bu alanın hızlı bir büyüme gösterdiğine dikkat çekerek, hızlı büyüyen alanların yakından izlenmesi ve kaynakların doğru alanlara yönlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Bu tür yapıların orta ve uzun vadede bankalar gibi düşünülmesi gerektiğini söyledi. TMSF benzeri bir fon havuzu veya teminat havuzu yapısı oluşturulması yönünde adımlar atıldığını ve bu alana ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirtti. Gerekli görülmesi halinde, ilgili sorumlu kurum olan BDDK'nın ek düzenlemeler yapacağını ve şu ana kadar da bu yönde hareket ettiğini sözlerine ekledi. Savaşın Türkiye ekonomisine etkilerine de değinen Şimşek, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonu yükselttiğini ve yıl sonu enflasyon tahmininin revize edildiğini söyledi. Ancak, alınan tedbirler sayesinde enflasyonun daha da yüksek seviyelere çıkmasının engellendiğini belirtti. Gelecek yıl için sürecin yönetilebilir olacağını düşündüklerini ve rezerv konusunda yeterli durumda olduklarını, endişe kaynağı olmadığını ifade etti. Bütçe üzerindeki eşel mobil sisteminin etkisine ve mazotta devam eden ÖTV kaybına değinen Bakan, rekabet ve tarımın önceliklendirildiğini, eşel mobil sistemiyle yaklaşık 400 milyar liralık bir gelirden vazgeçildiğini ancak bunun bütçeye yaklaşık yarım milyarlık bir etkisinin olduğunu belirtti. 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin OVP'de petrol fiyatlarına yönelik beklentilerini de paylaştı.