Çankaya Belediye Başkanı Güner'in Tutuklanması: Gizli Tanık İfadesi Tartışmaları
Ankara'da yürütülen bir yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunduğu 30 kişi gözaltına alındı. Yapılan işlemlerin ardından mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 24'ü tutuklanırken, 6 kişi ise serbest bırakıldı. Tutuklananlar arasında bulunan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, hakimlikteki sorgusunda yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti. Güner, kendisini savunurken, "Çankaya halkının hakkını korumak için buradayım." ifadelerini kullandı.
Başkan Güner'in savunmasında dikkat çeken noktalardan biri, kendisine yöneltilen "rüşvet alma" ve "örgüt kurma" suçlamalarıyla ilgili herhangi bir somut soru sorulmadığını iddia etmesi oldu. Güner, 11 Temmuz'da kendi isteğiyle yurt dışından gelerek teslim olduğunu ve bu suçlamalarla tutuklanmaya sevk edilmesini "büyük bir haksızlık" olarak nitelendirdiğini belirtti. Ayrıca, Cumhuriyet Savcılığı'na bu suçlamaların dayanağını sorduğunda, örgüt şemasının daha sonra oluşturulacağının söylendiğini aktardı. Güner, tutuklama gerekçesi olarak gösterilen gizli tanık ifadesinin, tutuklama sevk yazısına eklenmiş olduğunu ancak bu ifadenin tamamen mesnetsiz ve soyut olduğunu vurguladı. Kendisinin belediye ihalelerine fesat karıştırmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve rüşvet almak gibi suçlardan tutuklanmasına karar verilmişti.
Bu tutuklama kararının ardından İçişleri Bakanlığı, geçici bir tedbir olarak CHP'li Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in görevinden uzaklaştırıldığını duyurdu. Güner'in annesi Perihan Güner ise oğlunun tutukluluk kararı hakkında yaptığı açıklamada, "Oğlumu ikinci kez askere gönderiyorum. Vatani görevini yapacak, bedel ödenmesi gerekiyorsa ödeyecek. Oğlum da dimdik ayakta." diyerek destek mesajı verdi. Güner, kendisiyle ilgili somut bir isnat olmadığını, ihalelerin iptali konusunda kimseye talimat vermediğini ve bu durumun milyonlarca lira kamu zararına yol açmadığını, aksine kamu yararı sağlandığını savundu. Dosyanın müşteki olduğu bir ihaleye davet edilen ancak katılmayan bir firmadan kaynaklandığını da sözlerine ekledi.
Güner'in savunmasında, ihalelerle ilgili olarak herhangi bir firmayı tanımadığını ve kimseye talimat vermediğini belirtmesi dikkat çekti. Kendisine yönelik temel isnadın bir ihalenin iptaliyle ilgili olduğunu, ancak bu yönde bir talimatının olmadığını ifade etti. Milyonlarca liralık kamu zararı iddialarını reddederek, söz konusu işlemlerin kamu yararına olduğunu savundu. Dosyaya konu olan şikayetin, bir ihaleye davet edilen ancak katılmayan bir firma tarafından yapıldığını dile getirdi. Bu durumun hukuki açıdan bir sorun teşkil etmediğini düşündüğünü belirtti. Bu gelişme, gizli tanık ifadelerinin hukuki süreçlerdeki rolü ve sorgusuz sualsiz tutuklama kararlarının gerekçeleri üzerine önemli tartışmaları da beraberinde getirdi.