CHP'de Ayrılık Rüzgarı: Yeni Parti Kurma Hazırlıkları Hızlandı
Gündem

CHP'de Ayrılık Rüzgarı: Yeni Parti Kurma Hazırlıkları Hızlandı

1

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki siyasi gelişmeler, partide önemli bir ayrılık sürecini tetiklemiş durumda. Yüksek yargıdan gelen 'mutlak butlan' kararının ardından parti yönetiminde değişim beklentileri artarken, Genel Başkan Özgür Özel liderliğindeki ekibin yeni bir siyasi oluşum için somut adımlar atmaya başladığı iddia ediliyor. Edinilen bilgilere göre, yeni parti kurma hazırlıklarının hız kazandığı ve kuruluş dilekçesinin hazırlandığı öne sürülüyor. Bu sürecin takviminin ise önümüzdeki günlerde yapılacak bir parti içi toplantıda netleştirilmesi bekleniyor. Hem hukuki süreçlerin yönetilmesi hem de yeni bir partinin kuruluş işlemlerinin eş zamanlı olarak yürütülmesi, partinin geleceğine dair önemli soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

CHP'de yaşanan bu bölünme, parti içinde fiili bir ayrılığın yaşandığı yorumlarına neden oluyor. Özgür Özel ve ekibinin, yeni bir siyasi parti kurma hazırlıklarını hızlandırdığı ve bu doğrultuda ilk adımların atıldığı belirtiliyor. İçişleri Bakanlığı'na sunulacak olan kuruluş dilekçesinin ne zaman teslim edileceğine dair nihai kararın, 22 Temmuz tarihinde gerçekleştirilecek olan bir değerlendirme toplantısında verilmesi planlanıyor. Bu durum, partinin önümüzdeki dönemde nasıl bir yol izleyeceği konusunda belirsizliklerin devam ettiğini gösteriyor. Parti yönetimi, bir yandan olağanüstü kurultay sürecini yargı yoluyla işletmeye çalışırken, diğer yandan da yeni bir partiye geçiş için farklı stratejiler üzerinde çalıştığı gelen bilgiler arasında yer alıyor.

Genel Başkan Özgür Özel'in, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleriyle gerçekleştirdiği kritik toplantıda, olağanüstü kurultay talebinin yargı kararıyla sonuçlanması yönünde bir strateji benimsendiği öğrenildi. Bu çerçevede, daha önce 830 delegenin imzasıyla sunulan olağanüstü kurultay talebinin, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından karşılanmaması üzerine sulh hukuk mahkemelerine başvurularak partiye bir çağrı heyeti atanmasının talep edileceği belirtiliyor. Mahkemeden ayrıca, Özgür Özel'e yakın isimlerin istifaları nedeniyle Parti Meclisi'nin (PM) feshedildiğinin tespit edilmesi de talep edilecek. Toplantıda, hem bu hukuki süreçlerin ilerleyişi hem de yeni parti kurma hazırlıklarının detaylı bir şekilde masaya yatırıldığı ve sürecin daha fazla uzatılmaması gerektiği yönünde ağırlıklı bir görüş birliğine varıldığı ifade ediliyor. Parti içinden alınan bilgilere göre, mevcut durumun uzun süre devam etmesinin, seçmen nezdindeki heyecanı ve desteği azaltabileceği endişesi dile getiriliyor.

Parti kurmaylarından alınan bilgilere göre, Yargıtay'ın 'mutlak butlan' kararına ilişkin olası bir bozulma ihtimali de göz ardı edilmiyor. Bu senaryo kapsamında, tüm kadroların yeni partiye geçiş yapmayacağı, olası bir tersine karar durumunda mevcut CHP'yi devralacak bir ekibin partide bırakılmasının planlandığı ifade ediliyor. Bu strateji, olası hukuki ve siyasi belirsizliklere karşı bir güvence oluşturmayı hedefliyor. Öte yandan, Genel Başkan Özgür Özel'in, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminden bir belediye başkanı aracılığıyla 'kurultay takvimini esnetme' yönünde bir mesaj aldığı ve bu mesaja karşılık olarak, kurultayın iki buçuk ila üç ay içinde yapılması ve il başkanlarının görevden alınmaması koşulunu sunduğu öğrenildi. Bu teklif, parti içinde hala olağanüstü kurultay seçeneğinin masada olduğunun bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Ancak, yeni parti kurma hazırlıklarının hızlanması, bu seçeneğin giderek daha az olasılıklı hale geldiğini düşündürüyor.

Yeni parti için kuruluş dilekçesinin hazırlandığı ve İçişleri Bakanlığı'na ne zaman teslim edileceğine dair kararın 22 Temmuz'daki toplantıda netleşeceği belirtiliyor. Parti kurmayları, yeni parti kurulduğunda, 81 ilin üçte ikisinde ve merkez ilçelerde beş gün gibi kısa bir süre içinde örgütlenmenin tamamlanmasını hedeflediklerini aktarıyor. Parti adı ve logosu konusunda ise kamuoyunda bilinirlik yaratacak isimler üzerinde duruluyor. 'Yeni Parti' gibi isim önerileri değerlendirilirken, CHP ile karışıklık yaratma potansiyeli nedeniyle 'Halk Partisi' gibi isimlerin gündemden çıkarıldığı gelen bilgiler arasında. Bu durum, yeni oluşumun kendi kimliğini ve marka değerini oluşturma çabasının bir parçası olarak görülüyor.

Milletvekillerinin yeni partiye geçiş süreci, planlamanın en kritik noktalarından birini oluşturuyor. İktidarın olası anayasa değişiklikleri veya dokunulmazlıklarla ilgili girişimleri karşısında, milletvekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki komisyon üyeliklerini korumaları hedefleniyor. Bu amaçla, önce partinin resmi olarak kurulması, ardından milletvekillerinin planlı ve aşamalı bir şekilde yeni partiye geçiş yapması öngörülüyor. Bu strateji, Meclis'teki temsil gücünün ve komisyonlardaki etkinliğin sürdürülmesini amaçlıyor. Yeni partinin teknik kurucuları ile siyasi iradesinin farklılaşabileceği ve bu durumun komisyon üyeliklerinin güvence altına alınması açısından önemli olduğu vurgulanıyor. Yeni partiye geçiş yapacak milletvekili sayısına dair farklı tahminler olmakla birlikte, temel hedefin yeni partinin Meclis'teki ana muhalefet konumunu pekiştirmek olduğu belirtiliyor. Özgür Özel'in de, komisyon üyelikleri güvence altına alındıktan sonra 'ana muhalefet lideri' olarak yeni partinin başında yer alması planlanıyor.

Yeni partinin kuruluş sürecinde yaşanabilecek olası hukuki engeller veya beklenmedik erken seçim ihtimallerine karşı alternatif planlar da geliştiriliyor. Bu kapsamda, seçime girme yeterliliğine sahip olan siyasi partilerle temasların sürdürüldüğü ve bu partilerle iş birliği olanaklarının değerlendirildiği belirtiliyor. Görüşülen parti sayısının dört olduğu ve bunlardan üçünün seçime girme yeterliliğine sahip olduğu ifade ediliyor. Bu durum, yeni kurulacak parti ile birlikte seçime katılabilecek parti sayısının beşe yükseleceği anlamına geliyor. En kötü senaryoda ise, hiçbir partiyle anlaşma sağlanamaması durumunda, İYİ Parti listelerinden seçime girme seçeneğinin de değerlendirildiği gelen bilgiler arasında yer alıyor. Bu formülün hayata geçirilmesi durumunda, muhalefetin ortak bir strateji etrafında birleşme iradesinin ön plana çıkacağı ve meselenin sadece CHP'nin milletvekili sayısını artırmakla sınırlı kalmayacağı, hükümete karşı daha güçlü bir muhalefet bloku oluşturma amacını taşıdığı vurgulanıyor.

Yeni parti sürecinde belediye başkanlarının durumu da önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Planlamaya göre, belediye başkanları üzerinde yeni partiye geçmeleri yönünde herhangi bir baskı veya yönlendirme yapılmayacak. Olası hukuki riskler ve karmaşık yargı süreçleri göz önünde bulundurulduğunda, belediye başkanlarının mevcut aşamada CHP çatısı altında kalmalarının daha uygun olacağı düşünülüyor. Ancak, kendi istekleriyle yeni partiye katılmak isteyen belediye başkanlarına kapının her zaman açık olacağı da belirtiliyor. Parti kulislerinde, belediye başkanlarının şimdilik mevcut yapılarını korumalarının benimsendiği, ancak bu konuda farklı senaryoların da masada olduğu konuşuluyor. Bu durum, yerel yönetimlerde istikrarın korunması ve olası hukuki sorunların minimize edilmesi amacını taşıyor.

Öte yandan, Özgür Özel'in MYK üyeleriyle gerçekleştirdiği toplantıya eski CHP Milletvekili İlhan Cihaner'in de katıldığı öğrenildi. Cihaner'in, Özgür Özel'in talebi üzerine Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP) ve diğer sol partilerle yürüttüğü temaslara ilişkin bir sunum gerçekleştirdiği belirtildi. Sunumda, bu sol partilerin CHP'deki 'mutlak butlan' tartışmaları ve olası yeni parti girişimi karşısındaki genel eğilimlerinin Özgür Özel'e destek yönünde olduğu değerlendirmesinin paylaşıldığı aktarıldı. Bu temaslar, yeni oluşacak siyasi yapının sol ittifaklarla nasıl bir ilişki kuracağına dair ipuçları verirken, geniş bir tabana ulaşma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu gelişmeler, Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.

Paylaş

İlgili Haberler