CHP'de Çankaya Adaylığı Krizi: Kılıçdaroğlu'na Yakın İsimlerden Sert Eleştiriler
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) Çankaya Belediye Başkanlığı adaylık süreci, parti içinde ciddi tartışmalara yol açtı. Mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine gelen Kemal Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen parti yöneticileri, tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan mevcut Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in yeniden aday gösterilme biçimine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bu durum, parti içinde aday belirleme kriterleri ve liyakat konusundaki soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi.
Hüseyin Can Güner'in, yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklanması ve belediye başkanlığı görevinden alınmasının ardından başlayan tartışmalar, parti kulislerinde yankılanmaya devam ediyor. Daha önce de konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Bazı şüphelerim vardı" şeklindeki ifadeleri, mevcut eleştirilere zemin hazırlamıştı. Kılıçdaroğlu'na yakın kaynaklar, özellikle CHP'nin kalesi olarak kabul edilen ve seçimlerin nispeten daha kolay kazanıldığı bölgelerde, adayların belirlenmesinde tecrübe ve yetkinlikten ziyade farklı dinamiklerin etkili olduğunu öne sürdü.
Parti içindeki bazı üst düzey yöneticiler, yapılan değerlendirmelerde, aday seçim sürecinin objektif kriterlere dayanmadığına dair ciddi endişeler taşıdıklarını belirttiler. Bu yöneticilere göre, özellikle parti tabanının güçlü olduğu ve başarı potansiyeli yüksek görülen ilçelerde, yönetim kademesine yakın veya kişisel ilişkilere dayalı isimlerin aday gösterildiği iddia edildi. Bu durumun, parti içinde uzun yıllardır tartışılan liyakat ilkesinin göz ardı edildiği şeklinde yorumlandığı belirtildi.
Güner'in adaylığına yönelik eleştiriler, daha da derinleşerek devam etti. Parti kurmayları, "Onlarca adayın başvurduğu bir süreçte, en az tecrübeli ve kamuoyu nezdinde en az tanınan ismin aday olarak belirlenmesi manidar" yorumunu yaptı. Hatta bu durumu daha çarpıcı bir şekilde ifade etmek gerekirse, "Yapılan bir analizde, yapay zeka sistemleri bile Hüseyin Can Güner'i aday göstermezdi. Mevcut 30 adaylık listede ancak son sıralarda yer alabilecek bir isimdi" şeklinde konuştu. Bu sert ifadeler, parti içindeki mevcut ayrışmanın ve aday belirleme mekanizmalarına yönelik duyulan güvensizliğin boyutunu gözler önüne serdi.